(Mülga HUMK.nun 381, 388 ve 389.) ve 27. maddeleri de gözetilerek davacının faize ve takas mahsup talebine ilişkin gerekçelerini açıkça kaleme aldığı anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte bir hüküm kurmak olması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir....
Dolayısıyla, böyle bir tespitin de, alanında uzman bilirkişilerce yapılması ve mahkemece oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.09.2014 tarih ve 2014/8318 E.- 2014/14877 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle, bu değerlendirmenin ilk derece mahkemesince yapılması doğru olmamıştır. Bu husus ise, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması mahiyetindedir. Bu itibarla Dairemizce, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir....
Dava, limited şirket ortaklığından çıkmaya izin istemine ilişkindir. Davanın davacının ortağı olduğu şirkete yöneltilmesi yeterli olup, diğer ortaklara husumet düşmez. Bu nedenle davalı -------yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken.." gerekçesi ile verdiği kararda açıkça belirttiği üzere bu tür istemli bir davada husumet sadece şirket tüzel kişiliğine düşmektedir.Şirket tüzel kişiliğinin ortaklardan ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu izahtan vareste olup çıkma istemi şirkete yöneltilmelidir. Bu nedenle asıl dosyada davalı gerçek şahıslar yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile red kararı verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 638. Maddesi " (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir....
Kiraya verilen taşınır ile taşınmaz kiralanması suretiyle elde edilen gelirlerin davacıya ait olduğu belirtilerek alacak talebinde bulunulmuş, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; Taraflar arasındaki 24.07.2006 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesi ( sözleşmenin 5. Maddesi) uyarınca davacının davalı ... ...’a dağıtım tesisleri’nin gereği gibi işletilebilmesi için ......
./..." adresindeki ... şubesinin işletmecisi olduğunu ve söz konusu işyeri için mevzuata göre zorunlu olan işyeri açma ve çalışma ruhsatına ve Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmeliği gereğince sahip olunması zorunlu olan işletme kayıt ve onay belgesine sahip olduğunu, davalı şirkete, rekabeti engelleyici uygulamaları nedeniyle 427.977,70-TL idarî para cezası verildiğini, haksız rekabetten dolayı davalıya çekilen ihtarnameye verilen cevapta, üye işyerlerinin gıda faaliyeti yürütlebilmeleri için gerekli bilgi ve belgeleri araştırma gibi bir yükümlülüğü olmadığını beyan ettiklerini, sisteminde kayıtlı olan ve gıda faaliyeti yürüten işletmelerin, bu sektörde faaliyet göstermeye yetkilendirilmiş olup olmadıklarını kontrol dahi etmeksizin sisteme girmelerine izin verildiğinin beyan edildiğini, Davalı ... ..., esasen aynı işyeri olan, tek bir işletmeyi, birden fazla işletmeymiş gibi sisteme kaydettiğini; hata aynı vergi levhasıyla birden fazla üye işyeri kaydı oluşturulmasına...
Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi ile ecrimisil ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan ve 19/06/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in "Tespit" başlıklı 84. maddesinde, "(1) Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilir. (Ek iki cümle:RG-10/4/2011-27901) Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz....
Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitlerdir....
Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitlerdir....
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf 18/11/2015 tarihli 59147 sayılı yazısı ile reklam ve kira bedellerine dair geri isteme hakkını yani sebepsiz zenginleşmeyi öğrendiğini, ancak bu tarihten itibaren iki yıllık süre içerisinde davasını açmadığı için alacağı zamanaşımına uğradığını, TBK'nun 147 vd. maddeleri gereğince kira bedellerine ilişkin alacağın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, aksi halde ise söz konusu gelirlerin ... ile özelleştirme uygulamaları ve elektrik piyasasını düzenleyen ilgili mevzuat uyarınca dağıtım şirketlerinin elde edilmesine izin verilen gelirler olduğunu, ...'...
Bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi arz ve talep ederiz. Davanın yeni malik .... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti 'ne ihbarı gerekmektedir. Davacı yeni malik ile uzlaşarak taşınmazı tahliye etmiştir. Bu nedenle dava dışı .... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Ne davanın ihbarı ile davacıya ödeme yapıp yapmadıklarının bu konudaki varsa yazılı sözleşmelerini sunmalarının istenmesi gerekmektedir. Zira davacı tamamen kötüniyetli olup, kendi rızası ile yeni malik döneminde tahliye ettiği ve bu konuda ödeme aldığı taşınmaz için mükerrer ve haksız bir tahsilat yoluna girişmiştir. Davacı kendi rızası ile yeni malik ile anlaşarak taşınmazı tahliye etmiştir. Müvekkilimizin taşınmazın satılmayacağına dair bir taahhüdü yoktur. Malik için satış öncesi kiracıdan izin almak yönünde bir yasal zorunluluk da düzenlenmemiştir. Dolayısıyla davacının düşündüğü şekilde Kiracının malikin mülkiyet hakkı üzerinde böylesi bir tahakkümü bulunmamaktadır....


