WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Kiraya veren, kiralananı sözleşmenin amacına uygun surette kullanmaya ve işletmeye elverişli bir şekilde teslime ve kira süresince de kiralananı bu halde bulundurmaya mecburdur. Eş söyleyişle, kira sözleşmeleri iki taraflı borç doğuran ivazlı sözleşmelerdendir. O nedenle kiraya veren davalı, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. (TBK. m. 301). Çünkü buradaki ifa; borçlanılan edimin kural olarak borçlu tarafından belirli bir yer ve zaman içinde ve sözleşmenin kaynağındaki esaslar altında yerine getirilmek suretiyle borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan eylem ve davranıştır. O halde, geçerli bir ifanın benimsenebilmesi için; ifa borçlu tarafından alacaklıya sözleşmede kararlaştırılan yer ve zamanda, karalaştırılan nicelik ve niteliklere uygun olarak yerine getirilmelidir....

O halde Mahkemece, taraf delilleri değerlendirilerek, dava konusu kiralanan taşınmazda hor kullanmadan kaynaklanan bir hasar meydana gelip gelmediği, hasar meydana gelmiş ise bu hasarın ne kadar sürede ne bedel ile giderilebileceğinin tespit edilmesi ve kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülmesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacıların, davalı kiracıdan kiralananın hor kullanılması nedeniyle tazminat isteminde bulunabileceği nazara alınarak, taşınmazda meydana geldiği ileri sürülen hasarların tespiti noktasında, sözleşme hükümleri de göz önünde bulundurularak, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler de dikkate alınarak, olağan kullanım ve hor kullanım nedeniyle oluşan hasar ve zarar ayrımı yapıldıktan sonra , hor kullanıma konu zarar ve hasarların anahtar teslim tarihi olarak kabul edilen 23/08/2016 tarihi itibariyle değerleri tek tek tespit edilip, hor kullanma bedelinden, davalının kiralananı kullanma süresiyle orantılı olacak şekilde yıpranma payının da hesap edilip düşülmesi suretiyle, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı...

O halde; mahkemece davacı tarafından dosyaya davalıyla aralarında ...... ilişkisinin varlığını açıkça ispatlayacak taraflar arasında mevcut olan bir ...... sözleşmesi sunulmadığına ve dosya kapsamında bu hususu ispatlayacak herhangi bir delil ibraz edilmediğine göre, davacının yukarıda açıklanan madde kapsamına girecek şekilde talepte bulunma hakkı olmadığı anlaşılmış olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek davalının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulacak şekilde davanın konusuz kalmasına dayalı olarak karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi doğru görülmemiştir....

Davacı kiracı vekili dava dilekçesinde; Davalının kiralananın kullanılmasına izin vermediğini, bu sebeple kiralananı çalıştıramadığını, belirterek borçlu olmadığının tespitine ve teminat karşılığında icra takibinde vezneye yatırılan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise 5 m2 lik çay ocağı ve bahçenin 2886 sayılı yasanın 51/g maddesi gereğince pazarlık usulüyle yapılan ihalesine davacının katıldığını, 110.-TL bedelle ihalenin davalının uhdesinde kaldığını, davalının kiralanan alan dışında kalan kısımda faaliyet göstermek istediğinde davalı idarenin yazı ile kiralanan alanda faaliyetine devam etmesini bildirdiğini, davalının kiralananı kullandığını ve işlettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....

Davalı ..., kira sözleşmesini oğlu ... adına imzaladığını ve kiralananı 29/01/2004 tarihinde ...'e devrettiğini, kiracı sıfatı kalmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... ise kiralananın 2004 yılında kendisine devredildiğini, 2009 yılına kadar kira bedellerini eksiksiz ödediğini, 2009 yılından sonra davacının kira bedeli istemediğini, bedelsiz olarak kiralananı kullanmasına izin verdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 1-Davacının alacak istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereğince karar, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar....

Kaldı ki davacı kiraya verenin evrak birimi memuruna yapılan anahtar tesliminin hukuka uygun olmadığı kabul edilse bile; kiralananın anahtarının kiraya verenin elinde olduğu, fiilen kiralananı hakimiyeti altında bulundurma olağına sahip olduğu halde anahtar teslimine itiraz edilmesi dürüstlük kuralına da aykırıdır. 3. Bu halde İlk Derece Mahkemesince; kiralananın 18.05.2017 tarihinde davalı kiracı tarafından davacı kiraya verene teslim edildiği göz önünde bulundurulurak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı tarafların istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2....

Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesi nedeni ile ayıpların tespiti ve giderilmesi konusunda izin ve yetki verilmesi ve ayıp nedeni ile meydana gelen zararların tazmini istemine ilişkindir....

Sözleşmenin 4 maddesinde" kiralananın devri yazılı izin olmadan kiracı kiralanan yeri ve kira sözleşmesini kısmen veya tamamen gerçek veya tüzel kişi 3. kişiler devir veya temlik edemez. Kiracı kiralananı bizzat kullanmak zorundadır."şartı bulunmakta olup bu şart geçerlidir. Sözleşmenin bu maddesinde kiralananın devri yasaklanmasına rağmen sözleşmede kiracının yanına ortak alınamayacağına dair yasaklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi kira sözleşmesinden önce davalı kiracı ile dava dışı ve sözleşmenin kefili olan Teoman arasında gizli bir ortaklık sözleşmesi yapılmış olması kiracının hukuki durumunu etkilemez. Öte yandan kiralananın kiracı Erol tarafından Teoman devir edildiği ve bu şahıs tarafından kullanıldığı da davacı tarafından kanıtlanamadığına göre akte aykırılık olgusu gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken deliller yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir....

sunmadığını, davacı şirket ve ortaklarının kendilerine sıfır durumda, eksiksiz ve tam teslim edilmiş kiralananı onsekiz yıl kullandıklarını savunarak, davanın reddini ve lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemişlerdir....

UYAP Entegrasyonu