Bu durumda davacının kira bedellerinin ödenmemesi nedenine dayanarak açtığı kiralanan malın iadesi talepli davanın sulh hukuk mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.nın 21. ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık, davalının kendisine ait olmayan alanı kiraya verdiğinden bahisle peşin ödenen bir yıllık kira parasının, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, davaya konu alanın 01.07.2006 tarihli kira sözleşmesi ile ATM cihazı konulması için davalıdan kiralandığını ve bir yıllık kira bedelinin peşin ödendiğini, sonrasında Bağlar Belediyesinin, ATM'nin yol üzerinde kaldığından işgaliye bedeli talep etmesi nedeni ile, sözleşmeyi 14.08.2007 tarihinde keşide ettikleri ihtarname ile feshettiklerini belirterek, bir yıllık peşin ödedikleri kira parasının sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte ATM cihazının yol üzerinde kaldığı, davalıya ait alanda kalmadığından, davanın kabulü ile peşin ödenen kira parasının iadesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....
Bununla beraber işletmenin iadesi anında kiralananda meydana gelen kıymet noksanı, kiracının her türlü önlemi almasına rağmen mücbir sebepten ortaya çıkmış veya kiralayananın kusuru ile meydana gelmişse, kiracı bunlardan dolayı sorumlu olmaz. Hasılat kirasına ilişkin defter tespiti ve hasılat kirasında kiralanan şeyin iadesi anında nelerin talep edilebileceği konusundaki bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Sözleşmede kira süresinin 3 yıl olduğu, kiranın 1.yılı için 16.000, 2.yılı için 18.000 ve 3.yılı için 21.000 TL olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 25.maddesinde de deftere giren demirbaşlar için her yıl 5.000 DM kullanma kirasının ödenmesinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Bu nedenle, sözleşmenin 25.maddesindeki demirbaşlar için ödenecek kira da kira bedelinin bir parçasıdır. Bu kısma ait deftere giren demirbaşların durumları ise yukarıda sözü edilen BK’nun 292. ve 293.maddeleri hükümlerine göre ancak kiralananın iadesi anında değerlendirilebilir....
K A R A R Davacı, 19.8.2003 tarihli protokol ile davalıya ait hastaneyi 10 yıl süreyle aylığı 90.000.000.000 liraya kiraladığını, ikinci yıl aylık kira bedelinin 116.820.000.000 TL'ya çıkartıldığını, 20.2.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5283 sayılı yasa uyarınca hastanenin Sağlık Bakanlığı'na devredildiğini, protokol gereği ... aylık dönemler halinde ödenen kira bedelinden yasanın yürürlüğe girdiği 20.2.2005 tarihinden sonraki döneme isabet eden 29 güne tekabül eden 112.926.000.000 TL'nin iadesi gerektiği halde ve 1.6.2005 tarihli ihtara rağmen ödenmediğini ... sürerek 112.926.000.000 TL'nin 20.5.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın dava dışı Sağlık Bakanlığı'na yöneltilmesi gerektiğinden sözedilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"Davacının ---- ödeme yapması otomatik olarak müvekkilini, davacıya karşı rücu borçlusu kılmayacağını, davaya konu fatura -----dönemi bayilik sözleşmesinin erken sonlandırılması nedeniyle yapılan peşin ödemenin geri alınması mı yoksa---- rekabet kurumu kararı nedeniyle mi veya başka bir nedenle mi düzenlenmiş olduğunun belli olmadığını, ---- bir alacağının olup olmadığının da tespit edilmediğini, faturada gösterilen alacak sebebi ile davacının gösterdiği alacak sebebi biri biriyle çeliştiğini, fatura üzerinde alacak sebebi ---- yevmiye nolu sözleşme ile ------rekabet kurumu kararına uyarlandığını, dava dilekçesinde davanın temeli ----- nedeniyle bakiye kalan süreye ilişkin önceden ödenmiş olan intifa/kira bedelinin iadesi olarak gösterilmiş iken fatura üzerindeki açıklama ile uyuşmadığını, davacının buna itiraz etmesi faturayı iade etmesi gerektiğini, tekrar edilmesi halinde de kanuni haklarını kullanarak yargıya taşıması gerekirken bu yollara...
Dava, kiracı tarafından davalı kiralayana ödenen kira bedeli, depozito, taşınma masrafı ve tespit masrafı alacağının tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kiracı vekili;Müvekkilinin davalıya ait taşınmazı kiralaması sonrası taşınmazdaki parkelerde kurtlanmalar olduğunun anlaşılması üzerine taşınmazda yapılan tespit ile taşınmazın insan sağlığı için uygun olmadığından taşınmazı zorunlu sebeplerden dolayı tahliye ettiğini, taşınmazdaki gizli ayıp nedeniyle, davalıya ödenen 1.250 TL kira bedeli, 2300 TL taşınma masrafı, 1.047 TL tespit ve noter masrafı, kira akdi ile birlikte davalıya ödenen 1.000 Dolar tutarındaki depozitonun iade edilmediğini, iadesi için yapılan icra takibine de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve alacağın %40'ı oranında icra tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Davacı kiracı kira bedelinin 15.3.2001 tarihi itibariyle 400 dolar üzerinden ödenmesinin kararlaştırıldığını yazılı delil ile isbatlayamadığına göre, kiralayan davalının aylık 500 dolar üzerinden talepte bulunması doğrudur. Açıklanan nedenle davacının kira bedeli ile diğer masraf kalemlerine ilişkin isteğinin reddi yerine kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3- Davacı mecuru tahliye ettiğine göre, kira sözleşmesi akdedilirken ödediği depozitonun da iadesi gerekir. Bu nedenle ödenen 500 dolar depozitonun davacı talebi gözetilerek tahliye tarihi olan 15.10.2002 tarihi itibariyle YTL. karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....
Bu ihtarname ile, tebliğden itibaren 3 iş günü içinde cihazın ve kira bedelinin iadesi talebinde bulunularak muvafakat geri alınmış, ihtarname davalıya 21/03/2019'da tebliğ edilmiştir. Sürenin dolduğu tarih itibari ile sözleşmede kiraya ilişkin bir düzenleme bulunmadığından sarf malzemesi alımının yapılması gerektiği değerlendirildiğinde, davalı tarafça sunulan 27/03/2019 tarihli sipariş formu ile bu yönde girişimde bulunulduğu anlaşılmışır. Her ne kadar sipariş ... Tıbbi Cihazlar şirketine yapılsa da yukarıda açıklandığı üzere şirketler arasında fiili bağlantı bulunmaktadır. Davalının sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığı ve davalının kullanımının hukuki dayanağının bulunduğu, ihtarname ile muvafakatin geri alınmasını/sözleşmenin feshini gerektiren bir durumun bulunmadığı, dolayısıyla davalının zilyetliğinin haklı dayanağının zedelenmediği ve ihtarname ile rızanın geri alınmasının davalının haksız kullanımda bulunduğu anlamına gelmediği değerlendirilmiştir....
Dava, depozito bedelinin iadesi ve kira bedellerine karşılık verilen senetlerin iptali istemine ilişkindir....
Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi sözleşmenin 4/a maddesine göre ilk ödemenin yapıldığı tarih olan 11.11.2010 tarihi olup baz istasyonunun söküldüğü tarih olan 08.04.2011 tarihine göre kullanılmayan kira süresi 19 aydır. Davacı 10.4.2012 tanzim tarihli ve 13.4.2012 tebliğ tarihli ihtarname ile 19 aylık kullanılmayan kira bedelinin tahsilini talep etmiştir.Ancak davacı sözleşmenin 2/a maddesine aykırı hareket etmek suretiyle kendi kusurlu eylemi ile baz istasyonunun sökülmesine ve kira sözleşmesinin haksız fesih suretiyle sona ermesine neden olmuştur. Kira sözleşmesinin 6/b maddesinde fesh-i ihbar süresi olarak kararlaştırılan 3 aylık süre makul süre tazminatı olarak kabul edilip kullanılmayan 19 aylık kira süresinden düşülerek 16 aylık kullanılmayan kira bedelinin iadesine karar verilmesi gerekir. Açıklanan hususlara aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....


