ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/12 KARAR NO : 2022/612 DAVA : Haklı Sebeple Ticari Şirketin Ortaklığından Çıkmaya İzin Verilmesi Ve Ayrılma Akçesi İle Ödenmemiş Kar Payı Alacağının Tahsili İstemli( TTK'nun 638 (2) Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2022 KARAR TARİHİ : 19/07/2022 Davacı vekili tarafından davadan feragat ettiklerini bildirir 08/07/2022 tarihli dilekçe sunulması üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup diğer ortakların ... ve ... ile babaları olan-muris ... olduğunu, ...'ın vefatından sonra, müvekkilinin muris ...'ın yapmış olduğu vasiyetnamenin iptali amacıyla İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... E....
Karşılığı Mülga 2675 sayılı Kanun'da bulunmayan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 59. maddesi, yabancı mahkemelerce verilen kararların maddi hukuk bakımından ülkemizde hüküm ifade etmeye başlayacağı tarihi göstermeye ilişkin olup, önemli bir eksikliğin giderilmesi bakımından oldukça yerinde bir düzenlemedir. Bu kanun maddesi gereğince; yabancı mahkemelerce verilen hukuk davalarına ilişkin ilamların maddi hukuka ilişkin etkisinin tanıma tenfiz kararının kesinleşmesinden sonra değil de, yabancı mahkeme ilamlarının kesinleşmesinden itibaren hüküm ifade edeceği belirlenmiştir. Söz konusu kanuni düzenleme sayesinde, özellikle ticaret, borçlar, miras ve aile hukuku yönünden maddi hukuk bakımından belirsizlik giderilmek suretiyle önemli haksızlıklar engellenmiştir....
Bu durumda davacı işverenin ihbar tazminatı isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda, davacının ücret+prim usulüyle çalıştığı dosya kapsamı ile sabittir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftalık bir saat fazla mesai yaptığı ancak davacıya ödenen primler ile karşılaştırılması sonucu primlerin daha fazla olduğu belirtilerek fazla mesai alacağının bulunmadığının belirtilmesi ve mahkemece fazla mesai alacağının reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacının yaptığı fazla mesainin normal saat ücretlerinin primler ile karşılandığı kabul edilerek, fazla mesainin davacının sabit ücretinin sadece %50 zamlı kısmı üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir....
ücreti alacağına yönelik davasında ise, davacının hizmet süresine göre 28 gün yıllık izin hakkı olduğu, davacı tarafından imzalı izin kullanma formuna göre davacının 21 gün izin kullandığı bakiye yıllık izin hakkının 7 gün olduğu, 24/03/2014 tarihli raporda yapılan hesaplamalar doğrultusunda yıllık izin alacağı yönelik olarak davacı davasını kısmen ispatladığından kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile yıllık izin ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir....
Hayatın olağan akışına göre de herhangi bir bedel alınmaksızın dört yıl boyunca davalının kiralananda oturmasına izin verilmesi mümkün değildir. Davalı işçinin kullanımında olan taşınmazın iş ilişkisi sona erdiğinde boşaldığı da anlaşılmaktadır. 29. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; davacının 01.10.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen kira alacaklarının tahsili istemiyle davalıya karşı icra takibi başlatmış olduğu, davalı kiracı kira sözleşmesi ve altındaki imzayı kabul ettiğinden işin esasına girilerek kira borcunun olup olmadığı tespit edilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan gerekçelerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 30....
Kira sözleşmesinde kiracının asli edim yükümü, kira bedelini ödemesi; kiraya verenin asli edim yükümü ise, kiralananı kira süresince kiracının kullanımına hazır bulundurmasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 301. maddesine göre “Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür”. Kiraya verenin teslim borcunu yerine getirmesi tek başına asli edim yükümlülüğünü yerine getirmesi anlamına gelmemekte olup sözleşme süresince de kiralananı kullanıma elverişli bir şekilde bulundurmakla yükümlüdür. 16. Bu aşamada konut ve çatılı işyeri kira sözleşmeleri hakkında açıklama yapılmasında fayda bulunmaktadır. 17. Kanun koyucu, konut ve çatılı işyeri kiralarını TBK’da bağımsız bir ayrım içinde özel olarak düzenlemiştir....
olan tadilatların kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden sonra yapıldığının belirlenmesi halinde ise kiralananın, kiracının hakimiyeti altında bulunduğu göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile onama ilamının kaldırılarak hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir....
Somut olayda ise; taraflar arasında düzenlenen 11.01.2013 başlangıç tarihli otuz yıl süreli restorasyon veya onarım şartlı kiralama işine ait sözleşmenin 5. maddesinde; yüklenicinin, sözleşme süresince gerekmesi halinde imar ile ilgili tüm iş ve işlemlerin ilgili kamu kurum ve kuruluşları nezdinde takibi ve sonuçlandırılmasından yükümlü olduğu, İdarenin de Vakıf Kültür Varlığına ait projelerin onayı ve uygulaması süresince yüklenicinin sağlamakla sorumlu olduğu her türlü izin ve benzeri belgelerin temini konusunda, yüklenicinin ilişkide olacağı kurumu ve kuruluşlar nezdinde gerekli yardımı sağlamaktan, belge, izin ve görüş vermekten sorumlu olacağı, Vakıflar dışında diğer kamu kurum ve kuruluşlarından dolayı meydana gelebilecek ve bu yatırımın gerçekleşmesini imkansız kılabilecek durumlarda İdarenin bir yükümlülüğü bulunmadığı düzenlenmiştir. Tarafların serbest iradesiyle kararlaştırılmış olan bu hükümler geçerli olup tarafları bağlar. Buna mukabil, davacılar tarafından davalı ......
CEVAP Davalılar anne ve baba vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan Süheyla'nın tarafların ortak çocuğuna altı ay süreyle ücretli baktığını, bu dönemde ortak çocuğun çok korkak ve tedirgin olduğu, en ufak bir tıkırtıda titreme ve zıplama, kapı arkalarına saklanma ve tırnaklarını yeme gibi psikolojik olarak olumsuz tepkiler göstermeye başladığını, davacı ...'...
Bu nedenle mahkemenin buna dayalı gerekçesi yerinde olmadığı gibi, davalı hakkında açılan ceza soruşturması dosyası sonucu ne olduğu araştırılmadan yazılı şekilde eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. F) Sonuç : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


