WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Zira taraflar arasındaki ilişki iş ilişkisi ise İş Kanunu veya bazı hâllerde Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin; kira ilişkisi ile Borçlar Kanunu'nun kira sözleşmesine ilişkin düzenlemelerinin uygulanması gerekecektir. Taraflar arasında iş sözleşmesi bulunup bulunmadığının tespitinde görünürdeki işlemler değil, fiili durum önemli olup fiili (gerçek) durum tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekir. Taraflar arasında ürün (hasılat) kirasının varlığı bakımından, kira sözleşmesinin sözlü hatta zımni olarak yapılmasının dâhi mümkün olması karşısında mutlaka yazılı kira sözleşmesi yapılması şart değildir. Aksine yazılı bir kira sözleşmesi sunulmuş olsa bile, taraflar arasında iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarını içeren bir iş sözleşmesinin varlığının tespiti hâlinde gerçek fiili durumun iş sözleşmesi olduğunun kabulü gerekecektir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar Dairemizin 18.12.2012. gün ve 2012/17625-2012/16844 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı-karşı davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri yerinde değildir. 2-Davalı-karşı davacının gelir kaybına ilişkin karar düzeltme istemine gelince; Dairemizin 18.12.2012 tarihli bozma ilamında gelir kaybına ilişkin hesaplanan alacak miktarından Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi gereğince indirim yapılması koşullarının oluşmadığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir....

Ancak, kaldırma talebi, azaltma talebini de içermekte olup, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.Tarafların boşanmasına ilişkin dosya incelenerek bu davadan sonra davalının gelirinin ne kadar arttığı araştırılmalı, dava dilekçesindeki istem gözetilerek çoğun içinde az da istenilmiştir kuralı gereğince yoksulluk nafakası miktarından indirim yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ve değerlendirmeyle davanın yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Nitekim 11 adet alt kiracı davacıya verdikleri 07.08.2008 tarihli dilekçeleri ile davalı belediyenin halk plajı açtığını ve işletme bedeli ödemediği için haksız rekabet yarattığını bu nedenle kira bedelinde indirim talep ettiklerini bildirmişler, bundan ayrı 11 adet plaj ve 4 adet kır kahvesi ve 4 adet restaurant kiracıları davacı kiracıya 06.05.2011'de başvurarak ruhsat sorununun çözülmesini istedikleri, davacı kiracının da aynı taleplerle belediyeye başvurduğu, bundan ayrı davacının 14.09.2011 tarihinde belediyeye, 15.08.2011 tarihinde de defterdarlığa başvurarak kira sözleşmesinin 20 yıla uzatılmasını istediği anlaşılmaktadır....

Mahkemece; davalının köpek artıklarını yakması sonucu çıkan yangının ilerleyerek örtü yangını olarak devam ettiği, davalının yangın nedeniyle uğranılan zarardan sorumlu olduğu, zararın artmasındaki etkili hususlar gözetilerek hesaplanan tazminattan 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. a-Dosya kapsamından; yangının örtü yangını şeklinde geliştiği, herhangi bir ağacın zarar görmediği anlaşılmaktadır. Şu halde, dava konusu yerde herhangi bir ağacın zarar görmediği tespit edildiğine göre, ağaçlandırma giderine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b- Mahkemece tazminat yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda; idare tarafından düzenlenen “Yangın Hasarat Raporu” verileri aynen kullanılarak yangın söndürme gideri hesaplanmıştır....

bedelinin alınamayacağını, kira bedelinde indirim yapılması gerektiğini, gecikme faizi ve ciro kaybı talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, davalı şirket tarafından keşide edilen ihtarname de sözleşmenin feshedildiğine ilişkin bir irade beyanı bulunmamasına rağmen müvekkil şirketin çalışmasına engel olunduğunu belirtilerek İBB kararının uygulanarak kira bedelinde indirim yapılması ve sözleşmenin uzatılması talep ettiğini, fesih bildiriminin bozucu yenilik doğuran bir hak olduğunu, taraflardan birinin tek tarflı fesih irade beyanı ve bu beyanın karşı tarafa ulaşmasıyla feshin hukuki sonuçlarını doğuracağını, fesih hukuki işleminin geçerliliği içinse irade bozukluğunun bulunmaması, beyanın şarta bağlanmamış olması gerektiğini, şarta bağlı fesih kural olarak geçerli olmayacağını, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14.2....

Yönetim Kurulu tarafından kira bedellerinin TL'ye çevrilerek yaklaşık iki yıl süreyle TL olarak ödenmesi ve Covid salgını nedeniyle kira bedellerinden indirim yapılması ve kira uyarlama davasının oluşu gözönüne alındığında taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a maddesi ile "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği" hüküm altına alınmıştır....

Maddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlu cezai şartın indirilmesini isteyemez ise de, kararlaştırılan ceza tutarı borçlunun iktisaden sarsılmasını, çöküntüye uğramasını mucip olacak ise indirim isteyebileceği uygulamada kabul edilmektedir. O halde; mahkemece; davalıların sözleşmede belirlenen cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu belirlenmekle, borca batıklık ve öz varlığının bulunmamasının cezai şarttan indirim nedeni kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, bu husus düşünülmeden yukarıdaki gibi karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Önceki kira ilişkisi de uyuşmazlık dışı olduğundan, aboneliğin iptal edildiği tarih itibariyle kira ilişkisi olmadığı, haklı gerekçe ile oturulmadığı, orada bulunmasının haklı gerekçesine dair bir sözleşme sunulmadığı gerekçesiyle elektriğin kesilmesi hukuken yerinde değildir. Zira, kira sözleşmelerinin de yazılı yapılması yazılı bir geçerlilik şartına da tabi değildir. Taraf haline kanunen gelinmiştir ancak bahsedildiği üzere, kira sözleşmesine aykırılık olup olmadığı, tahliye şartlarının olup olmadığı, yeni malikin tahliye istemesinin haklı olup olmadığı hususları iş bu davanın konusu olmamakla birlikte zaten mahkememizin görevi dahilinde de değildir. Bu husus, BAM kararında da dolayısıyla belirlenmiş, uyuşmazlığın (muarazanın men-i) mahkememiz görevinde olduğu, birleşecek davaya da bakılması gerektiği iradesinden de anlaşılmaktadır....

İhtiyaçlarını karşılamakta olduğunu, Türkiye'de ilk covid- 19 vakasının 11/03/2020 tarihinde tespit edilmesi üzerine sosyal ve ekonomik hayatı etkileyen bir dizi ciddi önlemler alınmaya başlandığını, İçişler Bakanlığı Genelgesi 19/03/2020 tarihinde ise markalar, gerek kamu sağlığı gerekse de çalışanların sağılığını korumak adına faaliyetini durdurma kararı almış olduklarını, bu dönemde karantina uygulandığını, sokağa çıkma yasakları ilan edildiğini ve müvekkili şirket dahil neredneyse hiçbir şirketin iş yerini açamadığını ve faaliyetlerini sürdüremediğini, tüm bu olağanüstü sebepler karşısında müvekkili şirket yetkililerinin defalarca davalı mal sahipleri ile kira bedelinde indirim yapılması için temasa geçtiğini ve fakat tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, davalı tarafın kirasını ödeyemeyen müvekkili şirkete karşı Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlattığını ve akabinde Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ......

UYAP Entegrasyonu