Kural bu olmakla beraber, ecrimisil bedelinin en az kira bedeli olması ve kira sözleşmelerinde TBK'nin 344. maddesine göre 5 yıl geçtikten sonra rayice göre kira tespitinin istenebilmesi nedeniyle daha önce rayice göre belirlenen dönem ile dava konusu edilen ilk dönem arasında 5 yıllık sürenin geçmesi veya taşınmazın bulunduğu yerde imar, sanayileşme, yerleşim vs. özel nedenlerle değişimden dolayı rayiç ve emsal kiralar arttığı takdirde kesinleşen döneme ilişkin değerler nazara alınmadan, toplanacak somut verilere göre yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak yeni dönem (sonraki dönem) ecrimisil bedeli belirlenerek hüküm altına alınabilir....
Dava, kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine, davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı borçlu ... adına icra müdürlüğüne yapılan itiraz, vekili tarafından yapılmış, vekilin vekaletnamesini icra dosyasına sunduğu görülmüştür. Mahkemece duruşma, gün ve saatini bildirir tebligat davalı asile yapılmıştır. Borca itiraz vekil tarafından yapıldığına göre, HMK.nun 73. maddesi (HUMK.nun 62), Avukatlık Kanunu'nun 41. ve Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca takibin devamı niteliğinde olan itirazın kaldırılması davasında duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın vekile yapılması gerekirken asile yapılması usulsüzdür. Bu usul eksikliği giderilmeksizin savunma hakkı kısıtlanacak şekilde taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek sonuca gidilmesi doğru değildir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Alacaklının temyiz isteminin incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;Borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine alacaklıların icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, tahliye ve icra inkar tazminatı isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince; itirazın kaldırılmasına, tahliyeye ve takip konusu meblağ üzerinden tazminata hükmedildiği...
Mahkemece, kira sözleşmesinin kiralayan tarafından feshedildiği belirtildiğinden takip eden işlemlerin yapılması için ayrıca bir mahkeme kararına gerek bulunmadığı, kira sözleşmesinden yararlanmak istemesi ya da sözleşmenin feshinden kaynaklanan taleplerin reddi amacıyla sözleşmenin yürürlükte olduğu kiracı tarafından dava edilebileceği, davacı kiralayanın tespit davasının ön şartı olan hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacının akde aykırılık ve temerrüde dayalı olarak akdin feshinin tespitini istediği anlaşılmaktadır....
Taraflar arasında düzenlenen 07/08/2013 tarihli kira sözleşmesinde, taşınmaz üzerine yapılacak tesislerin her türlü planı proje, ruhsat, imar ve inşaat izinlerinin masrafları da kendisine ait olmak üzere kiracı tarafıından alınacağı, imar durumlarının değiştirilmesi, plan ve projelerin hazırlanması, değiştirilmesi, iskanın alınması, işletme izinlerinin alınması, taşınmazın üniversite amaçları doğrultusunda kullanılması için gerekli cins ve nitelik değişikliklerinin yapılması vb. hususlarda yine kiracının yetkilendirildiği, kiraya verenlerin kiralananın sözleşme amacına uygun olarak kullanılabilmesi için gerekli yetkileri içerecek şekilde vekaletname vereceği düzenlenmiştir. Ayrıca sözleşmede; kira sözleşmesinin süresinden önce kiracı tarafından sonlandırılması halinde, kiracının bir yıllık kira bedelinin iki katı kadar cezai şart ödeyeceği hükmüne yer verilmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2014 NUMARASI : 2014/392-2014/1158 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası sözleşmenin uygulanması-özel halk otobüsü güzergah hattının kira bedelinde indirim yapılması-zararın tazmini davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosya üzerinde yapılan ön incelemede davacı vekilince verilen temyiz dilekçesinde, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasının talep edildiği ve temyiz eden vekilince 13.01.2015 tarihinde 130.00.-TL gider avasının ödendiğine ilişkin tahsilat makbuzunun dosyada bulunduğu görülmekte ise de, dosya içerisinden Yargıtay duruşma davetiyelerinin tebliği için posta pullarının çıkmadığı tutanakla saptanmıştır....
Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan;davalı tarafından kullanım süresini 1 yıl olarak ele alarak düzenlenen 30.12.2009 tarihli raporda;gerek emsallerin durumuna, gerekse davacı vekilinin aylık 2.500,00 TL kira bedeli istemesi ve başka bir şirkete bu bedel üzerinden kiraya verdiklerini ileri sürmesi nedeniyle, arsanın dönümünün 180,00 TL olacağını, davalı tarafından kullanılan alanın 300 m2 olarak kabulü halinde aylık kira bedelinin 60,00 TL, yıllık 720,00 TL olduğunu, alanın 4 dönüm olarak kabulü halinde ise aylık kira bedelinin 720,00 TL, yıllık 8.460,00 TL olduğunu bildirmişlerdir.Yapılan itiraz üzerine bilirkişiler tarafından düzenlen 12.05.2011 tarihli ek raporlarında; davacı vekili tarafından sunulan, fatura ve ödeme belgeleriyle paralellik gösteren, dava konusu her iki arsa için aylık toplam 2.500,00 TL kira bedelinin kararlaştırıldığı kira sözleşmesini emsal olarak değerlendirdiklerini, arsaların kullanımının 1 yıl öncesine dayanması nedeniyle %10’luk indirim sonucu aylık kira...
maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması ve hâkim tarafından belirlenen bu mahrum kalınan kar üzerinden hakkaniyete uygun bir indirim yapılması, bu zarar kiralanan işyerinden tespit edilemiyorsa, bu durumda aynı özelliklere sahip benzer işletmelerin gelir–gider durumlarının vergi dairesi, esnaf odası, ticaret odası ve benzeri resmi kurumlardan araştırılıp, benzer işyerlerinin muhtemel cirosu, kâr oranı, işletme giderlerinin ciroya oranına ilişkin ayrıntılı bilgiler toplandıktan sonra bilirkişi marifeti ile bu veriler değerlendirilerek muhtemel aylık kârı tespit edilmeli ve dava konusu aynı vasıf ve özelliklere sahip başka bir taşınmazı aynı şartlarda kiralayabileceği makul süre kadar kâr kaybına hükmedilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Bundan ayrı; bilirkişi raporunda, binanın yeniden yapılması durumunda oluşan zarar bedeli belirlenirken, davacılara ait yıkılan binanın eski yapı olduğu ve yıpranma nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmediği de anlaşılmaktadır. Mahkemece, eksik incelemeye dayalı, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınması da doğru görülmemiştir. Öte yandan; davalıların, olaydan dolayı oluşan zarardan sorumlu tutulmaları; haklarında açılan ceza davası dosyasında verilecek kararla da ilintili bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkemece; ceza davası dosyasının bekletici mesele yapılması ve oluşacak sonuç dairesinde, davalıların sorumluluğunun değerlendirilip, tartışılması gerekmektedir. Bu hususun düşünülmemiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2) Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/89 esas sayılı dosyası ile kira indirim davası açtığı ve Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava ile de 19.05.2006 tarihli protokol ile beton duvar ve beton zemin bedelinin kira parasından düşülmesinin talep edildiğini belirtilerek ilgili dava dosyaları hakkında bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle, karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 19.01.2017 tarihli ve 2013/1005 E., 2017/112 K. sayılı kararla; 08/09/2016 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak asıl davanın kabulüne, birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2....


