Davacı vekili 16.01.2009 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin kat maliki ve aynı zamanda yöneticisi olduğu blokta, projede sığınak ve garaj olarak belirlenen ortak alanının projeye aykırı olarak üçüncü kişilere satıldığını ve bodrum katta işletme ruhsatı alınmadan faaliyette bulunulduğunu, davalı şirketin inşaatla ilgili yükümlülüklerini de tam olarak yerine getirmediğini, bu konuda üçüncü kişiye hem şifahi olarak hem de ihtar çekilerek uyarıda bulunulmuş ise de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, projeye aykırı durumun tespiti ile yapılan pay satışının iptaline, ortak alana yapılan müdahalenin önlenmesi ile projeye aykırı olarak yapılan tadilatların eski hâline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5.1. Davalı Hazal İnşaat Taahhüt Turizm Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili; iddiaları kabul etmediklerini, kat mülkiyeti kurulu olmayan binada apartman yönetiminin ne şekilde kurulduğunun belli olmadığını, yönetici sıfatıyla dava açan ...'...
(İzzet Karataş, Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ve Yüklenicinin Temliki İşleminden Kaynaklanan Davalar, Ankara 2009, sf. 48 vd). Ne var ki, henüz kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamış bir taşınmazda yapılan binadan bağımsız bölüm değil de bağımsız bölüme karşılık belirli bir miktar arsa payı devri satışı vaat olunmuşsa yasal engel bulunmadıkça arsa payının satış vaadi geçerlidir. Fakat vaat alacaklısına imar mevzuatına aykırı, kaçak ve yıkılması zorunlu bir binadan arsa payı satışı değil, münhasıran bağımsız bölümü vaadinde bulunulmuşsa, bağımsız bölümün yukarıda açıklanan sebeplerle tescili olanaksızdır. Kuşkusuz, kaçak yapıda bağımsız bölüme özgülenecek arsa payından da söz edilemeyeceğinden bu gibi sözleşmelerin ifa olanağı yoktur. İncelenen dosya kapsamına göre somut uyuşmazlıkta; Davalı vaad borçlusu ...’nin Üsküdar 2....
Mahkemece ödenen bedellerin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davalı kooperatif ödenen bedellerin kooperatif üyelik aidatı değil kooperatifin aynı zamanda site yönetimi olarak görev yapıyor olması nedeniyle Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan site aidat borcu olduğunu ileri sürmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda söz konusu bedelin hangi borçtan kaynaklandığı ise tespit edilmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları ve sair beyanları değerlendirilmemiştir....
a 25.12.2012'de dairesinin teslim edildiğini, davacıların ise teslime yanaşmadığını, ancak daireleri kullanmaya başlayıp kiraya verdiklerini, yapılan tespitt müvekkilinin sözleşme ile taahhüt etmediği işlerin bedelinin de talep edilmesinin haksız olduğunu, zaten teslim ile ihtirazi kayıt ileri sürmediklerini, sözleşmenin yanlış yorumlandığını, zira hiç bir maddede arsa paylarının yarıyarıya olacağına dair bir paylaşımın olmadığını, sözleşmenin eki olan krokide belirtilen dairelerin davacılara ait olduğunu, kalanlarının müvekkiline ait olduğunu, arsanın tapu tahsis belgesinin alınabilmesi için gereken 118.320,00 TL'yi arsa sahipleri yerine müvekkilinin ödediğini, buna ilişkin talep haklarının saklı olduğunu, kat mülkiyeti ve iskân belgesi alınması işlemlerinin henüz devam ettiğini, buna ilişkin davacıların bir zararı olmadan talepte bulunmalarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, ayrıca mimari projeye aykırılığın bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise...
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kat mülkiyetine tabi taşınmazın ortak alanlarında yüklenicinin ayıplı ifası iddiasına dayalı davalarda kat maliklerinin Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde yetki vermeleri hâlinde site yönetiminin tüm kat maliklerini temsilen dava açmalarının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır....
Yargıtayın aşağıdaki kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez: 1–Miktar veya değeri altımilyar liradan az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar, 2–8 inci maddede gösterilen davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar (8 inci maddenin II numaralı fıkrasının 6 nolu bendindeki davalar, bu fıkranın (1) numaralı bendindeki hüküm saklı kalmak koşuluyla; kira sözleşmesine dayanan tahliye ve akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan davalar hariç), 3–Görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları, 4–Hakemlerin verdiği hükümlerin ve bu Kanunun tahkim hükümlerine göre mahkemece verilecek kararların onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlar." şeklinde düzenlenmiştir....
irtifak ve kat mülkiyeti giderleri olarak tespit edildiğini, --------madde kapsamında ---- giderinin bu kapsamda yer aldığını,------ gelmemekte olduğunu, "kaçak bina" statüsünü ortadan kaldırdığını, bu belge alındıktan sonra tapu alabilmek için ek işlem ve giderlerin yapılması gerektiğini, --- tarihli genel kurulun 9/b maddesinde talep edilen bedelin sadece ve sadece ---- olduğunu, hiçbir şekilde birleşme protokolü kapsamında kalan iskan harçları, ---- numaralı harçlar, cins tahsisi, kat irtifak ve kat mülkiyeti giderlerini kapsamadığını, söz konusu Mahkeme kararının davacının iddiasının aksine genel kurul kararı için emsal veya kesin hüküm oluşmadığını, ---- maddesinin Kooperatifler Kanunu 52/1 maddesi hükmünün hukuk ve imar mevzuatı gereğince zorunlu olan yasallaşmanın bir gereği olduğunu, ----- kapsamında ----- alınmasının birleşme protokolü dışında davacılara dahil olmak üzere tüm kooperatif ortaklarının menfaatine bir durum yarattığını, bu fırsatın kaçırılması halinde konutların yıkımının...
mülkiyeti tesis edilebilmesi imkanı getirilmiştir, 3194 sayılı Kanun'a eklenen geçici 16. madde, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış imara aykırı ve kaçak yapılar için uygulanacağından içeriği itibarıyla geriye etkili olarak uygulanması öngörülmüş bir düzenlemedir, Usuli kazanılmış hakkın istisnası olan geriye etkili bir kanuni düzenleme olması nedeniyle anılan hükmün mahkemelerce eldeki davalar için de uygulanması gerektiği gibi, yeni düzenlemenin temyiz veya karar düzeltme aşamasında Yargıtay'ca da gözetilmesi gerekir....
(İzzet Karataş, Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ve Yüklenicinin Temliki İşleminden Kaynaklanan Davalar, Ankara 2009, sf. 48 vd). Ne var ki, henüz kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamış bir taşınmazda yapılan binadan bağımsız bölüm değil de bağımsız bölüme karşılık belirli bir miktar arsa payı devri satışı vaat olunmuşsa, yasal engel bulunmadıkça, arsa payının satış vaadi geçerlidir. Fakat vaat alacaklısına imar mevzuatına aykırı, kaçak ve yıkılması zorunlu bir binadan arsa payı satışı değil, münhasıran bağımsız bölümü vaadinde bulunulmuşsa, bağımsız bölümün yukarıda açıklanan sebeplerle tescili olanaksızdır. Kuşkusuz, kaçak yapıda bağımsız bölüme özgülenecek arsa payından da söz edilemeyeceğinden bu gibi sözleşmelerin ifa olanağı yoktur....
Tapu Müdürlüğünün cevabi yazısından davalı kooperatife ait tüm bağımsız bölümlere ait taşınmazların 03/01/2020 tarih ve ... numaralı işlemle kat mülkiyetine geçtiği bildirilmiştir.. ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... esas-2021/... karar sayılı dosyasında 06/09/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali için açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkememizce kooperatifte kat mülkiyetine geçildiği ve bu nedenle uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı gerekçesiyle HMK 1,634 sayılı yasanın Ek.1 maddeleri uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bam 5. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2023 tarih ve 2022/... Esas 2023/......


