Davacı tarafından dosyaya sunulan kira sözleşmelerine göre, A-101 market emsal taşınmazın hissedarlar tarafından ayrı ayrı sözleşmeler ile kiraya verildiği ve aylık 917 TL kira bedelinin 1/3 hisse yönünden kararlaştırılan kira bedeli olduğu iddia edilmiştir. Mahkemece bu emsal yönünden kira bedeli araştırılarak ve bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. 2-Davalının eski kiracılık indirimi yapılmamasına yönelik temyiz itirazlarına incelenmesinde, Hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedelinden, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerekmektedir....
Bu durumda taraflar arasındaki kiracılık ilişkisinin süresi de dikkate alınarak daha yüksek oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
O halde, mahkemece yapılması gereken iş; inşaat mühendisi, hukukçu ve emlakçı bilirkişilerden oluşacak şekilde yeniden oluşturulacak 3'lü bilirkişi heyetiyle keşif yapılarak, benzeri işyerlerinin kira sözleşmeleri de getirtilmek suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına uygun olarak ve denetime uygun bilirkişi raporu alınarak, kira parasına etki eden tüm unsurlar karşılastırmalı olarak incelenerek, saptanan duruma göre kiralanan yerin serbest koşullarda (boş olarak) getirebileceği kira parası usulünce saptandıktan sonra, bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre kira parasını takdir etmek olmalıdır....
Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece kira bedeli yukarıda belirtilen esaslara göre belirlendiği halde belirlenen kira bedelinden, hakkaniyet indirimi yapılmaması doğru değildir. O halde kira ilişkisinin başlangıcı da dikkate alınarak belirlenen kira bedelinden hak ve nesafet esaslarına göre uygun bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedelinden, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerekmektedir. Dava dışı malikler ile davalı arasında imzalanan 01.05.2008 başlangıç tarihli ve 13.11.2050 bitiş tarihli kira sözleşmesinin varlığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde 1/2 hisse için aylık 4.000 TL kira parası getirebileceği belirtilmiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, mecurun aylık kira bedelinin 01.05.2012 tarihinden itibaren 37.800TL olarak belirlenmesine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Davacıların, eski kiracılık indirimine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedelinden, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerekmektedir....
Ayıp, kiralananın hangi oranda amaca uygun kullanımını etkilemişse, bedelde indirimin de o oranda yapılması gerektiği, hususu tartışmasızdır. Davacı kira sözleşmesinin feshini istememiştir. Davacının geçmiş yıllara ilişkin kira bedelinin tenkisi istemi yerinde olmayıp, dava tarihinden itibaren kiralananda sonradan meydana gelen ayıp oranında indirim istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde kira bedelinin tenziline ilişkin bir miktar belirtmemiş olup, öncelikle davacıya imkan tanınarak bu konuda talebinin açıklattırılması gerekir....
Asliye (İcra) Hukuk Mahkemesinin 2013/17 Esas, 2013/121 Karar sayılı dosyasında açılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemli davada, kiralayanların birden fazla olduğu, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, tüm kiralayanların davaya katılmaları gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmediği, yine davacılar tarafından açılan ... Asliye (İcra) Hukuk Mahkemesinin 2013/121 Esas, 2014/10 Karar sayılı tahliye istemli davada, kira sözleşmesinde ..., ... ve ...'in kiraya veren olduğu, kiralayanların zorunlu dava arkadaşı olarak birlikte takip yapmaları, itirazın kaldırılması ve tahliyeyi talep etmeleri gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmediği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen dosyalarda, dayanak kira sözleşmesinde, kiraya verenlerin ..., ... ve ... olduğu kabul edildiğine ve kararlar temyiz edilmeden kesinleştiğine göre bu kararlar icra mahkemesi yönünden bağlayıcıdır....
Bu durumda kiracı , kiraya verenden ayıpların öğrenilmesinden giderilmesine kadarki dönem için kira bedelinin indirilmesini talep edebilir. Bu itibarla somut olayda ,davacı tarafından 11.08.2014 tarihinde keşide edilen ihtarnamenin davacıya tebliğinden itibaren kiradan indirim yapılması gerekirken, keşide tarihinden itibaren indirim yapılması doğru olmadığı gibi yargılama sırasında davacının, ayıbın kendisi tarafından giderildiği iddia edildiği ve buna ilişkin fatura sunulduğu nazara alındığında, TBK'nun 306. maddesi gereğince ayıbın verilen süre içerisinde kiraya verence giderilmemesi halinde kiracı tarafından kiraya veren hesabına gidertilebileceği değerlendirilmek suretiyle bu husus üzerinde durularak ayıbın öğrenilme tarihinden giderilme tarihi arası itibariyle kira bedelinin indirilmesine karar verilmesi gerekiren bundan zuhul edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kira bedelinin tespiti Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece aylık kira bedelinin 01.01.2014 tarihinden itibaren net 7.750 TL, brüt 9,685,05 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, aylık brüt 6.000 TL olan kira bedelinin 01.01.2014 tarihinden itibaren aylık brüt 10.000 TL olarak tespitini istemiştir. Davalı vekili, tespiti istenen dönem için brüt 7.200 TL teklif edip ödemeye başladıklarını, TBK'nun 344. maddesi uygulanarak ÜFE artış oranında arttırım yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur....


