WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.Dosya kapsamına göre somut olayda, davacı halefiyet esasına dayalı olarak sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuan tahsilini talep etmiş olup, davacı sigorta şirketi ise de dava dışı sigortalı ile davalı gerçek kişinin bağımsız bölüm maliki olduğu, uyuşmazlığın kat malikleri arasında oluşan haksız fiilden kaynaklandığı, uyuşmazlığın çözümünde kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla uyuşmazlığı Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13/12/2024 gününde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere...

Blok Bağımsız Bölüm No: ... bilgisindeki bağımsız bölümün müvekkiline satışı ile ilgili ile müvekkilinin aralarında sözleşme imzalandığını, müvekkil ile davalı şirket ... Ticaret Limited Şirketi arasında 08.07.2014 tarihli Gayrimenkul İnşaat ve Satış Vaadi sözleşmesi imzalandığını , sözleşmenin konusu, davalı satıcının yüklenicisi ve/veya satıcısı olduğu olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Pafta, Ada/Parsel: ..., ... Blok Bağımsız Bölüm No: ... bilgisindeki bağımsız bölümün, müvekkiline devri olduğunu, bu sözleşmeye göre satışa konu daire müvekkiline 30.09.2014 tarihinde teslim edilecekti....

Davacı, projesine aykırı olarak yapılan ve gizli ayıplı olması nedeniyle yıkılan bağımsız bölüm bedelinin ödetilmesini istemiştir. Davaya konu binanın gizli ayıplı olduğu, projesine aykırı yapılması ve kötü malzeme kullanılması nedeniyle yıkıldığı bilirkişi raporları ile sabittir. Bu durumda davacının bağımsız bölümün rayiç değerini talep etmesi mümkün olup, mahkemece bağımsız bölümün dava tarihindeki serbest piyasaya göre hesaplanan rayiç değerini hükme esas almasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan bu husus, Dairemizin 2014/8853 Esas 2014/15552 Karar sayılı 15.05.2014 tarihli ilamında da isabetli olarak belirtilmekle birlikte, binanın yıkılması ile zarar görenin arsa üzerindeki bağımsız bölüm olduğu, arsa tapusunun payı oranında davacıda kaldığı, bu nedenle arsa bedelinin ödetilmesine karar verilemeyeceği bozma nedeni yapılmıştır. Ancak, 26.01.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılan .......

Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan ... iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2023/662 Esas KARAR NO :2024/357 DAVA :Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ :25/08/2023 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı tarafından müvekkili adına kayıtlı bulunan İzmir Çeşme İlçesi ... Mahallesi ...8 nolu bağımsız bölüm ve.. parsel...olu bağımsız bölümde kain taşınmazlar üzerine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 27.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, bu ipotek tesislerinin hukuken geçerli bir usul takip edilmeksizin yapıldığını, borcun kaynağını oluşturan takibin dahi iptal edilmiş durumda olduğunu, davanın yetkili Mahkeme olarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinde açıldığını, müvekkilinin ......

Kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaat yapan yüklenicinin, yaptığı işin karşılığı olan arsa payını, BK’nın 364 üncü maddesi hükmü doğrultusunda, kural olarak arsa sahibine verilmesi gereken dairelerin teslimi anında talep hakkı doğar. Ancak taraflar yasa hükmünün aksine, arsa payının devrine ilişkin özel koşullar kararlaştırabilir. Örneğin, üzerinde inşaat yapılacak arsanın yükleniciye verilmesi öngörülen payının, peşinen devri kabul edilebileceği gibi, yükleniciye isabet edecek bağımsız bölümlerin kat irtifaklı arsa paylarının, inşaatın belirli aşamalarında devri de kararlaştırılabilir. İnşaatın tamamlanmasından önce yükleniciye pay devri yapılması, inşaat yapımı sırasında yükleniciye gerekli olan sermayenin sağlanarak işin bir an önce bitirilmesi amacını gütmektedir. 31....

kat mülkiyeti oluşmadan önceki durumun dava konusu edildiği, bağımsız bölüm maliklerinin, kat malikleri kurulu kararı ile de olsa yöneticiye yetki vermesi ve yöneticinin kat malikleri adına dava açmasının hukuken mümkün olmadığı, bu şekilde açılan davayamuvafakat vererek taraf teşkili sağlanamayacağını, bu tür davaların kat malikleri tarafından açılması gerektiği, ancak, yönetici aynı zamanda kat maliki ise, kendisine ait bağımsız bölümdeki ile ortak yerlerdeki eksik iş ve ayıplı imalatların bedelinden kendi bağımsız bölümüne tapudaki arsa payına düşen kısmın tahsilini talep edebileceği, hal böyle olunca Mahkemece, yöneticinin kat maliki olup olmadığı araştırılarak kat maliki ise sahip olduğu taşınmazlar nedeni ile hissesine düşen bölümü yönünden arsa payı oranında talep hakkının olduğunun kabul edilmesi, diğer hisseler yönünden davacı yöneticiliğin dava açma ehliyeti bulunmadığından, yönetici kat maliki değil ise kendisi açısından da husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi...

ya devri talep edilirken bu talebe yüklenici ... Şti' ninde rıza gösterdiğini, bu gelişmeler karşısında dava konusu taşınmazın satıcıları olan ..., ... ve ... Şti. tarafından bugüne kadar taşınmaz davacı alıcı müvekkile devredilmediği gibi ödenen bedellerin de davacıya iade edilmediğini, müvekkilin maddi ve manevi zararı olduğunu, dava konusu taşınmazda müvekkilin oğlunun fiilen oturduğunu beyan ederek, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Blok, Kat:..., ... Bağımsız Bölüm Numaralı taşınmazın müvekkil ... adına tesciline, mümkün olmaması halinde taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren Mahkemece tespit edilecek bedele işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE : Dava, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde bulunan ... Blok, ......

İlk derece Mahkemesince, apartman yönetiminin bu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, bağımsız bölüm maliklerinin, kat malikleri kurulu kararı ile de olsa yöneticiye yetki vermesi ve yöneticinin kat malikleri adına dava açması hukuken uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verlmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun "tarifler" başlıklı 2. maddesinin (b) bendinde, bu kanuna göre anagayrimenkulun bağımsız bölümleri dışında kalıp, korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarayan yerler "ortak yerler"; kat maliklerinin ortak malik sıfatıyla paydaşı bulundukları bu yerler üzerindeki faydalanma hakları da "kullanma hakkı" olarak tanımlanmıştır....

O halde, değinilen ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, çekişmeye konu mülkiyeti davalı Hazineye ait 27664 ada 1 parsel sayılı taşınmazda yapıları bulunun Mustafa ve Turgay Çinkaya ile Mustafa Yıldırım yönünden taşınmazda hak edinmelerini gerektiren yasal koşulların kendilerine yapılan tebligatlara rağmen yerine getirilmediği ve bu sebeple hak sahipliği şartlarının gerçekleşmediği dosya kapsamı ile sabit olup, bu olgular gözetildiğinde taşınmazın Belediyeye devri için yasal bir zorunluluğun bulunduğu kabul edilemez. Kaldı ki, böylesi bir durumda yasadan kaynaklanan işlevi duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belli olan Belediyenin sicil kaydı Hazine üzerindeki taşınmazın mülkiyeti açısından bir hak sahibi olmadığı gibi taşınmazın hazine tarafından ahara satışından kaynaklanan zararının doğduğu başka bir söyleyişle bir tazminata hak kazandığı da söylenemez....

UYAP Entegrasyonu