Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine; bu sözleşmeye göre davalılar adına kurulan arsa paylarının iptali ile paylarına göre davacılar adına tesciline, yükleniciden pay satın alan davalılar adına tesis edilen tapuların iptali ile davacılara payları oranında tesciline, varsa davalıların müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış; mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 15.02.1993 tarihli ve 1889 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Vekâletname” başlıklı ve ... 1. Noterliğince doğrudan düzenlenen sözleşmeye dayalı olarak açılmıştır. Bu sözleşme ... ile davacıların miras bırakanları olan..., ... ve ... tarafından imzalanmıştır. Ayrıca, dayanılan 15.02.1993 tarihli sözleşme ile aynı hükümleri içeren 30.03.1993 tarihli ve 3414 yevmiye numaralı ve ... 1....
Somut olayda; mahkemece, aynı mahkemenin tarafları başka olan 2012/457 E ve 2010/825 E sayılı dava dosyalarına sunulan bilirkişi raporlarını esas alarak kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu inşaatın getirildiği fiziki seviyenin %45 olduğunu gerekçe göstererek davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verdiği, görülmüştür. Bu durumda mahkemece, uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde yapılacak keşifle, 18.05.2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu inşaatın getirildiği genel fiziki seviye belirlenmeli, inşaatın arsa sahiplerinin reddedemeyeceği fiziki seviyeye geldiği, ancak bazı eksik ve ayıplı işlerin bulunduğu anlaşılırsa, eksik işler bedeli bilirkişi tarafından belirlendikten sonra davacıya süre verilmeli, davacı bedeli yatırdığı takdirde tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmelidir....
Bunun gibi, geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, yükleniciye ait olacağı kararlaştırılan bir bağımsız bölümün, yüklenici tarafından adi yazılı bir sözleşmeyle üçüncü kişiye satılması, Yargıtay'ın kökleşmiş uygulamasına göre, tapulu taşınmaza ilişkin bir satış sözleşmesi değil, Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve sonraki maddelerinde düzenlenen "alacağın temliki" hükümlerine tabi bir işlemdir. Başka bir ifadeyle, böyle durumlarda, yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, kendisine düşen bir bağımsız bölümü üçüncü kişiye satmış değil; kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde söz konusu bağımsız bölüm yönünden arsa sahibine karşı sahip olduğu alacağını, diğer bir ifadeyle sözleşmeden doğan kişisel hakkını (bağımsız bölümün mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteme hakkını) üçüncü kişiye temlik etmiş sayılır. Kısaca, böyle durumlarda yüklenici ile üçüncü kişi arasında bir "alacağın temliki" sözleşmesi bulunur....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacı ..., adına kayıtlı 67 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak üzere davalı ...’ı vekil tayin ettiğini, vekaletnamenin satış yetkisi içerdiğini o sırada fark etmediğini, vekilin taşınmazı diğer davalı ...’e devrettiğini, taşınmaz üzerinde inşaat faaliyeti başlamaması üzerine kandırıldığını öğrendiğini, tecrübesizliği ve bilgisizliğinden faydalanan davalılar ile taşınmaz üzerinde inşaat yapılacağını söyleyen dava dışı kişilerin el ve iş birliği içindeki hareketleri nedeniyle zarara uğradığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, satış bedelinin de ödenmediğini, kayıt malikinin iyi niyetli olmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemiş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir....
Davalılar, davacı ile dava dışı kardeşlerle bir araya gelerek miras bırakanlarından intikal eden taşınmazlarla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, buna göre çekişmeli 182 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki bağımsız bölümlerin müteahhit firmaya ait olacağı, dava dışı 180 parsel üzerindeki inşa edilecek binadan 3 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin ise davacıya ait olacağı yönünde anlaştıklarını, ancak davacının borcundan dolayı 180 ve 182 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarına haciz şerhi konulduğunu, kat mülkiyetine geçiş işlemlerinin durması üzerine, icra borcunun ödenmesi halinde adına isabet edecek bağımsız bölümlerde hak iddia etmeyeceğini bildirdiğini, davacının icra dosyasına olan borcunu ödediklerini, davacının kötü niyetle dava açtığını, diğer yandan anlaşmalarına göre çekişmeli bağımsız bölümün zaten müteahhit şirkette kalacağını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle...
Asliye Hukuk Mahkemesi Dava, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi ile takyidatsız olarak tapu kaydının iptali ve uğranıldığı iddia edilen menfi zararın tazmini istemidir. Davacı arsa sahibi, davalılar yüklenici ve dava konusu taşınmazdan bağımsız bölüm satın alan tapu malikleridir. İlk derece mahkemesince davalılardan ... İnş. En. Tur. Tic. Ltd. Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; dava konusu davacı arsa sahibi ile davalı ... İnşaat Enerji Tur.San. ve Tic. Ltd. Şirketi arasında imzalanan ... 4. Noterliğine ait 22/03/2012 tarih ve 1942 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, davacı vekilinin menfi zararın tazminine ilişkin talebi ile diğer davalılara yönelik tapu iptali ve tesciline ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir....
Edimin ifasının, yapının tekrar yapılmasına kadar beklenmesini talep etmek de kabul edilemez bir durum olup, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Netice itibariyle, İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. madde ile getirilen düzenlemenin, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde kararlaştırılan edimlerin ifasına bir etkisinin bulunmadığı sonucuna varmak mümkündür. Tabi ki sözleşme hürriyeti gereğince, tarafların yapı kayıt belgesi alınması sonrasında kavuştukları yeni durum karşısında, karşılıklı olarak edimlerinin ifa durumunu değerlendirmeleri ve mevcut duruma göre yeni bir tavır takınmaları da imkan dahilindedir....
Mahkemenin nitelendirmesi ve temyiz kapsamına göre, uyuşmazlık; vekalet ilişkisinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, ayrıca taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı bir ilişki bulunmamasına ve davacıları farklı davalıları aynı olan benzer uyuşmazlıklarda Yüksek 1. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatları bulunması nedeniyle hükmün temyiz incelemesi Yüksek 1. Hukuk Dairesi'nin görevi kapsamındadır. Bu durumda, 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik yapılması hakkındaki 6644 sayılı Kanun gereğince dosyanın Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 11.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Şti. arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, bu itibarla zaten kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanan bir taşınmaz için tekrardan aynı şirkete ilişkin emlak tanıtım sözleşmesi imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca 25/08/2016 tarihli emlak tanıtım sözleşmesinin davacı ile davalı ... arasında imzalandığı, buna rağmen davalı ile arsa sahipleri arasında imzalanan bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmadığı, 01/07/2016 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ise dava dışı ... Proje ... Ltd. Şti. ile imzalandığı, bahsi geçen şirket ile davalı arasında her hangi bir bağlantı bulunmadığı, bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ile davadışı arsa sahibi ... arasında 09.06.2009 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığının uyuşmazlık konusu olmamasına, davalı tarafın (4) adet daire satışını davadışı arsa sahibi ... adına vekaleten yerine getirdiği için kural olarak, davacının işbu davayı ...’e karşı açması gerektiğinden davalının taraf olma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın esastan reddi doğru olmamış ise de neticesi itibariyle kararın doğru olmasına göre, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, şirket müdürlüğü ve vekaletnamesinin kötüye kullanılması, şirkete ait dairelerin 3. kişiye satılması ve bedelinin şirkete ödenmemesi nedeniyle açılan tazminat davası olup, mahkemece...


