Birleşen davada davalı vekili, asıl davada savunduğu nedenleri de savunarak, derdestlik itirazında bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalı ... aleyhine açılan kira bedelinin iadesi istemli davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden, temyiz edilmesi ve temyiz isteminin reddedilmesi halinde bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın tefrik edilerek ......
düzenlemenin geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğu, ancak kira süresi dolmadan kiraya verenlerin haksız eylemi ile davacı kiracının otelden çıkartılması, 5 yıllık kira sözleşmesi süresince kullanılacağına güvenilerek yapılan harcamaların 2 yıl kadar kullanabilmesi karşısında otele takılan klimaların bedellerinin de faydalı ve zaruri masraflar toplamı içinde değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamakta ise de kira sözleşmesinin 4/ab) maddesindeki düzenleme karşısında klimaların kiracı tarafından 2 yıl süre ile kullanılması dikkate alınarak bu klima bedellerinde hakim tarafından indirim yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuş, sair temyiz itirazları ise reddedilmiştir....
Şu durumda, davacının 25/266 hissesinin maliki olduğu Kışla köyü 140 nolu parsel yönünden davacının tapuda malik olduğu yüz ölçümü üzerinden hesap yapılması, kalan bölüm yönünden kira sözleşmesi ibraz edilmesi halinde, kiralanarak ekilen bölüm için hesaplanan zarar tutarından, ekilen ürünlerin zarar görebileceğinin bilinerek kiralama yapılması nedeniyle meydana gelen zarardan % 30 oranında indirim yapılması ve yapılan indirimin denetime imkan verecek şekilde gösterilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
- K A R A R - Davacılar vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin süresinde inşaatı bitirip teslim etmediğini ileri sürerek, sözleşmenin ileriye etkili feshini, sözleşmede belirlenen kira bedelinin ve cezai şartın tahsilini; birleşen davada davacı yüklenici vekili, tapu devrinin geç yapılması nedeniyle davacının uğradığı zarar, gereksiz yere ödenen kira bedeli, davalı arsa sahipleri adına yapılan ödemelerin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, gecikmeden arsa sahiplerinin kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, inşaatın seviyesinin % 85 olduğu, davacıların ileriye etkili fesih istediği, davalının edimlerini süresinde yerine getirmediği gerekçesiyle, sözleşmenin karar tarihinden itibaren ileriye etkili feshine, kira tazminatının kısmen kabulüne,fazla taleplerin reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiştir....
Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına göre; davacının emekli olduğu, 1.100 TL emekli maaşı aldığı, kira ödemediği, üzerine kayıtlı bir işyeri ve meskeni ile 3/8 paylı tarlası bulunduğu; davalının ise ev hanımı olduğu, 350 TL kira ödediği, boşanmadan sonra 1.000 TL ölüm aylığı aldığı, üzerine kayıtlı 1/5 paylı tarlası bulunduğu anlaşılmıştır. Yerleşik Yargıtay'ın uygulamalarına göre, ölüm aylığı bağlanmasının yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir. Bu durumda, davalının aylık düzenli olarak elde ettiği gelirin davalıyı yoksulluktan tamamen kurtarmadığı, ancak mali durumunu olumlu yönde değiştirdiği dikkate alındığında nafakada hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....
Dış Tic A.Ş. ile ortakları arasında 01/02/2000 tarihinde tamamı ortaklara ait arsa üzerine adı geçen şirket tarafından bir alışveriş merkezi inşa edilmesi ve alışveriş merkezinin işletmeye açıldığı tarihten itibaren 20 yıl süre ile adı geçen şirket tarafından işletilmesi ve sonra ortaklara bedelsiz olarak terk edilmesini öngören sözleşme yapıldığı, bütün maliyetlerin şirket tarafından yüklenilerek alışveriş merkezi yapılması ve 20 yıllık kira giderinin verilen inşaat hizmeti karşılığında bir defada ödenmesinin ......
Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların aksi kanıtlanmadığında kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. 3....
Türk Borçlar Kanunu'nun 304. ve devamı maddeleri gereğince kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararın giderilmesini ve önemli ayıp durumunda sözleşmenin feshini isteyebilir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 04.04.2007 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı idareye ait olan süt fabrikası tüm onarımının eksiksiz kiracı tarafından yapılması kararlaştırılarak davacıya kiralanmıştır. Sözleşmenin 19. maddesinde kiracının kiraladığı fabrikayı teslim tarihinden 6 ay süre içerisinde çalışır vaziyete getirip işletmeye başlayacağı düzenlenmiş olup, sözleşmede yapı kullanma izin belgesi ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı fabrikadaki tadilatı tamamlayarak Belediye'den çalışma izni ve gıda sicil belgesi almıştır. Fabrikanın Yapı Kullanım İzin Belgesinin olmadığı ise uyuşmazlık konusu değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine karşı borçlunun, örnek 13 numaralı ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, icra takibinden 15.10.2014 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir. Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde yapılması zorunludur....
Taraflar arasında, işletme hakkı davalı belediyeye ait olan kum ocağının kiralanmasına yönelik olarak 30.05.2005 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile kiralanan kum ocağının işletilmesi, araçların işletilmesi, parke üretimi tesisinin kullanımı, genişletilmesi ve eklerin yapılması, kum yıkama tesisinin kullanımının davacıya bırakılacağının kararlaştırılmış olduğu, bu kira sözleşmesi gereğince kiralananın 10.06.2005 tarihinde "yer teslim tutanağı" ile noksansız olarak davacı şirkete teslim edildiği ve kiracı şirket tarafından faaliyete başlandığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, kira sözleşmesi devam ederken davalı kiraya verenin, kiralananı kullanımını engellediğini iddia etmekte, davalı kiraya veren ise kira sözleşmesinin feshedildiğini savunmaktadır....


