Kiralananı tahliye eden davacının kiralanana yaptığı zorunlu ve faydalı imalat bedellerini vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Kiralananda yapılan imalatların, imal tarihindeki değerleri, yıpranma durumları, faydalı ve zorunlu ya da lüks imalat olup olmadıkları ayrıntılı olarak belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kiralanan da yapılan imalatların değerini belirlerken hangi tarihi esas aldığını bildirmemiştir. Ayrıca yapılan tadilat, değişiklik ve ilavelerin değerinden yıpranma payı düşülmemiştir....
iş akdi davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği,kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, ayrıca davacı fazla mesai ve yıllık izin ücreti talep etmiş olup, fazla mesai yaptığının ispatı davacı işçiye, işçinin ücretli izinlerini kullandığının ispatı işverene ait olduğu, dosyaya sunulan izin kayıtlarında davacının izin kullandığının davlalı tarafından ispat edilemediği, davacının izin ücretine hak kazandığı ve ayrıca davacının fazla mesai ücreti yaptığı ve ücretlerinin ödendiği davalı tarafından ispat edilemediğinden fazla mesai ücretine hak kazandığı,bilirkişi tarafından verilen 26/06/2013 tarihli bilirkişi raporu nazara alınarak; raporda belirtilen miktarlar üzerinden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin kabulüne, fazla mesai ücreti yönünden %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak kalan miktar üzerinden kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur....
Bu itibarla, davacı kiracının zemine monteli yaptığı masrafların bedelini talep etme hakkı olmadığından faydalı ve zorunlu masraflara ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur.Kira sözleşmesinin 10. maddesinde kiracının her zaman kiralanan yerde faaliyet konusunun icrasına yönelik işlevsel ve görsel her türlü dekorasyon,tadilat ve düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu,kiraya verenin peşinen izin verdiğinin kabul edildiği ve ayrıca bir izin ve muvafakata gerek bulunmadığı konusunda tarafların anlaştığı,kiracının kira sözleşmesinin sonunda veya öncesinde kiralanan yeri tahliye ederken kendi yaptığı ilave ve dekorasyonların bir kısmını veya tamamını söküp almakta serbest olduğu,kiracının söküp almadığı dekorasyon için bedel talep edemeyeceği, kiraya verenin de bunların sökülmesi ve eski hale getirilmesi için ısrar etmeyeceğinin düzenlendiği görülmüştür.Bu madde ile kiracıya kiralananın kullanım amacına uygun tadilat ve dekorasyon yapma yetkisi verilmiş ,kiralanan tahliye edilirken de yapılan tadilat...
Şti'ne kiraya verildiğini,davalılar tarafından kurumlarından izin alınmadan taşınmazlardaki tuğla ve alüminyum alanların yıkılarak projesine aykırı değişiklikler yapıldığını, kira sözleşmesine göre davacı kurumdan izin alınmadan yapılan herhangi bir tadilatın tahliye nedeni sayılacağının açıkca belirtildiğini,dükkanlarda yapılan tadilatların ......
Görev hususu değerlendirilmeden işin esası hakkında karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenler ile, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. Davacı tarafça kiralanan taşınmazın tahliye edildiği iddia edilmiş, ancak anahtar teslimine ilişkin yazılı belge sunulamamıştır. Davalı kiralayanlar kiralananın tahliye edilmediğini, davalılara anahtar teslimi yapılmadığını bildirmiştir. Kiralananın tahliye edildiğini ve anahtar teslimini davacı kiracı kanıtlamalıdır. Davacı kiracı yukarıda açıklandığı üzere tahliye ve anahtar teslimini yazılı delille kanıtlayamamıştır. Bu nedenle taşınmazın tahliye edildiğinin ispat edilmemesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir....
Bu durumda davacı, 20 yıllık kira süresini göz önüne alarak kiralananda yaptığı masrafları kiralananı kullandığı süre ile orantılı olarak kiraya veren davalıdan talep edebilir. O halde, mahkemece, kiracı tarafından yapılan imalatların hangisinin zorunlu ve faydalı masraflar, hangilerinin lüks masraflar olduğunun belirlenmesi, imalatların imal tarihleri itibariyle değerleri, yıpranma durumları, sabit nitelikte mi yoksa alıp götürülmesinin mümkün olup olmadığı hususlarının ayrıntılı olarak konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talebin de reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Kiralananda mevcut açık nitelikteki bozukluklara karşın kiracının uzun bir süre kiralananı mevcut hali ile kullanması ve bu konuda uyuşmazlık çıkartmaması, kiracının kiralananı mevcut hali ile kabul ettiği şeklinde yorumlanabilir. Böylesi bir durumda kiraya veren ayıptan sorumlu tutulamaz. Kiracı TBK m. 304 delaletiyle aynı kanunun TBK m.305 vd uyarınca kiralananın önemli ayıplarla teslimi halinde kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere de başvurabilir. Özellikle önemli ayıp nedeniyle fesih için kira sözleşmesinde kiracının ayıp hallerine ilişkin bir üstlenmesinin veya kabulünün olmaması ile kiracı tarafından kiraya verene ayıpların giderilmesi için uygun bir sürenin verilmesi , bu sürede ayıpların giderilmemesi gerekir. 14....
Bu durumda bilirkişiden ek rapor alınarak bu imalatların da yıpranma bedelleri düşülüp oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan davacı kiracı 28.07.2008 tarihinde sözleşme bitiminde bırakmak üzere bina bahçesine prefabrik yapı yapmak istemiş, davalı kiraya veren tarafından sökülüp kaldırılabilir malzemeden olması kaydıyla izin verilmiştir. Davacı kiracı tarafından bahçe kısmına yapılan 4 adet büfe de bungalov tipi geçme tahtadan yapılmış prefabrik yapıların sökülüp götürülebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından bu kalem isteğin reddine karar vermek gerekirken bu imalata yönelik istemin de kabulü doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....


