WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Avukatınca ve katılma yoluyla da davalı A.. A.. avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R 1-Davalı A.. A.. avukatınca katılma yolu ile Karar Düzeltme isteminde bulunulmuş ise de, HUMK 442/2 maddesine göre, katılma yoluyla karar düzeltme hakkı sadece karşı tarafa verilmiş olmakla; davalı A.. A..'nin, diğer davalının verdiği karar düzeltme dilekçesi nedeniyle katılma yoluyla karar düzeltme talebinde bulunamaz, anılan davalının dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan davalı D.. A... vekilinin karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir. SONUÇ: (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı A.. A..'nin katılma yoluyla verdiği karar düzeltme dilekçesinin reddine, (2) numaralı bent gereğince davalı D.....

KARAR Dava, kullanılan kredi nedeniyle emekli maaşına konulan blokenin iptali ile 5.000,00 TL alacak isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş, davacı ise katılma yoluyla temyiz talebinde bulunmuştur. 1-Davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalının temyiz dilekçesinin, 17.10.2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacının katılma yoluyla kararı temyiz ettiğine dair dilekçenin 31.10.2016 tarihinde verildiği anlaşılmaktadır. HUMK.'...

Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2016 gün ve 2015/293-2016/496 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı/karşı davacı vekili ve katılma yolu ile davacı/karşı davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Mahkemece verilen kararın davalı/karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davacı/karşı davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, yapılan ilk incelemesinde, davalı/karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı/karşı davalı vekiline tebliğinden sonra davacı/karşı davalı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz süresi içerisinde temyize cevap dilekçesi ibraz edildiği ve işbu dilekçede temyize cevapların yanı sıra temyiz istemleri de belirtilmek suretiyle kararın bozulmasının talep edildiği, katılma yoluyla temyiz süresi içerisinde ibraz edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden; davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davacı erkeğin katılma yoluyla temyiz talebinin incelenmesinde; Hükmün davalı kadın tarafından temyizine ilişkin dilekçe davacı erkeğe 17.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş; davacı erkek Kanunda öngörülen on günlük süre (HUMK m. 433/2) geçtikten sonra 11.07.2016 tarihli temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazları bildirerek katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunmuştur....

Davalıların 23.11.2016 tarihli dilekçe ile temyizden feragat etmesi karşısında, davacının temyizinin katılma yoluyla temyiz niteliği taşımadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz talebinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.07.2017 gününde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanıklar ..., ... hakkında hırsızlık,mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Müştekinin 25.06.2013 tarihli celsede davaya katılma talebinde bulunmasına karşın davaya katılma talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş ise de müştekinin 11.07.2013 tarihli celsede sanıklar ... ve ... haklarındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesinin katılma talebini hükümsüz kılacağından, hükümleri temyiz yetkisi bulunmayan müştekinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 2-Sanıklar ...,......

'ın yargılama aşamasında sanıktan şikayetçi olup katılma talebinde bulunduğu, ancak müşteki ... 'ın soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmadığı gerekçesi katılma talebinin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, takibi şikayete bağlı olmayan hayati tehlike geçirecek nitelikte kasten yaralama suçu yönünden soruşturma aşamasında şikayetçi olunmamasının yargılama sırasında davaya katılmaya engel teşkil etmeyeceği, bu itibarla katılma talebinde bulunan ve süresinde temyiz dilekçesi verip kararı temyiz ederek katılma iradesini gösteren müşteki Murat ve vekilinin 5271 sayılı CMK'nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla; kamu davasına katılma taleplerinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede, 1) Soruşturma aşamasında dinlenilen tanık ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, müştekilerin 30/09/2015 tarihli duruşmada alınan beyanlarında şikayetçi olduklarını ancak davaya katılmak istemediklerini belirttikleri, müştekiler vekilinin 04/01/2016 havale tarihli dilekçe ile ve aynı tarihli duruşmada davaya katılma talebinde bulunması üzerine mahkemece katılma talebi müştekilerin daha önceki celsede katılma talebinde bulunmadıkları gerekçesi ile reddedilmiş ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/15-289 Esas, 2014/342 sayılı kararında da belirtildiği üzere; katılma hakkı bulunan kişinin kovuşturmanın başlangıcında bu hakkını kullanmamış olması, şikayetinin devam ediyor olması şartıyla sonradan bu hakkını kullanmasına engel oluşturmayacağından, katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılan müştekiler vekilinin talebi dikkate...

Somut olayda davalı vekilinin hükmü temyiz etmemiş sayılmasına dair verilen ek karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğine göre davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin de temel dayanağı ortadan kalkmış olduğundan davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, davacının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda davalı vekilinin hükmü temyiz etmemiş sayılmasına dair verilen ek karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğine göre, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin de temel dayanağı ortadan kalkmış olduğundan davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, davacının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu