WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Temyiz Sebepleri Borçlu temyiz başvurusunda; takip talebinde tahliye talebinin olmadığı takip dosyasında alacaklı olarak...yazılı iken, sonrasında tekrar ödeme emri düzenlenerek alacaklı olarak ... yazıldığını, ilk derece mahkemesinin yaptığı ödemeleri...adına yapıldığından bahisle ödemelerin geçersiz olduğu kanısına varmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı ödenmemiş herhangi bir kira borcu bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık alacaklının, borçlunun icra takibine itirazının kaldırılması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 269. maddesi 3. Değerlendirme Kira sözleşmesine dayalı takipte takip alacaklısı kira sözleşmesinde kiraya veren sıfatı ile imza atan kişi (sözlü akitte kiraya veren olarak belirlenen kişi) dir. Kira sözleşmesinde kiraya veren birden fazla kişi olabilir. Bu halde, ilamsız tahliye takibinin kiraya verenlerin tümü tarafından birlikte yapılması gerekir....

Şu kadar ki, bu şekilde işlem yapılması 132 ve 135 inci maddelerdeki hakları ortadan kaldırmaz. Kiracı ihtara rağmen kira paralarını icra dairesine yatırmazsa hakkında 356. madde hükmü kıyasen uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde uyarınca uygulanması gereken aynı kanunun 356. maddesinde de “Yukarda ki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır” hükmü yer almaktadır. Somut olayda kiracı ......

Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 27.09.2010 tarih 2008/3129 E.-2010/2546 K.sayılı kısmen kabul kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilerek Dairemize gelmiş, Dairemizin 02.05.2011 tarih 2011/2315 E-7490 K sayılı kararı ile ''İstek, kira sözleşmesine dayanan bir kira tesbiti davası olmayıp, kiralananın sözleşmenin amacına uygun kullanılamamasına dayanan indirim davası olduğundan ve davacı tarafın dayandığı sözleşmede yıllık kira parası dikkate alındığında davacının bu talebi hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkemece; ......

Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir(Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K .). Genel tatil ücreti yönünden de bu ilkelere göre takdiri indirim yapılması gerektiği açıktır. Mahkemece, taktiri indirim yerinde isede, davacı işçinin genel tatil ücretinden %60 oranında yapılan indirim hakkın özünü zedeleyecek mahiyette fahiş olup daha makul bir indirim yapılması için de hükmün bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

ye alacaklının 07.01.2020 müdürlük havale tarihli talep dilekçesi ile İİK md. 150/b gereği muhtıra gönderilmesinin talep edildiğini, gönderilen muhtıraya karşılık 22.01.2020 tarihinde icra dosyasına itiraz dilekçesi sunulduğunu, alacaklının kira ödemelerinin icra dosyasına yapılması gerektiğine yönelik 150/b gereği sorumlulukları hatırlatılarak ihtar gönderilmesi talebinin müdürlüğün 30.01.2020 tarihli kararı ile reddedildiğini, kararın şikayet hususu yapılması üzerine, ... 25....

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu bilirkişi raporunda tespit edilen toplam gecikme cezasından %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesi ile 15.420 $ alacağın kooperatiften tahsiline dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2008/7818 E., 2009/3871 K. sayılı ilamı ile taşınmazın bulunduğu mahalde davacılara isabet edecek bağımsız bölümlerden elde etmekte mahrum kaldıkları kira kaybı hesaplattırılarak bu miktarın, hesaplanan cezai şart miktarı ile karşılaştırılması sonucuna göre bir indirim yapılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, bağımsız bölümlerin teslim tarihi itibari ile 21.09.2002 tarihindeki kira getirisinin 20.616$ olduğu belirtilerek, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasası'nın 18.maddesinin 2. fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiğinden bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılmaması, 3-2942 sayılı Yasa'nın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir....

indirim yapılması da yerinde bulunmamaktadır....

Bozmaya uyan Mahkemece; 24.05.2018 tarihli ve 2015/170 E., 2018/495 K. sayılı kararla; kira ilişkisinin 1990 yılında başladığı, 01.09.2010 tarihli sözleşmenin rayici yansıtmadığı, hak ve nesafete göre verilip kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, kiracının tacir olduğu işyeri kiralarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344 üncü maddesinin yürürlüğünün 2020 yıla kadar ertelenmesi sebebiyle 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacağından yeni dönem kira bedelinin hak ve nesafete göre tespitinin talep edilebileceği, mecura 2013 tarihinde aylık 1.300 TL kira ödenmesi nedeniyle piyasa rayiçlerinin altında kaldığı, 01.09.2013 tarihi itibarıyla yeniden boş olarak kiraya verilmesi halinde aylık net kirasının 4.000 TL, brüt kirasının ise 5.000 TL olacağı, keşif neticesinde mecurun konumu, kullanım alanı, kullanım fonksiyonu, nitelikleri, piyasa rayiçleri dikkate alınarak resen ve takdiren %15 indirim yapılması gerektiği, davacılar Makbule ve Mehmet'in mirasçı olmadığı, davalı...

Davacı alacaklının, davalı borçlular hakkında kira bedellerinin tahsili amacıyla yaptığı tahliye istemli icra takibine, davalılar vekili tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine alacaklı, İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur. Mahkemece, borçluların itirazlarında kira akdini reddetmedikleri gibi 269/c maddesinde sayılan belgeleri de sunmadıkları, ödemeleri ispatlayamadıkları anlaşıldığından, borçluların itirazlarının yerinde olmadığı, temerrüdün sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemline ilişkindir. İcra takibi ile borca itiraz üzerine icra mahkemesinde açılan itirazın kaldırılması davası, birbirini tamamlayan ve bütünlük arz eden takip hukuku işlemleridir....

UYAP Entegrasyonu