Karar sayılı kararında; "...Dava, ipotekle yükümlü taşınmaz malikinin, ipotek borçlusunun borcunu ödemeyi yüklenen şirkete karşı açtığı, davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın, yapılan ödemelerin ve yapılması gerektiği halde yapılmayan ödemelerin tespiti ile yapılması gerektiği halde yapılmayan ödemelerin tahsili talebi bakımından belirsiz alacak istemli bir davadır. Tarafların özel hukuk tüzel kişisi- tacir olduğu, aralarında kira ilişkisi bulunmadığı ve talep edilen alacak da kira bedeline ilişkin olmadığından, davaya bakmakta Sulh Hukuk Mahkemesi görevli değildir. Dava şartı olan mahkemenin görevi, ilk derece Mahkemesince res'en inceleme konusu yapılmalı ve göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olmuştur....
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istemli icra takibine yönelik kısmi itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalılar vekilinin, davalı ...'nın kefilliğine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı ile davalılardan ... arasında 01.05.2003 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi yapılmış olup, davalı ... adi kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Kefaletin bu niteliğine göre doğrudan adi kefil hakkında icra takibi yapılamaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak adi kira ve hasılat kiralarına ait örnek 13 nolu ödeme emri ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; tahliyesi istenen taşınmaz üzerinde, takibi başlatan alacaklı dışında, birden fazla kişinin hissesinin bulunduğunu, kiralayanların birden fazla olması sebebiyle aralarında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu ve dolayısıyla icra takibinin taşınmazın tüm hissedarları tarafından birlikte yapılması gerektiğini, bu haliyle hakkında başlatılan icra takibinin geçersiz olduğunu...
Ancak kira süresi dolmadan kiralayanların haksız eylemi ile davacı kiracının otelden çıkartılması, 5 yıllık kira sözleşmesi süresince kullanılacağına güvenilerek kiracı tarafından otele klimaların takılıp otelin ancak 2 yıl kadar kullanabilmesi karşısında otele takılan klimaların bedellerinin de davacı tarafça talep edilen faydalı ve zaruri masraflar toplamı içinde değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamakta ise de kira sözleşmesinin 4/ab) maddesindeki düzenleme karşısında ve klimaların kiracı tarafından 2 yıl süre ile kullanılması da dikkate alınarak bu klima bedellerinde hakim tarafından hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....
ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda, davalı ... A.Ş. vekili, müvekkilinin uzun süreli araç kiralama işi yaptığını, hukuken işleten olmadığını ve husumet yöneltilemeyeceğini, aracın 23.06.2011 başlangıç tarihli 36 aylık kira sözleşmesi ile kiralandığını, kaza tarihi olan 28.03.2012 tarihinde......
Davalı ile Beşikdüzü Belediyesi arasında aynı taşınmazlara ilişkin 01.01.2018 tarihli kira sözleşmesinin yapıldığı, ilgili taşınmazlara yönelik kira sözleşmesi mevcut iken aynı taraflar arasında sonraki tarihli bir sözleşmenin yapılması ile önceki tarihli sözleşmenin şartlarının değiştirildiği, sözleşme serbestliği ilkesi uyarınca tarafların akdin muhtevasını yasal şartlar içerisinde değiştirme haklarının mevcut olduğu, 01.01.2018 tarihli kira sözleşmesi ile tarafların akdin muhtevasını belirledikleri anlaşılmakla, 01.03.2015 tarihli önceki kira sözleşmesi hükümlerinin devam ettiği iddiasının TMK'nın 2 nci maddesine aykırı olacağı, 4....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle tahliye istemli eldeki davada, davalı ile önceki malik... arasında kira ilişkisinin bulunup bulunmadığı, davacının yeni malik olarak kabulünün mümkün olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. III. ÖN SORUN 12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce; mahkemece direnme olarak adlandırılan kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı ve kararın temyiz incelemesinin Özel Daire tarafından mı yoksa Hukuk Genel Kurulunca mı yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. IV. GEREKÇE 13....
ve birleşen dosya davalısı ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin davacının şahsı ile ilgili haksız fiil ikası dosyaya yansımadığından reddine, davalı ... ... aleyhine açılan iş bu dosyada ve birleşen dosyada 1.000.000 TL kira zararı olduğu, kira ile ilgili herhangi bir belge sunulmadığı, bilirkişi raporlarının belgesiz hali ile düzenlendiği, bu nedenle %80 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçe gösterilerek, 202.000 TL'nin 06.06.2002 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı ... ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2013 gün ve 2013/1402 Esas- 2013/6660 Karar sayılı ilamı ile " Davacı vekili davada ve birleşen davada davalıların sorumlu olduğu sahte vekaletnamenin düzenlenmesi ve 176 parselde kayıtlı taşınmazının sahte vekaletname ile elinden alınması neticesinde mahkeme kararının kesinleştiği tarihe kadar (21.05.2009) geçen süre içerisinde mahrum kaldığı kira geliri nedeniyle...
Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir. Önemli ayıp durumunda kiracının sözleşmeyi fesih hakkı saklıdır. 307. maddesine göre kiracı, kiralananın kullanımını etkileyen ayıpların varlığı halinde, bu ayıpların giderilmesine kadar geçen süre için, kira bedelinden ayıba orantılı indirim isteyebilir. Ayrıca 308. maddesine göre de; kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 301. maddesi (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanununun 249/1 maddesi) hükmü gereği kiraya veren kiralananı kararlaştırılan tarihte sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür....
Dosya kapsamına göre 5237 sayılı TCK‘nin 211. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı halde, sanıkların cezasından bu madde uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında “01.03.2010“ şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu kira sözleşmesinin mahkemeye ibraz edildiği tarih olan “15.03.2011“ olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA, 03.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....


