WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Mahkemece, anılan hesabın müşterek olduğu ve her bir eşin payı belirtilmediğinden yarı oranda tarafların ortak olduğununun kabulü ile hesaptaki döviz cinsi paranın yarısının davacıya aidiyetinin tespitine ilişkin karar ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hesaptaki dövizin dava tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası para hesaplanıp bunun yarısının davalıdan tahsiline karar verilmesi temyiz eden davacının aleyhine durum oluşturduğundan hatalı olup bozmayı gerekmiştir....

ın vasisi tarafından açılan davada; eski vasi .....kısıtlının 55.603,95 Euro dövizini bankadan çekerek kullandığı ve iade etmeyerek sebepsiz zenginleştiği iddiası ile belirtilen paranın bankadan çekildiği tarih itibari ile yasal faiziyle tahsili istenmiştir. Davalı...davanın reddini savunmuş, ....'ın ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilerek yargılama devam edilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 55.603,95 Euronun dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, dahili davalılar ...ekili tarafından edilmiştir. Dava, kısıtlıya ait paranın eski vasi...tarafından bankadan çekilerek harcanmasından kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 1-Somut olay dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda değerlendirildiğinden; eski vasi...'ın babası olup,...09.09.2010 tarihinde ölmesi üzerine mirasçı olarak kısıtlı oğlu....e kızları...mirasçı olarak kalmışlardır....

Tetkik Hakimi....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2005 senesinde davalının mesul müdürü ve hakim ortağı olduğu dava dışı ....i'ye %50 ortak olmak amacıyla hisse karşılığı 289.587 Euro verdiğini, davalının söz konusu parayı almadan önce müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiği %50 ortaklık hissesinin devrinden kaçındığını, davalıya verilmiş bulunan 289.587 Euro tutarındaki paranın davalı nezdinde kalmasının sebepsiz hale geldiğini, davalının aldığı parayı ödemek amacıyla müvekkiline.....'ne ait 34.855 Euro, 10.000 Euro, 188.800 Euro ve 55.932 Euro tutarında çekleri verdiğini, müvekkilinin bu çeklerin ödenmemesi üzerine icra yolu ile tahsili amacıyla......

a sattığı, taraflar arasındaki anlaşmazlık sonrası ortaklığın bitirildiği, ayrılma aşamasında davacının davalı firma ve diğer davalıdan ortak olunan dönemle ilgili alacaklarının olduğu, davacının firma ortağı iken Axess kartı ve Garanti Bankası'ndan harcamalar yaptığı, bu alacaklar ile ilgili şirket tarafından davacıya 35.450,09 TL, Garanti Bankası'ndan yaptığı harcamalar için 79.563,08 TL ödeme yapıldığı ancak davacının harcamalarının daha fazla olduğundan bahisle alacağın tahsili yönünden bu davanın açıldığı, davacının davalılardan alacaklı olmadığı, davalı şirketin banka hesaplarından 195.320,00 TL ve 8.640,00 TL USD para çektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya ait kredi kartları kullanılarak davalı şirket adına yapılan harcama ve davalıya ödünç verilen paranın iadesi istemine ilişkindir....

Bununla birlikte bankadaki para yönünden ise dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden muris adına kayıtlı hesapta paranın mevcut olduğu dikkate alınmaksızın davacının katılma alacağının bankadan tahsili yerine davalıdan tahsili şeklinde karar verilmesi de yerinde değildir. Açıklanan yönlerden hüküm usul, Yasa ve Daire uygulamasına aykırı bulunmuş olup bozulmasına dair karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 373/1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, eski yönetici hakkında zimmetinde kalan 20.900 YTL paranın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

O halde velayeti anneye tevdi edilen ortak çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 4-Mahalli mahkemece her ne kadar; davacı-davalı erkeğin asıl davasının reddine ve davalı-davacı kadın kendini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile hâzineye irad kaydına karar verilmişse de; erkeğin davasının reddi halinde davalı-davacı kadın yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken hazine yararına irad kaydına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....

Davalı, tarafların evli oldukları dönemde davacının başvurusu üzerine Zara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/8 D.İş esas sayılı kararı ile davalının 6 ay süre ile ortak konuttan uzaklaştırılmasına karar verildiğini, davalının eve gelemediği bu 6 aylık süre içerisinde de davacının evde bulunan kendisine ait ziynet eşyalarını ve başkaca tüm kişisel eşyalarını da alarak evden ayrıldığını; dolayısıyla, davacının, davalının yedinde kalan herhangi bir ziynet eşyasının bulunmadığını, davacının ortak konutu terk ederken ziynet eşyalarını beraberinde götürdüğünü savunarak; davanın reddini istemiştir....

temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; BK. 392 maddesi hükmü uyarınca vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermek mecburiyetindedir....

İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2020 tarih ve 2018/749 Esas, 2020/224 Karar sayılı kararı ile kadının, ortak konuttan ayrılmasını haklı gösterecek bir sebep bulunmadığı, ortak konutu terk etmesinin hukuku aykırı olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 164 üncü maddesi uyarınca belirtilen sürede ortak konuta dönmeyen kadının bu eylemi sebebiyle erkeğin terk hukuki sebebiyle açtığı davanın hukuka uygun olduğu, her ne kadar kadın, terk ihtarının kendisine tebliğ edilmediği, ortak konutun anahtarın nerede olduğunu bulamayacağı, terk ihtarı ile kendisine gönderilen paranın yeterli olmadığı ve terkin haklı olduğunu iddia etmişse de terk ihtarında ortak konutun anahtarının erkeğin babasına teslim edildiği ve kadının ortak konuta dönmesi için gönderilen paranın makul olduğu, kadının, iddia ve savunmalarına ispatlayamadığı, ortak konutu terk etmesinin haksız olduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre; kadının, erkeğin ailesini istemediği...

UYAP Entegrasyonu