Başkonsolosluğunun 08.02.1992 tarihli vekaletnamesi ile davalının eşi olan oğlunu vekil tayin ettiğini, ancak oğlunun anılan vekaletname ile çekişme konusu taşınmaz için davalı ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediğini, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin iptali için dava açtığını, ancak talebi olmamasına rağmen bedelin tarafına ödenmesine hükmedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine de davalının kendisine satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açtığını, davanın kabul edildiğini ve kesinleştiğini, 1988 yılında beyin felci geçirdiğini, vekaletname tarihinde ehliyetsiz olduğunu, vekaletnamenin ve sözleşmenin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak verilen tescil kararının da geçersiz olduğunu ileri sürerek 08.02.1992 tarihli vekaletnamenin iptaline, geçersiz vekaletnameye dayanılarak yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline ve tapu kaydının iptali ile adına...
Davacı-karşı davalılar, mirasbırakan babaları ...’nun davalı oğlu ...’a verdiği vekaletname ile paydaşı olduğu 9 parsel sayılı taşınmazı için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme ile mirasbırakana isabet eden 2 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin vekil ... tarafından davalı kızı ...’e satış suretiyle devredildiğini, işlemlerin muvazaalı olarak ve vekalet görevi kötüye kullanılarak yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişler, karşı davanın reddini savunmuşlardır....
Dava konusu 5691 ada 308 parsel hakkında dava dışı ...’in davalı ile kendi adına asaleten, davacılar adına vekaleten 18.01.2011 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı; davalının bu sözleşmeden sonra, dava konusu taşınmazın paydaşlarından dava dışı ... ve ...’in paylarını 05.08.2011 ve 30.09.2011 tarihlerinde satın aldığı, davacılar tarafından 17.01.2013 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından dava tarihi itibariyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği ileri sürülmediğine göre davacıların kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davalıya karşı önalım hakkını kullanmaları TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmadığı gibi, davacıların dava açmakta hukuki yararları da yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, hissedar olduğu dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak ve verilecek bağımsız bölümleri tapuda adına tescil ettirmek amacıyla davalı oğlu Fazıl’a vekâletname verdiğini, vekilin bağımsız bölümleri bizzat kendi adına ve diğer davalı adına tescil ettirdiğini, bu durumu öğrendikten sonra vekili azlettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir....
Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece “Dava dilekçesi içeriği ve iddanın ileri sürülüş biçiminden davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı görülmektedir. ...Somut olaya gelince; mahkemece yukarıdaki ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur....
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamında; davalı şirketin inşaatı zamanında tamamlamadığı, davalı 3. kişilerin davaya konu taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle davalı yükleniciye devredildiğini bilerek taşınmaz satın aldıkları, inşaatın geldiği seviye dikkate alındığında davacıların geçmişe etkili fesih talep etmeleri hakkın kötüye kullanımı olmayacağı gerekçesiyle sözleşmenin geriye etkili olarak feshedilmesine, a 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14 , 16, 17, 18 Ve 19 nolu bağımsız bölüm tapularının iptali ile 262/1760 hissenin davacı ... adına, 1498/1760 hissenin davacı ... üzerine tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu 11, 13, 23 ve 25 nolu dairelerin davacıların bilgileri dışında davalılar ..., ..., Nazife Hatipoğlu ve ...'...
Her ne kadar davacı----dükkanın tamamının satışına aracılık ettiğini iddia etmiş ise de getirtilen tapu kayıtlarında ilgili taşınmazların dava tarihinden önce satış işlemi görmediği, ---- taşınmazın dava tarihinden sonra satış işlemi gördüğü,---------- ise hiç satış işlemi görmediği, bu taşınmazlar üzerinde sadece kat irtifakı kurulduğu görülmekle davacının satışa ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığı görülmüştür. Davacı yan tarafı olmadığı bir sözleşmede yapılan tadil sözleşmesinin usule aykırı olduğunu iddia etme hakkına sahip değildir. Bu sebeple davacının dava dışı arsa maliklerinin vekaletlerinin davalılar tarafından kötüye kullanılarak ----sözleşmesi yapıldığını beyanla ilgili arsa sahiplerinin tanık olarak dinlenmesi talebi yerinde görülmemiştir. Kaldı ki vekalet görevinin kötüye kullanılmasının ilgilileri tarafından ayrı bir davaya konu edilebileceği, eldeki davada bu iddaların dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile tescil ve tazminat isteğine ilişkindir....
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı ilamının gerekçesinde, "…1965 yılında Kat Mülkiyeti Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra ülkemiz inşaat sektöründe hızlı bir ilerleme kaydedilmiş, eskiden hiç görülmeyen "kat karşılığı inşaat sözleşmesi" olarak adlandırılan yaygın bir sözleşme türü doğmuştur. Bu sözleşmelerle müteahhit (yüklenici), arsa (iş) sahibinin arsası üzerinde inşaat yapmayı üstlenmekte, buna karşılık inşaat bilince kendisine devir edilecek olan bazı daireleri (bağımsız bölümleri) bedel olarak almaktadır. Ancak, müteahhit daha inşaata başlar başlamaz ileride mülkiyeti iş sahibi tarafından kendisine devredilecek olan bağımsız bölümleri, yapacağı inşaatın finansmanı için üçüncü kişilere geçersiz sözleşmelerle satmaktadır....
Davalı ... savunmasında, davacı ile kardeşleri olan davalı ... arasındaki sözlü anlaşma gereği tüm hissedarların kendisine vekalet verdiğini, kendisinin de sözlü anlaşma uyarınca tüm hisseleri tapuda davalı ...'e devrettiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığında taşınmazın 5/24 payının davalı ... adına kayıtlı olduğunu, davalı ...'in kendi payının yarısını kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenicilere verdiğini, diğer yarı hissesinin ise halen davalı adına kayıtlı olduğunu, davalı ...'in inşaat bitiminde davacılara hisselerini vereceğine dair taahhüdü bulunduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece feragat eden davacılar açısından davanın feragat nedeniyle reddine, davayı takip eden davacılar .... ve .... açısından davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen karara karşı davalı ... vekilince istinaf talebinde bulunması üzerine İstanbul BAM 15....


