Dava, 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nin temyiz edilemeyen kararlar başlıklı 362. maddesine göre bölge adliye mahkemelerinin, kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Açıklanan kanun maddeleri ve davanın niteliğine göre temyiz istemine konu davanın temyizi kabil olmayan davalardan olduğu belirlenmiş ve belirlenen bu sonuca göre davacı tarafın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir....
Dava, 6831 sayılı Yasa'nın 9. maddesine istinaden yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nin temyiz edilemeyen kararlar başlıklı 362. maddesine göre bölge adliye mahkemelerinin, kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Açıklanan kanun maddeleri ve davanın niteliğine göre temyiz istemine konu davanın temyizi kabil olmayan davalardan olduğu belirlenmiş ve belirlenen bu sonuca göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir....
Tüm dosya kapsamı, yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve yerleşik yargıtay uygulamaları birlikte değerlendirilerek; görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınabileceği, uyuşmazlık konusu binada kat mülkiyetine geçildiği, ihtilafın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri çerçevesinde çözümlenmesinin gerektiği, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ek – 1. maddesi uyarınca üzerinde kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulu bulunan ana taşınmazlarla ilgili her türlü davaya değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Hahkemesinde bakılması gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 29.01.2009 tarih ve 2007/965 Esas 2009/37 sayılı kararıyla; Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan nedenlerle davalının binada projeye aykırı olarak yaptığı aykırılıkların giderilerek tasdikli projeye uygun hale getirilmesine karar verilmiştir. Kararın icra dosyasında infaz için işleme konulması üzerine aykırılıkların kısmen yerine getirilmesi ve bir kısım yerdeki aykırılığın giderilmesi için binadakilerin tahliyesi, doğal gaz, elektrik ve suyun kesilmesi gerektiğinden işleme ara verilmiştir. Alacaklı vekili talebiyle infazın sağlanması amacıyla gün tayin edilmiş, su, elektrik ve doğal gazın kesilmesi için ehil kişilerin görevlendirilmesi istemli müzekkereler ilgili yerlere yazılmıştır. Borçlu insan ve eşyanın tahliyesine ilişkin mahkemeden karar alınmadan infazın gerçekleştirilemeyeceğinden bahisle İcra Mahkemesi'ne şikayette bulunmuştur....
Bu durumda davacı tarafından açıkça talep edilmeden mahkemece talep aşılarak dava konusu taşınmazdan davalının tahliyesine karar verilmesi, 2-Dava Kat Mülkiyeti Yasasından kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi davası olup bu niteliğine göre maktu vekalet ücretine VE MAKTU HARCA hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine VE NİSBİ HARCA hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak yere elatmanın önlenmesi isteminden ibarettir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir....
O halde eldeki uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti kanunun 17/3. maddesinin "kat irtifakı ---- tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi -------- yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" uygulama alanı bulacağı, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı ve görevli mahkemenin -----olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmış, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
yerleri ve imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi yerlerin ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararla açılabileceğini, bu kararın yöneticinin veya kat maliklerinden birinin istemi üzerine bütün bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki sahifelerine şerh verilir dediğini, ancak hiçbir kat sakininin oradaki faaliyeti onaylamadığını, müvekkillerinin binalarında imalathane istemediklerini, yine aynı kanunun 19.maddesi gereği de kat malikleri, ana gayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olduklarını, belediyenin inşaat yapı ruhsatına göre imalathane olan dükkan depo olarak gözüktüğünü, inşaat yapı ruhsatına aykırı olarak binada değişiklikler yapıldığını, böyle bir durumun hukuka aykırı olduğunu, yapılan değişikliklerin bina sakinleri için tehlike arz ettiğini, yakın zamanda ...'...
Dava kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan tapuda mesken olarak belirlenen bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılması sebebiyle eski haline getirme istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûle ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 1.480,00.- TL’nin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 04/07/2017 günü oy birliği ile karar verildi....
Dava; kat mülkiyetinden kaynaklanan ve davalının projeye aykırı yapmış olduğu işlemler nedeni ile meydana gelen hasardan kaynaklanan kötü durumun giderilmesi istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir....


