de son 5 adet bağımsız bölüm tapusunun devri genel iskânın alınması koşuluna bağlanmıştır....
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; bağımsız bölüm maliklerinin, kat malikleri kurulu kararı ile de olsa yönetime yetki vermesi ve site yönetiminin kat malikleri adına; binadaki ortak ve bağımsız bölümlerdeki ayıplı işlere ilişkin dava açması hukuken mümkün değildir. Bu şekilde açılan davaya muvafakat vererek taraf teşkili sağlanması da mümkün değildir. Bu tür davaların bizzat kat malikleri tarafından açılması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, yapı yönetiminin dava açma ehliyeti bulunmadığından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Sayılı İlamı) 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" düzenlemesine ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacı taraf, davalı yanın faaliyet gösterdiği işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle sigortalı işyerinde hasara neden olduğunu iddia etmektedir....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/128 D. iş sayılı dosyası ile inşaatın henüz tamamlandığı hususunda tespit yapıldığını, sözleşmenin 5. maddesinde teslim şartının süresinde yerine getirilmemesi halinde gecikilen her ay için bağımsız bölüm sayılı kadar aylık en yüksek kira bedelinin mülk sahiplerine ayrı ayrı ödeyeceğinin öngörüldüğünü, bu sebeple teslimi gereken tarih olan 08.03.2006 ile ihtarnamede belirtilen tarih olan 08.11.2006 arasındaki 8 aylık dönem için aylık 450,00 TL kira bedeli üzerinden davacılara isabet eden 9 bağımsız bölüm için toplamda 32.400,00 TL alacağın ihtar tarihi olan 27.11.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/128 D. iş sayılı dosyası ile inşaatın henüz tamamlandığı hususunda tespit yapıldığını, sözleşmenin 5. maddesinde teslim şartının süresinde yerine getirilmemesi halinde gecikilen her ay için bağımsız bölüm sayılı kadar aylık en yüksek kira bedelinin mülk sahiplerine ayrı ayrı ödeyeceğinin öngörüldüğünü, bu sebeple teslimi gereken tarih olan 08.03.2006 ile ihtarnamede belirtilen tarih olan 08.11.2006 arasındaki 8 aylık dönem için aylık 450,00 TL kira bedeli üzerinden davacılara isabet eden 9 bağımsız bölüm için toplamda 32.400,00 TL alacağın ihtar tarihi olan 27.11.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; anataşınmaz kat malikleri kurulunun 24.05.2008 tarihli toplantısında, bu davanın mahkemesi ve esas numarası da belirtilmek suretiyle beşte dört çoğunlukla geçmişte yapılmış dava konusu imalatlara kat maliklerinin beşte dördünün onayı ile muvafakat verildiğine ilişkin karar alındığı anlaşıldığından; bu durum mahkemece gözetilerek beşte dört çoğunluk ile yapımı yasal olarak uygun görülen 26,47 m² otopark ve 64,41 m² oturma alanı imalatları yönünden davanın reddi yerine uygun bulunmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi, 2-Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davalarının niteliği gereği karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin maktu olarak hesaplanması gerektiği düşünülmeden nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi, doğru görülmemiştir." denilmek suretiyle bozulmuştur....
Ancak; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davaların niteliği gereği harç ve vekalet ücreti yönünden maktu tarifelere tabi olduğu gözetilmeden nisbi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 8. bendindeki “492 sayılı Harçlar Kanunu 16. maddesi ve yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince alınması gerekli 1118,50 TL'den (el atılan taşınmazın zemin bedeli 24 numaralı bağımsız bölüm bakımından 5910 TL, 27 numaralı bağımsız bölüm bakımından 6420 TL, 33 ve 34 numaralı bağımsız bölümler bakımından ortak alanda yer alan 13,48 m2 alan için 4044 TL kabul edilerek) peşin olarak alınan 135 TL harcın mahsubu ile bakiye 983,50 TL'nin 276,24 TL'sinin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, 403 TL'sinin davalı Ömer ...'tan, 438,55 TL'sinin davalı ...'...
verdiğini, davalıların kendi paylarına düşen direleri satmış olmalarına rağmen dava konusu zemin kat 4 nolu bağımsız bölümde kayden paylı mülkiyet göründüğünden, bu durumdan yararlanarak zemin kat 4 nolu bağımsız bölüm hakkında Eskişehir 3....
Arsa karşılığı bina inşaatı,634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca kat irtifakı kurulmak suretiyle yaptırılmaktadır. Başlangıçta mülkiyeti sadece arsa sahibine ait gayrimenkul üzerinde inşa edilen anayapıda ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli ve bu Kanun hükümlerine göre bağımsız mülkiyete konu olan bağımsız bölümler oluşturulmakta daha sonrada bağımsız bölümler arsa sahibi ile inşaatı yapan arasında paylaşılarak bağımsız bölüm sayısınca malik doğmaktadır. Gayrimenkul sahibinin kat karşılığı bina inşaatı yaptırması arsanın değerlendirilmesine yönelik Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasını gerektiren hukuki işlemler zinciridir. Bu şekilde yaptırılan bağımsız bölümün konut olması halinde 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesinde öngörüldüğü gibi KDV si tarhını gerektiren teslim söz konusu olmadığı gibi bağımsız bölümün işyeri olması halinde de vergi tarhını gerektiren teslim aynı nedenle söz konusu olamaz....
Ancak Kat mülkiyeti kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanan taşınmazdan bağımsız bölüm satışına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını ifa etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetinin devrine yanaşmaması hallerinde , olayın özelliğine göre hakimin MK.nun 2.Maddesini gözeterek açılan tesçil davasını kabul edeceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 30.09.1988 tarih ve ...Sayılı İçtihadı birleştirme kararında hüküm altına alınmıştır. İçtihadı birleştirme kararı doğrultusunda, davacı alıcılar harici sözleşme ile yükleniciden satın aldıkları bağımsız bölümle ilgili olarak yüklenicinin edimlerini yerine getirdiği oranda arsa malikine karşı tapu iptal ve tesçil isteminde bulunabilirler....


