Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı konkordato davasında verilen tedbirler sebebiyle icra iflas kanunundan doğan haklarının kullanmasının engellendiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile kesin mühlet tarihi itibari ile toplam alacağının 1.306.747,24 TL olduğunun kabulü ile Komiser heyeti tarafından kabul edilen 1.182.872,44 TL alacağa ilave olarak bakiye 123.874,8 TL asıl alacağın da faiz ve ferileri ile kaydına ve projeye dahil edilmesine, çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına fazlaya ilişkin hakların mahfuz tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ülke ve dünya çapında meydana gelen ekonomik kriz nedeniyle konkordato başvurusunda bulunduğunu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......
A.Ş ne ihbar edilmiş, ihbara cevabında, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı gözeltildiğinde, işbu dava konusu uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğini, mevcut dava dosyasında mübrez kira sözleşmesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu zararın Ortak Alanda yerleşik kiralananda meydana geldiği, kiralanan iş yerinin bulunduğu alan gözetildiğinde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun'da yer alan hükümlerin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin basiretli bir tacir sıfatıyla ... projesinin inşasını yıllar önce tamamlamış ve eksiksiz bir vaziyette site yönetimine devrini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin dava konusu hasarla ilgili hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D....
A.Ş ne ihbar edilmiş, ihbara cevabında, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı gözeltildiğinde, işbu dava konusu uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğini, mevcut dava dosyasında mübrez kira sözleşmesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu zararın Ortak Alanda yerleşik kiralananda meydana geldiği, kiralanan iş yerinin bulunduğu alan gözetildiğinde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun'da yer alan hükümlerin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin basiretli bir tacir sıfatıyla ... projesinin inşasını yıllar önce tamamlamış ve eksiksiz bir vaziyette site yönetimine devrini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin dava konusu hasarla ilgili hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D....
nun davalı olarak gösterilmediğini, arsa sahibi müvekkilleri tarafından davalı yüklenici hakkında eksik ve ayıplı iş bedeli ve ifaya izin talepli dava açıldığını, kararın Yargıtay'dan geçerek kesinleştiğini, davacının ifaya izin veren mahkeme kararını engellemek için yersiz olan bu davayı açtığını, yüklenicinin inşaatı projeye aykırı olarak yaptığını, davacının projede sığınak olan yeri terk etmeyerek, binanın projeye uygun yapılmasını engellediğini, kullanma izni alınamadığından müvekilleri ve kat maliklerinin zarar gördüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir....
Taraflar arasındaki kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan davalar (arsa paylarının düzeltilmesi) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça verilen dava dilekçesindeki taleplere ilişkin dayanak olarak gösterilen dava dosyalarının bu dava için kesin hüküm oluşturmadığını, önceki açılan davaların henüz kesinleşmediğini, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 20 nci maddesine göre kat maliklerinden herbirinin aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça ana gayrimenkulün bütün ortak yerlerinin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlü olduklarını, ancak taraflar arasında yönetim planı tanzim edilmiş olduğundan, giderlerin tespit ve tahsilinde ilgili yönetim planının 12 nci maddesinin dikkate alınacağını, davaya konu kararların ise kanuna ve yönetim planının 12 nci maddesine uygun olduğunu, aidat tespitinin mutad yönetim işlerinden birisi olup, adi sayısal çoğunlukla alınan kararlardan olduğunu, hatta bu kararlara dayalı olarak yönetim...
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2022/627 Esas KARAR NO : 2022/557 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : İFLAS İDARE MEMURLARI : 1- 2- 3- DAVA : Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan Davalar ( İlave Bağımsız Bölümün Tescili İstemli) DAVA TARİHİ : 22/03/2022 KARAR TARİHİ: 14/06/2022 K.YAZIM TARİHİ : 24/06/2022 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 04/01/2013 tarihinde parasını peşin ödeyerek davalı ... kooperatifinin inşaat halinde olan ... Blok ... ve ......
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " Her ne kadar ferdileşmeye gidilmiş bağımsız bölümlerde kat mülkiyeti kurulmuş ise de davalı kooperatifin fiilen işletme kooperatifi gibi çalışıp görev yaptığı bu nedenle aidat toplama hakkı bulunduğu gözetildiğinde,görevsizlik yönünde yapılan incelemede mahkememizin görevli olduğu kanaati oluşmakla, davalı taraf haksız fiili nedeniyle oluşan zararın tespiti talebinde bulunulmuş ise de davada 634 sayılı KMK m.28 -24 mad açısından da değerlendirme yapıldığında Yönetim planlarının bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olduğu, yine kat maliklerinin uymakla yükümlü oldukları bağımsız bölümlerin özgülenen amaca uyun kullanılmalarının asıl olduğu, ancak kooperatif yönetim planındaki "ana yapıda çarşı işhanı ara blok dışında kalan bütün bağımsız bölümlerde ana taşınmaz genel kurulunca aksine bir karar alınmadığı sürece münhasıran tekstil ürünleri ticareti yapılacaktır hükmünden kaynaklanan oluşan zarardan Kooperatif yönetiminin...
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi (yıkım), kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan davalar (gecikme tazminatı istemli) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince asıl davada davacının davasının kısmen kabulü, birleşen davada davacının davasının kısmen kabulü karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun asıl davanın davalılar yönünden esastan reddine, asıl davada davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Tüketici Mahkemesi gerekçeli kararında; Eldeki davada davacı yönünden asıl davada tefrik kararı verilerek işbu esasa kaydedildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret mahkemesi bakmakla görevli olduğu, ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrıldığı, nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da tacir olduğu ve "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davaları olduğu, Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklar olduğu, dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıkların mutlak ticari davalar olduğu, göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzeninden kaynaklandığından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği...


