WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Mahallesi, 463 ada 76 parsel (A) Blok 6, 8, 11 ve 15 nolu bağımsız bölüm meskenler ile 16 nolu bağımsız bölüm dükkanın davalı adına olan mevcut tapu kayıtlarının iptaline; 6 ve 15 nolu bağımsız bölümlerin davacı ... adına; 8, 11 ve 16 bağımsız bölümlerin ise davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin tüm taleplerin ise reddine, karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu 6 ve 15 nolu bağımsız bölümlerin davacı ..., 8,11 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin diğer davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir....

Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir. Yüklenici tarafından açılan davada, arsa sahipleriyle aralarında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre devri gereken %60 payın tapu iptâli ve tescili istenilmiş, davalı savunmasında, yükleniciye 2 bağımsız bölüm devrinin yapıldığını, bunun haricinde projede gösterilmeyen inşaat fazlası yerlerden düşen payın kendisine verilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir....

Somut olayda, bilirkişi tarafından tespit edilen onaylı mimari projeye aykırılıkların anayapının ilk inşası sırasında yapıldığına ilişkin bir iddia, savunma ve raporda da buna dair bir saptama bulunmadığı gözardı edilerek ortak yerlerdeki projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi için yapılacak giderlerden (davanın tarafı da olmayan) tüm kat maliklerinin sorumlu tutulmasına karar verilmesi, 3-Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi uyarınca, davalıya karar gereğinin yerine getirilmesi için uygun bir süre verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 4-Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davalarda harç ve avukatlık ücretinin maktu tarifelere göre hesaplanıp hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan davalar davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin 683 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalı tarafından mesken olan taşınmazın işyeri olarak kiracı tarafından kullanılması nedeniyle üyelikten çıkarıldığını, kararın iptali ile davacı yönetimce kesilen elektirik,su ve telefonlarının bağlanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ana sözleşme ve yönetim planına aykırı olarak meskenini işyeri olarak kullandığını, ihtarname çekilerek uyarıldığını, ortaklıktan çıkarılma kararının yasaya uygun olduğunu savunarak açılan davanın reddini istemiştir....

Bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve 1987/2, 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Türk Medeni Kanunun 2. maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği” benimsenmiştir....

Kat 5 Nolu Bağımsız Bölümün kendisine tapuda devri 23/10/2015 tarihli işlem ile başlatılmış olup davacının en geç bu tarihi itibariyle davalı kooperatiften Bağımsız Bölüm edinme hakkına haiz olduğu bu nedenle Bağımsız Bölüm Taşınmaz Tapu Kaydı üzerinde her ne kadar Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/.... D. İş sayılı dosyası üzerinden 12/11/2015 tarihinde ilk kez İhtiyati tedbir konulmuş ise de; tapu devir işleminin 23/10/2015 tarihi öncesinde başlatılmış olup bu tarih itibariyle Tapu kaydında herhangi bir İhtiyati Tedbir bulunmadığı anlaşılmakla; davacının devir talebinde haklı bulunduğu,Bursa BAM 5. Hukuk Dairesinin 31/01/2020 tarih ve 2018/... - 2020 /......

Bu durum kişilerin aynı yapının (kat, daire, iş bürosu, dükkan gibi) bağımsız bölümlerinde bir arada yaşamalarını beraberinde getirmiş, anayapının yönetimi, bağımsız bölümler üzerindeki mülkiyet hakkı, ortak yerler ve onlardan yararlanma, ortak giderlere katılma, maliklerin hakları, borçları ve sorumlulukları gibi konularda yasal düzenlemeler yapılması kaçınılmaz olmuştur. 13. Türk hukukunda kat mülkiyeti, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun(TMK) taşınmaz mallara ilişkin genel hükümlerinden ayrı olarak 02.01.1966 tarihinde yürürlüğe giren Kat Mülkiyeti Kanunu ile düzenlenerek mevzuatın özel yasaları arasında yerini almıştır. KMK'nın 3. maddesinin 1. fıkrasında "kat mülkiyeti, arsa payı ve ana taşınmazdaki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir" şeklinde tanımlanarak kat mülkiyetinin TMK'da düzenlenen taşınmaz mülkiyeti türlerinden ayrı, kendine özgü bir mülkiyet türü olduğu vurgulanmıştır. 14....

Mahkeme tarafından, davaya konu binaya ilişkin tapu kayıtları getirtilmiş, buna göre tapu kayıt örneğinden taşınmazda kat mülkiyetinin kurulmadığı ancak ana taşınmazda kat irtifakının kurulu olduğu anlaşılmıştır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" düzenlemesine ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir....

Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 960 sayılı parselde A bloktaki 4.kat 19 numaralı bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalıdan faiz karşılığı para aldığını, alınan parayı iade edemediğini, davalının icra takibine girişmesi üzerine maliki olduğu 19 numaralı bağımsız bölümü karz aktinin teminatı olarak tapuda davalıya geçirdiğini, ancak 15.3.2003 tarihli “belgedir” başlıklı yazılı sözleşme ile davalıya ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ödemelerin yapılmasını takiben başlangıçta davalıya geçirilen tapu kaydının iade edileceğini, tüm ödemeleri yaptığı halde kaydın geri döndürülmediğini, davalı üzerindeki 19 sayılı parsele ait tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, taşınmazı tapuda 11.10.2002 tarihinde satın aldığını, isteğin zamanaşımına uğradığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava reddedilmiştir....

Toplu yapı kapsamındaki her imar parseli, kat irtifakının veya kat mülkiyetinin tesisinde ayrı ayrı dikkate alınır. Ancak, toplu yapı birden fazla imar parselini içeriyorsa, münferit parseller üzerinde toplu yapı hükümlerine tâbi olacak şekilde kat mülkiyeti ilişkisi kurulamaz. Yapılar tamamlandıkça, tamamlanan yapılara ilişkin kat irtifakları kat mülkiyetine çevrilebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. 18. Anılan Kanun’un, 70. maddesi ise “Toplu yapı kapsamındaki yapı ve yerler için tamamını kapsayan bir tek yönetim plânı düzenlenir. Yönetim plânı, toplu yapı kapsamındaki bütün kat maliklerini bağlar. Yönetim plânının değiştirilebilmesi için, toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tamsayısının beşte dördünün oyu şarttır. Geçici yönetimle ilgili yönetim plânı hükümleri, toplu yapı alanındaki bağımsız bölüm maliklerinin beşte dördünün oylarıyla değiştirilebilir.” hükmünü içermektedir. 19....

UYAP Entegrasyonu