WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/219 Esas-2009/93 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde davacının daha önce dava konusu yerlere elatmanın önlenmesi istemiyle açtığı bir davanın bulunmadığı, diğer kat malikleri tarafından aynı davalı aleyhine elatmanın önlenmesi davaları açılmış olması bu davanın davacısı farklı olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1. bendinde belirtilen aynı dava niteliğinde olmadığı, bundan ayrı Kat Mülkiyeti Yasasından kaynaklanan elatmanın önlenmesi davalarında uzun süreden beri projeye aykırı kullanıma ses çıkarılmamış, ancak daha sonra dava açılmış olması iyiniyet ve dürüstlük kuralları içinde değerlendirilmeyip kat maliklerinin her zaman dava açabilecekleri Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmiştir. Davacının bağımsız bölümünü projeye aykırı durumu görerek satın almış olması da projeye aykırılığın eski hale getirilmesini isteme hakkını ortadan kaldırmaz....

Maddesi gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan; mahkemece davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken..." şeklindeki gerekçesi ile, taraflar arasındaki ihtilafın Kat Mülkiyeti hükümlerine göre değil, genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiğine vurgu yaparak, Kat Mülkiyeti Kanunun'dan kaynaklanan ihtilaflarda görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin değil, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna hükmetmiştir. Buna rağmen, temyize konu ilk derece mahkemesince Kat Mülkiyeti Kanunu'na atıfta bulunularak davayı reddetmesi ve kararın Dairemizce de onanması çelişkidir; Zira, 18....

Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamış, sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de "Kararın Düzeltilerek Esas Hakkında Hüküm Kurulması" kararı üzerine birleştirilen dava yönünden ayrıca hüküm kurulmamış olması kanun hükmüne aykırıdır. Zira asıl ve birleştirilen davaların tahkikat aşaması ortak olmakla birlikte, bu davalar esasen bağımsızlıklarını korurlar, asıl ve birleştirilen davaların her biri hakkında anılan madde hükmüne uygun olarak ayrı ayrı ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Öte yandan; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesince eski hale getirme yönünde hüküm kurulduktan sonra, davalıya, aykırı eylemlerine son vermesi yönündeki uyarıyla birlikte, makul süre takdir edilmiştir....

Dava tarihi itibariyle ortak alanda köpek beslendiği ve köpek kulübesi vs. yapılarak kullanıldığı tespit sırasında alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığına göre davalının bu yöndeki el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, keşif sırasında köpeklerin ve köpek kulübesinin bulunmadığı, bahçeye konulan eşyaların kaldırıldığı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi, 2-İcra ve İflas Yasası'nın 30. maddesinde bir işin yapılmasına (yerine getirilmesine) ilişkin ilamların ne şekilde infaz edileceği açıkça hükme bağlanmış olup; mahkemece yapılmasına hükmedilen işlerin kendilerine tanınan süre içinde yerine getirilmesiyle yetinilmesi gerekirken davalı tarafından yapılmadığı takdirde masrafı davalıya ait olmak üzere mahkeme kararının icra müdürlüğünce infaz edilmesine de karar verilmek suretiyle infaz aşamasında yapılacak işleri de kapsar biçimde hüküm kurulmuş olması, 3-Dava Kat Mülkiyeti Yasasından kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve eski...

Mahkeme tarafından konutların bulunduğu binaya ilişkin tapu kayıtları getirtilmiş ve sigortalı konuta ait tapu kayın örneğinden kat mülkiyetinin kurulduğu anlaşılmıştır. 634 sayılı kat mülkiyeti Kanunu'nun 19. Maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun Ek 1. Maddesinde kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümleneceği " düzenlemesine yer verilmiştir. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece ; kat mülkiyeti kanunu hükümlerine göre davada Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan HMK'nun 115/2 Maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, projeye aykırılığın eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir....

Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin geçersiz olduğunun tespitine, birleşen dosya davalılarının 1201 parseldeki yapıya müdahalelerinin men'i ile bu parsel üzerinde bulunan yapının kal'i ve eski hale getirilmesine ve taşınmazdan tahliyelerine, 1207 nolu parselinde kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edilen yapının kal'i ile eski hale getirilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir....

Mahkemece, davalı tarafından yetki itirazında bulunulmadığı halde “Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi hükmüne göre bu nitelikteki uyuşmazlıklarda ana taşınmazın bulunduğu yerin Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu ve bu yöndeki yetkiye ilişkin düzenlemenin kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık; kat mülkiyeti kanunundan değil taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı verip vermeyeceği noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı ...nun 17.maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü getirilmiştir....

Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında; 994 ada 52 nolu parselde kayıtlı bulunan ana taşınmazda kat mülkiyetinin tesis edilmiş olduğu bildirilmiştir. Somut olayda davacı ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan bina yönetim sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce ve haksız olarak feshedildiği iddiasıyla yönetim ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin açılan dava, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında olup, kanunun ek-1 maddesi hükmüne ve 6100 sayılı H.M.K'nun 4/1-ç maddesine göre bu kanunundan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklara ilişkin davalara taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar....

Dava, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan kullanırken verilen rahatsızlığın giderilmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2017 yılı için 41.530.-TL'dir. Temyize konu edilen miktarın 2017 yılı kesinlik sınırının altında olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararın temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/03/2019 günü oy birliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu