WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Şu halde, dava konusu olay 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığından aynı kanunun Ek 1. maddesindeki özel düzenleme gereği davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesine aittir. Davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi HMK'nun 2,4, 114/1-c ve 115. ve Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ek 1. Maddesi gereğince görevsizlik kararı vermesi gerekirken esas yönünden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, hükmün görev yönünden bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun esas yönünden inceleme yapmak suretiyle onama görüşüne katılmıyoruz....

Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. (24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK) Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın Ek-1 maddesi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır. Açıklanan nedenlerle bu davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu halde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de, sigortalının kat maliki olduğu ve sitenin de birkaç parselden kurulu olup davalının taraf ehliyeti bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli görülmemiştir....

Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. (24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK) Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın Ek-1 maddesi Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür. Açıklanan nedenlerle bu davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu H.M.K.'nın 114-115. Maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davacı, dava dilekçesinde konut sigorta sözleşmesi gereğince sigorta şemsiyesi altına aldığı konutun üst kattaki daireden sızan sular nedeni ile meydana gelen zararı sigortalısına ödediğini ileri sürerek üst kattaki dairenin kat malikinden rücuen alacak isteminde bulunmuştur. Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir(24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK). Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın Ek-1 maddesi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır....

Mahkeme: Dava konusu uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı kanaatiyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir. İstinaf sebepleri: Davacı, mahkemenin görevsizlik kararının hatalı olduğunu, davalının kiracı olduğunu, ihtilafın 1163 sayılı Kooperaitf Kanunu 99. maddesinden kaynaklandığını, tarafların tacir olmaları sebebiyle Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu savunarak görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir....

Ancak; 1-Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18/1. maddesinde “Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.”, 19. maddesinde ise “Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz....

Asliye Hukuk Mahkemesi ihtilafın Kat mülkiyetinden doğduğu gerekçesi ile sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu düşüncesiyle görevsizlik kararı vermiş ise de tüm dosya kapsamı ve davacı vekilinin talebi incelendiğinde ortada kat mülkiyetinden doğan yada kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan bir ihtilaf söz konusu olmayıp, davacının sadece terditli taleplerinden birisinin mümkün olduğu takdirde 2. katın yani tespiti istenen muhtesatın üzerinde kendi adına kat mülkiyeti kurulması talebinden ibaret olduğu, oysa davanın esasının muhtesatın aidiyetinin ve değerinin tespitine ve bedelinin tahsiline ilişkin olduğu ve taraflar arasında kat mülkiyetinden doğan bir ihtilaf söz konusu olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 17/son maddesinde “Kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana gayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti...

İlk derece Mahkemesince, apartman yönetiminin bu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, bağımsız bölüm maliklerinin, kat malikleri kurulu kararı ile de olsa yöneticiye yetki vermesi ve yöneticinin kat malikleri adına dava açması hukuken uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verlmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun "tarifler" başlıklı 2. maddesinin (b) bendinde, bu kanuna göre anagayrimenkulun bağımsız bölümleri dışında kalıp, korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarayan yerler "ortak yerler"; kat maliklerinin ortak malik sıfatıyla paydaşı bulundukları bu yerler üzerindeki faydalanma hakları da "kullanma hakkı" olarak tanımlanmıştır....

Mahkemece somut olayda, uzman bilirkişilerden alınan rapora göre dava konusu taşınmazda diğer kat maliklerine rahatsızlık verebilecek koku tespit edilmediği, mevcut doğal kokunun eser miktarda olduğu, çevreye yayılmadığı tespit edilmiş ayrıca davacının dayandığı dava konusu taşınmazın yönetim planının 5, 2 ve 4. maddelerinde mağaza ve dükkanın faaliyet gösterebileceğinin kararlaştırılmış olması, bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazın da dükkan/et satış mağazası olarak değerlendirilmiş olması, bu yönüyle de yönetim planına aykırı görülmemiş olması sebebiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan yönetim planına aykırılık nedeniyle hakimin müdahalesi, olmadığı takdirde tahliye istemine ilişkindir....

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; Bağımsız bölümde oluşan ve ortak alandan kaynaklanan zararların sorumlusunun kat malikleri olup davalı yönetimin bu davada taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, işyeri sigortası poliçesinden kaynaklanan hasarın ortak yerlerden kaynaklandığı iddiasıyla site yönetiminden rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 34.maddesinin 1.fıkrasında “Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), Kurula da (Yönetim Kurulu) denir.” Hükmü yer almakta, aynı Kanunun 35.maddesinde de yöneticinin görevleri sayılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu