WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Mahkemece; davanın Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan davalar niteliğinde olduğu, 5013 ada 1 sayılı parseldeki apartmanın bodrum ve zemin katındaki davacıya ait taşınmazların kullanım alanlarının tespitiyle davalı apartmanın haksız müdahalesinin meni istemli davada davalı vekilinin husumet yönünden itiraz ettiği, her ne kadar apartman yönetiminin tüzel kişiliği yok ise de apartman yönetimi yanında gerçek kişi yöneticinin de dava dilekçesinde davalı olarak gösterildiği, KMK'nın 35. maddesi uyarınca yöneticinin kat maliklerini temsil ettiği ve bu nedenle husumet itirazının yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna ve mimari projeye göre ortak alan olması gereken kapıcı dairesinin, (A) aksına kadar ötelenmesi neticesinde camekanla kapatılmış ortak alanın ve davacının bodrum katta kendi taşınmazına erişimi sağlayacak olan ve ortak alanda olması gereken merdivenin mimari projeye uygun hale getirilmesi gerektiği kanaatiyle,davanın kabulüne, bodrum kattaki bağımsız bölümlere inişi sağlayacak merdivenin...

Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine...

Davacı taraf, kat irtifakı kurulmuş olan ana taşınmazda bulunan davalılara ait dairelerin bacalarında biriken kurumların alev alarak davacı şirkete sigortalı taşınmazın hasarlanmasına sebebiyet verdiği iddiasına dayanmaktadır. Mahkeme tarafından, davaya konu binaya ilişkin tapu kayıtları getirtilmiş, buna göre tapu kayıt örneğinden taşınmazda kat mülkiyetinin kurulmadığı ancak ana taşınmazda kat irtifakının kurulu olduğu anlaşılmıştır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır....

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; bağımsız bölüm maliklerinin, kat malikleri kurulu kararı ile de olsa yönetime yetki vermesi ve site yönetiminin kat malikleri adına; binadaki ortak ve bağımsız bölümlerdeki ayıplı işlere ilişkin dava açması hukuken mümkün değildir. Bu şekilde açılan davaya muvafakat vererek taraf teşkili sağlanması da mümkün değildir. Bu tür davaların bizzat kat malikleri tarafından açılması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, yapı yönetiminin dava açma ehliyeti bulunmadığından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bütün bunlardan sonra değişik bir ifade ile söylemek gerekirse 24.04.1978 tarih ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının ancak, imar mevzuatına uygun inşa edilmiş fakat henüz kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış binalardaki bağımsız bölüm satışının vaat edilmesi halinde uygulanabileceğini kabul etmek gerekir. (İzzet Karataş, Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ve Yüklenicinin Temliki İşleminden Kaynaklanan Davalar, Ankara 2009, sf. 48 vd). Ne var ki, henüz kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamış bir taşınmazda yapılan binadan bağımsız bölüm değil de bağımsız bölüme karşılık belirli bir miktar arsa payı devri satışı vaat olunmuşsa yasal engel bulunmadıkça arsa payının satış vaadi geçerlidir. Fakat vaat alacaklısına imar mevzuatına aykırı, kaçak ve yıkılması zorunlu bir binadan arsa payı satışı değil, münhasıran bağımsız bölümü vaadinde bulunulmuşsa, bağımsız bölümün yukarıda açıklanan sebeplerle tescili olanaksızdır....

Her ne kadar 24.04.1978 tarihli ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında, üzerinde bina bulunan ancak kat mülkiyeti ya da kat irtifakı henüz kurulmamış bir taşınmazdan bağımsız bölüm satış vaadi geçerli kabul edilmiş ise de, İçtihadı Birleştirme Kararının konusu yasalara uygun meydana çıkartılmış bir yapıdır. Kaçak ve hakkında yıkım kararı olan bir yapıda, anılan İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanması, yasaların yaptırıma bağladığı eylemin devamına neden olma sonucunu doğuracağından, kaçak binada bağımsız bölüm satışına konu satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil isteğinin reddi gerekir. Zira bu gibi yerler üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulamaz. Ne var ki, imara aykırı ve kaçak yapılar için, 18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde ile yapılmış yeni bir düzenleme bulunmaktadır....

Mahkememizce tapu kaydı getirtilmiş, incelenmiş olup; tapuda bağımsız bölümlerin belirlendiği, kat irtifakında bulunduğu, kat mülkiyetine geçilmemiş olduğu, bağımsız bölüm malikleri yönünden bir çok bağımsız bölümün şahıslar adına kayıtlı olduğu, buradan ------ üyelerine geçtiği; ancak bazı bölümlerin hala -------- üzerinde kayıtlı olduğu görülmüştür....

Mahkememizce tapu kaydı getirtilmiş, incelenmiş olup; tapuda bağımsız bölümlerin belirlendiği, kat irtifakında bulunduğu, kat mülkiyetine geçilmemiş olduğu, bağımsız bölüm malikleri yönünden bir çok bağımsız bölümün şahıslar adına kayıtlı olduğu, buradan ------ üyelerine geçtiği; ancak bazı bölümlerin hala -------- üzerinde kayıtlı olduğu görülmüştür....

Mahkememizce tapu kaydı getirtilmiş, incelenmiş olup; tapuda bağımsız bölümlerin belirlendiği, kat irtifakında bulunduğu, kat mülkiyetine geçilmemiş olduğu, bağımsız bölüm malikleri yönünden bir çok bağımsız bölümün şahıslar adına kayıtlı olduğu, buradan ------ üyelerine geçtiği; ancak bazı bölümlerin hala -------- üzerinde kayıtlı olduğu görülmüştür....

Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. (24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK) Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19/3. maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine aynı Yasa'nın Ek-1 maddesi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır....

UYAP Entegrasyonu