WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Bundan ayrı, bölge adliye mahkemesinin HMK'nın 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde altı alt bent hâlinde sayılmış olan usule ilişkin hukuka aykırılık halleri ile bir ilgisi olmamasına rağmen, bu madde uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi halinde de, kararın kesin olduğu söylenemeyecektir. Çünkü, kanun koyucu sınırlı biçimde ve istisnaî olarak saydığı hallerde, kararın kaldırılmasından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine izin vermiş olup, bu hususu 7251 sayılı Kanun ile HMK’nın 362 nci maddesine eklenen (g) bendinin gerekçesinde de yeniden belirtmek suretiyle vurgulamıştır....

Bundan ayrı, bölge adliye mahkemesinin HMK'nın 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde altı alt bent hâlinde sayılmış olan usule ilişkin hukuka aykırılık halleri ile bir ilgisi olmamasına rağmen, bu madde uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi halinde de, kararın kesin olduğu söylenemeyecektir. Çünkü, kanun koyucu sınırlı biçimde ve istisnaî olarak saydığı hallerde, kararın kaldırılmasından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine izin vermiş olup, bu hususu 7251 sayılı Kanun ile HMK’nın 362 nci maddesine eklenen (g) bendinin gerekçesinde de yeniden belirtmek suretiyle vurgulamıştır....

Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 05.09.2015 tarihli rapor içeriği ve katılanın anlatımları ile dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşülerek yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir....

Sanık mütemadi suç niteliğindeki izin tecavüzü suçunu 18/3/2015 tarihinde işlemiştir. Dolayısıyla esasen vaki olmamış sayılan bu ilk suçun tekerrüre esas alınamayacağı gibi hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel de değildir. Bu itibarla, denetim süresinden sonra işlenen ve tekerrüre dahi esas olmayan ve diğer taraftan faildeki tehlikelilik halini göstermeye elverişli olmayan bir sırf askeri suçun adli sicilden silinme şartları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararı verilmesine yasal engel bulunmadığı kanaatindeyim. Sonuç olarak belirtilen düşüncelerle, Sayın Çoğunluğun kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün bozulması yönündeki görüşüne katılamıyorum....

“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur....

SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; maliki olduğu taşınmazı kiralamak isteyen davalı ile 01/06/2013 tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi imzaladığını, davalının 19/08/2013 tarihinde kira sözleşmesini noter ihtarı ile feshettiğini bildirdiğini ancak kiralananı derhal teslim etmediği gibi kira bedellerini de ödemediğini, kiralananın ancak 2015 Mart ayında teslim alınarak yeniden kiraya verilebildiğini...

Bu itibarla, denetim süresi içinde işlenen ve tekerrüre dahi esas olmayan, faildeki tehlikelilik halini göstermeye elverişli olmayan bir sırf askeri suç sebebiyle sanık hakkındaki ertelenmiş hükmün açıklanmasına gerek bulunmadığı kanaatindeyim. Sonuç olarak belirtilen düşüncelerle, Sayın Çoğunluğun kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün bozulması yönündeki görüşüne katılamıyorum....

Yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabetle bulunma için izin verilmesi kararı, aynı zamanda şirkette pay sahibi olan üye ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan oy yoksunluğu halinin uygulanması gerekir. Zira, TTK'nın m.436/f'.I hükmü uyarınca pay sahibi kendisi, ortağı olduğu şahıs şirketleri ya da hâkimiyeti altındaki sermaye şirketleri ile şirkel arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. ------şirkette pay sahibi olmaması halinde ise, zaten -------kurul toplantısında oy hakkına sahip olamayacağından, izin kararına katılması da mümkün olmayacaktır. Anılan izin kararı ------yetersayılar ile alınır. Diğer bir deyişle, anılan izin kararını alabilmek için....

Bundan ayrı, bölge adliye mahkemesinin HMK'nın 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde altı alt bent hâlinde sayılmış olan usule ilişkin hukuka aykırılık halleri ile bir ilgisi olmamasına rağmen, bu madde uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi halinde de, kararın kesin olduğu söylenemeyecektir. Çünkü, kanun koyucu sınırlı biçimde ve istisnaî olarak saydığı hallerde, kararın kaldırılmasından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine izin vermiş olup, bu hususu 7251 sayılı Kanun ile HMK’nın 362 nci maddesine eklenen (g) bendinin gerekçesinde de yeniden belirtmek suretiyle vurgulamıştır....

nin müdürü olan davalının, TTK. 630/2 maddesi uyarınca anılan şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılarak azline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket tescilli '...-Lahmacun Pide' markası ile, kurucusu ve yöneticisi olan müvekkilin fedakar çalışmaları ve iyi yönetimi sayesinde ülke çapında hali hazırda 28 şubede faaliyet göstermeye devam ettiğini, davacının müvekkil hakkında ileri sürülen mesnetsiz iddialar dava dilekçesinden de net bir şekilde anlaşılacağı üzere ispattan uzak olduğunu, iddialar kanunun aradığı derecede yeterli delil ile desteklenmediğinden, bahsi geçen iddialar davanın kabulü için asla sebep oluşturacak mahiyette olmadığını, davacı tarafın Ankara .... Noterliği'nin 11/12/2018 Tarihli .... No'lu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile ......

UYAP Entegrasyonu