WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Bu rapora davalının itirazı üzerine alınan 22.7.2008 tarihli ek raporda, dava konusu sayacın konutlara ilişkin sayaç olmayıp, ortak yerlerin sulanmasında kullanılan sayaç olması nedeniyle, AsKİ tarifeler Yönetmeliğinin 59 ve devamı maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığı belirtildikten sonra, 17.maddeye göre kıyas yapılmış, böylece 2001/3 ve2001/4 dönemlerinin toplam borcu bulunmuştur. Mahkemece 22.7.2008 tarihli ek rapora göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 24.1.2008 tarihli ropora göre hüküm tesisi, usul veyasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 1,55 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

KARAR Davacı, 2.3.2001 tarihinde davalı ile ortak ... sözleşmesi düzenlediklerini, bu sözleşme ile amaçladıkları işlerin gerçekleştirilmesi için çeşitli tarih ve miktarlarda davalıya banka havalesi yoluyla toplam 35.282.000.000 TL gönderdiğini, ancak gönderilen miktar karşılığı davalının hiçbir hizmet vermediğini ileri sürerek karşılıksız kalan bu miktarın tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının birlikte katılmayı planladıkları ihaleler için gerekli olan teminat mektuplarının bankaca istenen komisyon, damga pulu ve sair giderlerin karşılığı olarak dava konusu miktarı gönderdiğini, sözleşmeye göre bu paranın geri istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir....

ün kefili olarak ödediği paranın tahsili için hakkında takip başlattığını ancak dava konusu taşınmazın davalı ...'ye muvazaalı olarak satıldığından bu işlemin iptalini istemiştir. Davalılar vekili, aciz belgesi sunulmadığı ve yetkili mahkeminin ... veya ... mahkemeleri olduğunu ve haksız açılan davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının kesinleşmiş alacağı bulunduğu, taşınmazın danışıklı olarak diğer davalı ...'ye devredildiğinin anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacı ...’nin davacı şirketten çıkma payının 30.06.2012 tarihli ara hesap dönemine göre belirlendiği, asıl davaya konu şirkete ait araçların davalı ... tarafından 26.11.2012 tarihinde toplam 60.000,00 TL bedelle satışının gerçekleştirildiği, davalının çıkma payının henüz araçlar şirketin aktifinde kayıtlı iken aktiflerde kayıtlı değerler üzerinden hesaplandığı, bu durumda araç bedellerinin davalı-karşı davacı payına düşen kısmının kaydi değerinin davalı-karşı davacı ...’nin ayrılma payı içerisinde olduğu, bu paranın ayrılan ortak tarafından şirkete ödenmesi gerekirken 60.000,00 TL'nin “331 ortaklara borçlar hesabı" altında yer alan “331.01.01.01 ...” hesabına mahsuben kaydedildiği, dolayısıyla bu paranın davalı ortak tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği, davalının savunmasında geçen davacı şirkete ait 9 adet aracın satılarak satış bedellerinin davacı şirketin davalı dışındaki ortakları arasında paylaştırıldığı...

HÜKÜM; Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KABULÜ ile ; ---- dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile dava dışı ---- ödenmesine, 2-KARAR HARCI Alınması gereken----- karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-AVUKATLIK ÜCRETLERİ Davada avukatla temsil edilen davacı yararına belirlenen ---- nisbi avukatlık ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 170,85 TL peşin harcı, 4,60 TL vekaletname harcı ve 5.509,95 TL tamamlama harcının ve davacı tarafça yapılan 715 TL tebligat gideri ile 4.900 TL bilirkişi inceleme giderlerinin ve 9.000 TL kayyım ücreti olmak üzere toplam 20.331,80 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın...

-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife üye olarak ödemelerini zamanında yaptığını, daha sonra kooperatif ortaklığından istifa ettiğini ve bu durumu 15.06.2009 tarihli ihtar ile kooperatife bildirdiğini, davacının yerine 07.07.2009 tarihinde yeni ortak alındığını, davacının açtığı alacak davasında 07.07.2009 tarihi itibariyle toplam 27.595,56 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 10.000,00 TL'nin 07.07.2009 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, mahkemece tespit edilen kalan bedelin tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir....

(birleşerek yeni unvanı Kombassan Holding A.Ş.) vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 26/10/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 91.856,78 TL'nin tahsili istenmiştir. Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir....

Davalı vekili, davacının dava konusu ettiği alacağın tamamının tarafların ortak olduğu şirket için verildiğini ve bu amaçla kullanıldığını, davacının alacak talebini şirkete karşı yöneltmesi gerektiğini, uyuşmazlığın limited şirket ortaklığından kaynaklı olduğunu, davacının verdiği paraların şirket kurulması ve şirketin kurulmasına neden olan inşaat faaliyetlerinde kullanıldığını, geri kalan paranın davacının vekili olan Abdullah Şanlıer'e ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....

K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece; 41.317,37 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 19 olduğu, hükme esas bilirkişi kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davacı işçinin % 30 oranında ortak kusuru bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır....

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. 2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, iddianın ispatı zımnında davalı şirketin önceki unvan ve logosunu taşıyan 2 ayrı makbuza dayanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının dayandığı 29.05.1999 tarihli makbuz ile ilgili olarak, raporun delillerin listelendiği kısımda bu makbuza yer verildiği ve anılan makbuzla ilgili olarak “tahsil eden .... ...(soyismi makbuzdan anlaşılmıyor)” şeklinde görüş bildirildikten sonra bu belge ile ilgili olarak raporun daha sonraki bölümlerinde herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Söz konusu makbuz altında “tahsil eden .... ...”adı olduğu “...'...

UYAP Entegrasyonu