Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, 9.000TL kira alacağı yönünden davanın reddine, hor kullanım nedeniyle oluşan 4.842TL tazminatın kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, bu defa Dairemizin 05/12/2017 tarih 2017/5334 Esas 2017/17042 Karar sayılı ilamı ile " 1-Davacı kiraya veren, gerekli vasıfları taşımayan binayı kreş olarak kiraya vererek kusurlu davranmıştır. Davalı kiracının da kiraladığı taşınmazın nitelik ve özellikleri konusunda gerek hukuki, gerek fiziki yönden gerekli araştırmayı yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkemece, belirlenecek makul süre kira tazminatından tarafların kusur oranına göre indirim yapılması gerekirken talebin tamamen reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. 2- Davacı vekili Yargıtay 6....
ödendiğini, davacının kira sözleşmesini fiilen ve hukuken sona erdirdiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir....
-TL kira alacağının, 402,27....
Maddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlu cezai şartın indirilmesini isteyemez ise de, kararlaştırılan ceza tutarı borçlunun iktisaden sarsılmasını, çöküntüye uğramasını mucip olacak ise indirim isteyebileceği uygulamada kabul edilmektedir....
itibaren 20 yıl süre ile işletme hakkını şirkete devrettikleri, şirketin de hiç bir bedel talep etmeksizin arsa üzerine bir alışveriş merkezi yapılması işini taahhüt ettiği, arsa sahiplerinin alışveriş merkezi-taşınmaz edinme karşılığında arsasının tamamını şirkete vermesi ve karşılığında ise şirketin 20 yıl işletme hakkından sonra taşınmazı arsa sahiplerine bedelsiz terk etmesi hukuki açıdan bir çok işlemi içeren, arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik, tamamen kendine özgü bir hukuki muamele niteliğinde olduğu, söz konusu sözleşmeden dolayı taraflar arasında kira akdi veya tahsil edilmiş bir kira geliri bulunmaması nedeniyle inşaat değerinin kira geliri olarak değerlendirilmesi suretiyle arsa sahibi adına kira geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....
merkezinin bittiği tarihten itibaren 20 yıl süre ile işletme hakkını şirkete devrettikleri, şirketin de hiç bir bedel talep etmeksizin arsa üzerine bir alışveriş merkezi yapılması işini taahhüt ettiği, arsa sahiplerinin alışveriş merkezi-taşınmaz edinme karşılığında arsasının tamamını şirkete vermesi ve karşılığında ise şirketin 20 yıl işletme hakkından sonra taşınmazı arsa sahiplerine bedelsiz terk etmesi hukuki açıdan bir çok işlemi içeren, arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik, tamamen kendine özgü bir hukuki muamele niteliğinde olduğu, söz konusu sözleşmeden dolayı taraflar arasında kira akdi veya tahsil edilmiş bir kira geliri bulunmaması nedeniyle inşaat değerinin kira geliri olarak değerlendirilmesi suretiyle arsa sahibi adına kira geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....
20 yıl süre ile işletme hakkını şirkete devrettikleri, şirketin de hiç bir bedel talep etmeksizin arsa üzerine bir alışveriş merkezi yapılması işini taahhüt ettiği, arsa sahiplerinin alışveriş merkezi-taşınmaz edinme karşılığında arsasının tamamını şirkete vermesi ve karşılığında ise şirketin 20 yıl işletme hakkından sonra taşınmazı arsa sahiplerine bedelsiz terk etmesi hukuki açıdan bir çok işlemi içeren, arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik, tamamen kendine özgü bir hukuki muamele niteliğinde olduğu, söz konusu sözleşmeden dolayı taraflar arasında kira akdi veya tahsil edilmiş bir kira geliri bulunmaması nedeniyle inşaat değerinin kira geliri olarak değerlendirilmesi suretiyle arsa sahibi adına kira geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 17.924,23TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Dairemizin 28/06/2021 tarihli ve 2021/4172 E., 2021/7406 K. sayılı ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, tespit edilen faydalı ve zorunlu imalat bedelinden, kiralananın tahliye tarihi ile kira sözleşmesinin sona erme tarihleri arasında kalan kira süresi ile orantılı bir indirim yapılması amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca davacının faiz talebinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur....
Ancak; 1-Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; somut emsal olarak incelenen 126 ada 43 parsel sayılı taşınmazın kadastro parseli olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın somut emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Kanunu hükümleri gereğince düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması gerekmediği halde, dava konusu taşınmazın kadastro parseli, emsalin ise imar parseli olduğu düşüncesiyle bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması, 2-Arsa niteliğindeki bir taşınmaz için ecrimisil hesaplanırken, bulunduğu mevkideki diğer arsaların dava tarihinden geriye doğru ecrimisil istenen süre içinde kiraya verilip verilmedikleri, veriliyor ise nasıl ve ne şekilde kiralandıkları taraflardan delilleri sorulmak suretiyle tespit edilip kira sözleşmeleri ibraz ettirilerek emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedel tespiti gerekir....
yapıldığı halde, 5 gün olarak belirlenen temel gün para cezasından da aynı oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


