WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Somut olayda; davacının yaşam koşullarının ve gelir durumunun değiştiği; uçak bakım teknisyenliği işinden ayrıldığı, 1400 TL emekli maaşı aldığı, evlendiği, çocuğu olduğu, eşinin evinde kaldığı, kira ödemediği, aracının bulunduğu; davalının ise 570 TL emekli maaşı aldığı, kira ve nafaka geliri bulunduğu, kira ödediği, dairesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, tarafların ekonomik durumlarının ilgili kurumlardan araştırılarak soruşturulmalı, resmi belgelerde istenilerek değerlendirilmeli; davacının azalan geliri ile davalının elde ettiği gelirin kıyaslanarak; davalının yoksulluğu tamamen sona ermesede takdir edilen yoksulluk nafakasından hakkaniyete uygun olan bir miktarda indirim yapılması gerikirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; bozmayı gerektirmiştir....

Mahkemece, sözleşmenin 6 ve 7.maddelerinde kararlaştırılan cezai şartı davalının ödemesi ve ancak BK’nun 161/son maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle 1.000 Tl cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının davalıya ait dükkanı 15.1.2008 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığı, sözleşmenin 6.maddesinde ”15.1.2008 tarihinde kiralanan yerine teslim edilmemesi halinde her gün için 50 TL’nin faiziyle ödeneceği” 7.maddesinde ise” sözleşmeden iki taraftan birinin vazgeçmesi halinde vazgeçen tarafın karşı tarafa iki yıllık kira bedeli kadar tazminat ödeyeceği” hükme bağlanmıştır....

KARAR Davacı alacaklı 01.03.2015 tarihli yazılı kira akdine dayanarak 14.12.2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2016 yılı Ağustos ayı bakiye kira alacağı 3.200 TL ile aylık 4.400 TL’den 2016 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları kira alacağının işlemiş faiziyle birlikte 21.139,87 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı kiracıya 16.12.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. ... Mahkemesince, kira sözleşmesine göre kiraya verenin ...ve ... olduğu, sözleşmenin ... vekili., ... vekili .. tarafından imzalandığı, dolayısıyla takibin de ...ve ... tarafından yapılması gerektiği, oysa takibi ...ve ... yaptığı, davayı ..., ... açtığı gerekçesiyle aktif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesi ekinde kiraya veren ve takip talebinde ismi yazılı...ve ...'...

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir....

Ancak kararlaştırılan cezai şart miktarının borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede yüksek olduğu hallerde cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay’ın oturmuş içtihatları gereğidir. Mahkemece bu gerekçe ile cezai şartta indirim yapılmış ise de indirim oranının makul seviyede yapılması gerekir. Cezai şartta %90 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Somut olaya gelince, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ecrimisil hesaplama yönteminin usulüne uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur....

merkezinin bittiği tarihten itibaren 20 yıl süre ile işletme hakkını şirkete devrettikleri, şirketin de hiç bir bedel talep etmeksizin arsa üzerine bir alışveriş merkezi yapılması işini taahhüt ettiği, arsa sahiplerinin alışveriş merkezi-taşınmaz edinme karşılığında arsasının tamamını şirkete vermesi ve karşılığında ise şirketin 20 yıl işletme hakkından sonra taşınmazı arsa sahiplerine bedelsiz terk etmesi hukuki açıdan bir çok işlemi içeren, arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik, tamamen kendine özgü bir hukuki muamele niteliğinde olduğu, söz konusu sözleşmeden dolayı taraflar arasında kira akdi veya tahsil edilmiş bir kira geliri bulunmaması nedeniyle inşaat değerinin kira geliri olarak değerlendirilmesi suretiyle arsa sahibi adına kira geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

Somut olayda, taraflar arasında 01.02.2020-31.12.2027 (31.12.2029) tarihleri arası belirli süreli kira sözleşmesi imzalandığı, yıllık kira bedellerinin ilk beş yıl 180.000 Euro, daha sonraki yıllarda 250.000 Euro yıllık kira bedeli olarak kararlaştırıldığ anlaşılmaktadır....

Davalının 09.04.2013 tarihli yazısı ile de kira sözleşmesinin 26.03.2013 tarihi itibariyle sona erdiği, taşınmazın 01.04.2013 tarihinde Beltur A.Ş’ye kiralandığı belirtilerek sözleşmenin 13. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın tahliyesi talep edilmiştir. Bu yazı 12.04.2013 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazın davacı tarafından boşaltılmaması üzerine Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince 02.04.2013 tarihli ve 4661 sayılı yazı ile Üsküdar Kaymakamlığından uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca işlem yapılması istenilmiştir....

göre taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, kira süresinin dolması ile, kira akdinin süresiz hâle gelmeyip sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının fuzuli şagil durumuna düştüğü gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu