Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde kira bedelinin uyarlanması gerektiğini belirterek, aylık kira bedelinin 20.08.2009 tarihinden itibaren %5.47 oranında artırılarak aylık 411.992 TL olarak uyarlanmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde uyarlama şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların, 3533 Sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilen kuruluşlar arasında bulunduğu gözönünde tutularak; davanın aynı kanunun 2570 sayılı kanunla değişik 4. maddesi gereğince hakem tarafından çözümlenmesi ve dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekli iken yazılı şekilde işin esasına hükmedilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmiş olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenle HUMK. nun...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kira edelinin uygulanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, maliki olduğu işyerini davalıya banka olarak kullanılmak üzere 15.03.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıllığına aylık 3.500 TL bedelle kiraya verdiğini, kira sözleşmesinde yıllık kira artış miktarının ÜFE+TÜFE/2 oranında arttırılacağı belirtilmiş ise de; zaman içerisinde meydana gelen ekonomik değişimler, yüksek enflasyon ve hayat şartlarının ağırlaşması sonucu yapılan kira artırımının düşük kaldığını belirterek kira bedelinin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 15.000 TL’ye uyarlanmasını talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir....
Davacı (kiracı) vekili dilekçesinde, davalıya ait taşınmazda 16.10.1989 yılından beri kiracı olduğunu, kiralananın bulunduğu yerde ticari potansiyelin azaldığı, global ekonomik krizin etkisi ile kiralık dükkanların kira bedellerinin düştüğünü ileri sürerek bu nedenle taşınmaza ödenen kira parasının indirilerek aylık 1500,00 TL olarak tespitini talep etmiştir. Mahkemece; davanın, kira parasının değişen durumlara uyarlanması niteliğinde olduğu ve uyarlama şartları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaza ait kira sözleşmesi 15.10.1989 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli olup, sözleşme süresi sona erdikten sonra taraflarca, 6570 sayılı yasanın 11. md. göre yıldan yıla yenilenmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nde uyarlama davası görüldüğünü, söz konusu dava süreci devam ederken müvekkili şirketin kira bedellerini eksik yatırması sebebiyle başvurucu şirket tarafından kira bedellerinin tahsiline ilişkin icra takipleri İstanbul Adliyesi İcra Müdürlüklerinde başlatıldığını, söz konusu takiplere müvekkili şirket tarafından itiraz edilmesi neticesinde işbu davanın davacısı tarafından ikame edilen 36 farklı itirazın iptali davası da İstanbul Adliyesi Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüldüğünü, Davacı şirketin eksik bedeller için icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin de uyarlama davası devam ettiğinden itirazda bulunduğunu, davacı şirketin itirazın iptali davalarını ikame ettiğini, Söz konusu uyarlama davasının müvekkil şirket aleyhine sonuçlandığından tüm icra dosyalarına faizi de karşılar nitelikte ödemeler yapıldığını, itirazın iptali davalarında ise faizin yanı sıra en az %20 oranında olmak üzere kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, öncelikle davanın görevsiz mahkemede...
Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı haciz ve tahliye istemli olarak başlattığı icra takibinde 15.144TL ödenmeyen kira bedeli ile 1.359TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 16.503TL'nin tahsilini ve taşınmazın tahliyesini istemiştir.Mahkemece, kira sözleşmesindeki imzanın davalı kiracıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenmesi üzerine ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek davalı yararına 750TL vekalet ücretine hükmedilmiştir....
Bilirkişi raporundaki kira bedelinin her ayın dördünde ödeneceğine dair tespitin hatalı olduğunu, sözleşmede kira ödeme günü ile ilgili olarak herhangi bir gün belirlenmediğini, ödemelerin ay sonunda yapıldığını ve alacaklının da ödemeleri bu şekilde kabul ettiğini, TBK'nın 314. maddesinin de bu şekilde olduğunu, 2. 2019 ve 2020 Ekim ayı itibariyle yeni kira bedelinin belirlenmediğini, artırım yapılmadan kira bedelinin ödendiğini, alacaklının da ödemeyi aldığını ve herhangi bir ihtar ve bildirimde bulunmadığını, 3. Derdest kira uyarlama davası gereği istemin reddi veya bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, tedbir talebinin reddi kararı istinaf mahkemesince kaldırıldığından kira bedelinin ihtilaflı hale geldiğini, 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki yıllık %20 faiz oranının hükümde yer almadığını, bu halde İcra Müdürlüğünce yapılacak olan hesaplamada aylık %5 oranının dikkate alınacağını ve infazda sıkıntı oluşacağını, 5....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira uyarlaması davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracının açtığı kira sözleşmesinden kaynaklanan uyarlama istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir....
Uyarlama isteyen davacı fevkalade hal ve şartların çıkmasına kendi kusuru ile sebebiyet vermemelidir. Değişen hal ve şartlar taraflar bakımından önceden öngörülebilir; beklenebilir; olağan ve hesaba katılabilen nitelikte olmamalı veya olaylar, öngörülebilir olmakla beraber bunların sözleşmeye etkileri kapsam ve biçim bakımından bu derece tahmin edilmemelidir. Somut olayda; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.2011 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kira parası aylık 3000,00-TL olarak belirlemiş, sözleşmenin 4. maddesinde artış hükmünün ‘’her yıl dönem başı %10 oranında artırım ve 3 yılın sonunda ise sözleşmenin devam edip etmeyeceği, artış miktarları ve kira süresi hakkında yeniden görüşülüp belirleneceği’’ kararlaştırılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı,davalı ile yapılan 21.02.2001 tarihli kira sözleşmesi ile davaya konu yeri yıllık 55.000 TL kira bedeli üzerinden kiraladıklarını,kira süresinin her yıl uzadığını,15.01.2007-14.01.2008 dönemi kira bedelinin 118.921,46 YTL olarak davalı tarafça belirlendiğini,bu bedeli ödediklerini,ancak enflasyonun düşük seyretmesi nedeniyle kira bedellerinin artmamasına rağmen kira artışının yüksek oranda yapıldığını belirterek;kira bedelinin 15.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 60.000 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir....
Dava konusu taşınmazın yukarıda açıklandığı üzere getirebileceği kira parası usulünce saptandıktan sonra bu husus dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre hakimce bir kira parası takdir edilerek hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece, kira tespiti isteminin uyarlama olarak nitelendirilmesi ve şartları oluşmayan istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


