WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedelinden, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerekir.Davacının talep ettiği tespit dönemi hak ve nesafet dönemi olup mahkemece kiralanan taşınmazın boş olarak getirebileceği aylık kira bedelinin tespitinde bir usulsüzlük yok ise de, belirlenen bu kira bedeli en son alınan kira bedeline endeks oranında yapılacak artırım sonucu belirlenecek kira bedelinden daha az olmamalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durularak en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedeli tespit edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir....

Taraflar arasındaki sözleşme hükmü ve kiralama öncesinde davacı tarafından imzalanan yer görüldü belgesi içeriğine göre dava dilekçesinde kira bedelinin indirilmesi gerekçesi olarak ileri sürülen hususların davacı tarafından bilindiği ve kabullenildiği anlaşılmaktadır. Davacı taşınmazı görerek ilgili kurumlardan taşınmazın imar durumu ve sit alanında bulunduğuna dair gerekli bilgileri alarak ve kiralananın işletilebilmesi için gerekli olan ruhsat vb izinleri alma yükümlülüğünün kendisine ait olduğunu kabul ederek ve ruhsat ve izin alamadığında da herhangi bir hak talep etmeyeceği taahhüdünde bulunarak sözleşmeyi imzalamıştır. O halde sözleşmede kararlaştırılan kullanım amacına yönelik indirim talebi yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kira bedelinden indirim yapılması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....

Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece kira bedeli yukarıda belirtilen esaslara göre belirlendiği halde belirlenen kira bedelinden hakkaniyet indirimi yapılmaması doğru değildir. O halde belirlenen kira bedelinden hak ve nesafet esaslarına göre uygun bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Vergi yasaları uyarınca kiralayanın mükellef olması ile kira parasının bir bölümünün vergi dairesine kiracı tarafından ödenmesi vergi hukukunda düzenlenen bir konu olup, vergi kira parasının tesbitinde unsur değildir. Kira parasının içinde Katma Değer Vergisinin de bulunduğu, fon ve vergi stopajı indirilerek kira parası tesbit edilemeyeceği gözetildiğinde, kiranın brüt olarak tesbitine karar verilmesi gerekirken, mahkemece net olarak tesbitine karar verilmiş olması bozma nedenidir. Öte yandan bilirkişilerin belirlediği yerin boş olarak brüt kira parasından 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı gereğince eski kiracılık süresi, kiralananın nitelikleri ve ödenen son kira miktarı gözetilerek, uygun miktarda hak ve nesafet indirimi yapılması gerekirken, mahkemece indirim yapılmaksızın kira parasının tesbitine karar verilmesi de ayrıca bozmayı gerektirmiştir....

Davalı vekili, davanın haksız ve yersiz açıldığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dayalı olarak davalı tarafından idare mahkemesinde minibüs taşımacılığına dair ihale yapılması, kiralama ve kira bedeli belirlenmesi işlemlerinin hukuka aykırı olması nedeniyle yürütmenin durdurulması istemli olarak 27.8.2009 gün ve 39 sayılı ve bu karara dayanak 3.6.2004 gün ve 18 sayılı belediye encümeni kararlarının iptali için dava açıldığını, davacının ise yapmış olduğu icra takibi ve açtığı işbu dava ile haksız ve yersiz uygulamasında ısrarcı olduğunu, takip konusu alacağın tamamen haksız, yersiz ve yargılamaya muhtaç olduğunu, borcu kabul etmediklerini, idari yargıda görülen dava henüz sonuçlanmadığından borca itirazlarının haklı ve usulüne uygun olduğunu, minibüs hattı kiralama ve kira parasını belirleme yetkisinin belediyeye değil, Karayolları Trafik Kanunu'nun 10-12 maddelerine göre il ve ilçe trafik komisyonlarına ait olduğunu, davacı belediyenin hukuka aykırı bu işlemleri ile yetkisi...

Hukuk Dairesinin bozma kararından sonra davalı tarafça sunulan 1.1.1998 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Tarafların davaya dayanak yaptıkları 01.01.2004 başlangıç tarihli sözleşme bu önceki sözleşmenin devamı mahiyetindedir. Mahkemece yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği aylık kira parası husunda bir bedel belirlenmiş ise de, davalının uzun zamandır kiracı olması göz önüne alınarak bu bedelden hak ve nesafete göre bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir....

Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir. Önemli ayıp durumunda kiracının sözleşmeyi fesih hakkı saklıdır. 307. maddesine göre kiracı, kiralananın kullanımını etkileyen ayıpların varlığı halinde, bu ayıpların giderilmesine kadar geçen süre için, kira bedelinden ayıba orantılı indirim isteyebilir. Ayrıca 308. maddesine göre de; kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür. Her ne kadar davacı uyarlama talebinde bulunduğunu bildirmiş ise de Hakim, tarafların bildirdiği vakıalarla bağlı olup, hukuki niteleme Hakime aittir. Dava, kira bedelinin indirilmesi davasıdır. Somut olayda; Taraflar arasında, 26.04.2013 başlangıç tarihli 25 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır....

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 19.01.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık kira bedelinin brüt 5.000 TL olarak tespitine karar verilmiştir. 1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-) Hak ve nesafete uygun kira belirlenirken taşınmazın yeniden kiralanması halinde serbest şartlarda boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedelinden mahkemece hak ve nesafet kurallarına uygun indirim yapılarak kira bedelinin tespiti gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın aylık kira bedelinin brüt 5.000 TL olabileceği bildirilmiş ancak belirlenen kira bedelinin taşınmazın boş olarak kiralanması halinde getirebileceği kira bedeli olup olmadığı belirtilmemiştir....

Davacı kiracı seçimlik hakkını kira bedelinden indirim yapılması yönünde kullandığına göre mahkemece kira bedelinden uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Her ne kadar mahkemece, hakkaniyet indirimi yapılması sebebiyle davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmiş ise de; hakimin takdir hakkını kullanması nedeniyle yaptığı indirim davacının indirim yapılan kısım yönünden haksız olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, davacının davanın açıldığı sırada cezai şarttan indirim yapılması hususunda hakimin takdir hakkını kallanıp kullanmayacağını ve indirim yapılacaksa bunun miktarının ne olacağı hususunda öngörüde bulunması kendisinden beklenemeyeceğinden, yapılan takdiri indirim nedeniyle davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, takdiri indirim nedeniyle reddedilen kısım için davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılardan .... ve Dış tic. Ltd....

UYAP Entegrasyonu