WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Her ne kadar, bölge adliye mahkemesince davalı-davacı kadının “kendi davasının(birleşen davanın) kabulü”ne yönelik istinaf talebinde bulunmaması nedeniyle birleşen davanın kabulü yönünden erkeğin katılma yoluyla istinaf hakkının bulunmadığı belirtilerek katılma yoluyla istinaf dilekçesinin yukarıda belirtilen yönlerden usûlden reddine karar verilmiş ise de; bölge adliye mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere katılma yoluyla istinaf talebi asıl istinaf talebine sıkı sıkıya bağlı olup somut olayda karşılıklı boşanma davaları bulunduğu göz önüne alındığında hükmün davalı-davacı kadın tarafından sadece "Kusur belirlemesine" yönelik istinafı halinde dahi erkeğin katılma yoluyla "kadının davasının(birleşen davanın) kabulü” yönünden katılma yoluyla istinaf taleplerinin esastan incelenmesi gerekirken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348. maddesinin yorumunda hataya düşülerek, yazılı şekilde davacı-davalı erkeğin katılma yoluyla istinaf dilekçesinin bu yönlerden inceleme dışı bırakılmak...

Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar (TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202.m). Dava ve kabule konu 247 ada 8 parsel üzerindeki bodrum kat,10.09.2004 tarihinde satın alınarak davalı ..... adına tescil edilmiş, 07.01.2009 tarihinde annesi ......'ya devredilmiştir. Dava; 4721 sayılı TMK.nun 202 vd.maddeleri uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı isteğine ilişkindir. 1- Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine, takdirde de bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yazılı şekilde davacı yararına 24.777,72 TL katılma alacağına hükmedilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır....

(2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır” ” hükmü yer almaktadır. Katılma usulünü düzenleyen 238. maddede ise; “(1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. (3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir. (4) Sulh ceza mahkemesinde açılmış olan davalarda katılma hususunda Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaz” ” şeklinde katılma isteminin şekli ve istem üzerine yapılacak işlemler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir....

Katılma usulünü düzenleyen 238. maddede ise; “(1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. (3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir. (4) Sulh ceza mahkemesinde açılmış olan davalarda katılma hususunda Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaz”” şeklinde katılma isteminin şekli ve istem üzerine yapılacak işlemler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Yasa yollarına ilişkin genel hükümlerin yer aldığı 260. maddesinde ise; ““… katılma isteği karara bağlanmamış, …… bulunanlar için kanun yolları açıktır”” hükmüne yer verilmiştir. Olağan yasa yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için, bir temyiz davası açılmış olmalıdır....

.” şeklindeki hüküm ile kamu davasına katılma hak ve yetkisi bulunanlar üç grup hâlinde belirtilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair ... Aile Mahkemesinden verilen 15.04.2010 gün ve 416/348 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, tarafların 2000 yılında evlendiklerini evlilik birliği içerisinde satın alınan ... plakalı otomobil üzerinde 1/2 oranında katılma alacağı bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 4.000 TL katılma alacağının davalından alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, aracın alınmasına davacının katkısı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....

Somut olayda, her ne kadar, bölge adliye mahkemesince, davacı-karşı davalı kadının istinaf yoluna başvurmuş olduğu, HMK. 348/1 maddesi gereğince katılma yoluyla istinaf başvuru hakkı bulunmadığı belirtilerek katılma yoluyla istinaf talebinin reddine karar verilmiş ise de; istinaf dilekçesi kendisine tebliğ olunan tarafın kendisinin daha önce hükmü istinaf edip etmediğine bakılmaksızın ve karşı tarafın da istinaf sebepleri ile bağlı olmaksızın katılma yoluyla her iki davayı bütün yönleriyle istinaf etme hakkı bulunduğu gözetilerek, katılma yoluyla istinaf taleplerinin esastan incelenmesi gerekirken yazılı şekilde kadının katılma yoluyla istinaf dilekçesinin bu hükümler yönünden inceleme dışı bırakılarak usûlden reddi doğru olmamış, hükmün münhasıran bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

süre red kararı veren … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; katılma payının kendilerine tebliğ edilmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Beraat Sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından açılan kamu davası üzerine katılan vekilinin 14/12/2011 havale tarihli dilekçe ile sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçu yönünden katılma talebinde bulunduğu, bu dilekçeye istinaden katılma kararı verildiği, mühür bozma suçundan katılma talebi ve katılma kararın olmadığı gibi, bu suçtan verilen beraat kararına yönelik bir temyizin de bulunmadığı anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

- K A R A R - Davacı vekilinin, talebi katılma yolu ile temyiz niteliğindedir. Katılma yoluyla temyiz asıl temyize sıkı sıkıya bağlı olduğundan, asıl temyiz istemi yönünden geçerli bir temyiz bulunmadıkça katılma yoluyla temyiz de geçerli olmaz. Somut olayda davalı vekilinin temyiz istemi yönünden HUMK.nun 434/3.maddesi uyarınca “ temyiz etmemiş sayılma" kararı verilmiştir. Bu karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden buna bağlı olan katılma yolu ile temyiz isteminin de reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu