WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Karara karşı her iki taraf istinaf başvurusunda bulunmuş, davalı karşı davacı erkek vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine davacı-karşı davalı kadın vekili süresi içinde farklı yönlerden tekrar katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı -karşı davalı kadın vekilinin katılma yolu ile istinaf başvuru hakkı bulunmadığından katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddine, tarafların istinaf başvurularının da ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı kadın vekili ve davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 18.05.2022 tarihli ve 2022/2503 Esas, 2022/4642 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Katılma Ve Değer Artış Payı Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Elazığ 1....

Tavşanlı Sulh Hukuk Mahkemesinin kararında da belirtildiği üzere, şikayetçi olmadığını bildirdiği sırada mağdurun akli dengesi yerinde olduğundan şikayetten vazgeçme geçerli olup davaya katılma hakkı bulunmamaktadır. CMK.nun 260/1. maddesinde kanun yoluna başvurma hakkı bulunanlar arasında "katılma isteği karara bağlanmamış bulunanlar" da sayılmıştır. Buradaki katılma isteği karara bağlanmamış bulunanı davaya katılma hakkı bulunan kişi olarak anlamak gerekir. Olayımızda da, mağdur, vekili aracılığıyla davaya katılma talebinde bulunmuş ve talebi hakkında bir karar verilmemiştir. Ancak mağdurun davaya katılma hakkı yoktur. Usul kurallarının eksiksiz yerine getirilmesi açısından, mahkemece mağdur vekilinin talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirdi. Ancak mahkemece olumlu ya da olumsuz hangi karar verilirse verilsin mağdurun temyiz hakkını elde etmesi mümkün değildir....

ın da sanık ...’ün eylemine iştirak ettiğinden bahisle her iki sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sırasında kamu davasına katılma isteminde bulunan ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ikinci müdürü olan ...’ın katılma talebinin suçtan zarar görmediği gerekçesi ile reddedildiği, yapılan yargılama sonunda Özel Dairece sanıkların beraatlerine karar verildiği, hükümlerin katılma istemi reddolunan ... tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla; katılma talebinde bulunan ...’ın iddiaya konu olayın gerçekleştiği ceza infaz kurumunda ikinci müdür olmak dışında başka bir sıfatının bulunmaması ve sanıklara atılı görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmemesi karşısında; davaya katılma ve kurulan hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığının kabulü gerekmektedir....

Ancak katılma yoluyla temyiz dilekçesinin asıl temyiz dilekçesini verme süresi içerisinde verilmesi halinde, katılma yoluyla değil, asıl temyiz söz konusu olacağından, süreyi geçiren tarafın temyiz başvurusunun da katılma yoluyla temyiz başvurusu olarak değerlendirilmesi suretiyle incelenmesi gerekir. Katılma yoluyla temyiz başvurusunun incelenebilmesi için başvurunun, asıl temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde yapılması gereklidir. Temyiz yoluna başvuran tarafın bu talebinden feragat etmesi veya talebinin Yargıtayca esasa girilmeden reddedilmesi halinde, katılma yoluyla temyiz kanun yoluna başvuranın talebi de reddedilecektir. Asıl temyiz başvurusunda bulunan taraf, temyiz başvurusu sonuçlanana kadar, bu başvurusundan feragat edebilir....

yol harcamalarına katılma payı adı altında istemde bulunamayacağı gerekçesiyle kabul ederek tarhiyatı kaldıran … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; Yol Harcamalarına Katılma Payında tahakkukun sadece ibadet yerleri için yapılmayacağı, katılma paylarına karşı dava açılabilmesi için, katılma payının yarısının önceden belediyelerine ödenmediği, 1606 sayılı Kanuna göre kurumun harcamalara katılma payından muaf tutulması gerektiği, anılan Kanunun Anayasanın eşitlik ve genellik ilkelerine aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir....

Davalı su ve kanalizasyon harcamalarına katılma payı ödemeden bu hizmetleri vermeyeceği gibi, Belediye İmar Müdürlüğüde Su ve Kanalizasyon hizmetlerinden faydalanmayan binaya iskan izni veremez. İskan izni alınmış binadan daire satın alan 3. kişiler yönünden binanın su ve kanalizasyon harcamalarına katılma payının ödendiğine dair karine vardır. Harcamalara katılma payı bir defa ödenir. Bir binaya iskan izni verildikten sonra her malik değişmesi durumunda, yeni malikten su ve kanalizasyon harcamalarına katılma payının ödenmediği gerekçesi ile talepte bulunmak MK'nın 2. maddesinde belirlenen iyiniyet kuralına aykırıdır....

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece dosya kapsamına uygun düşen şekilde tarım aletleri ve davalı ... adına kayıtlı traktör yönünden talep reddedilmiş, davacı tarafın talep konusu ettiği malvarlıklarından iki adet taşınmaz (katılma alacağı 5.675,00 TL), ... hayvanlar (katılma alacağı 35.700,00 TL), davalı ... adına olan traktör (katılma alacağı 9.000,00 TL) yönünden katılma alacağı hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Davacının sonuç toplam katılma alacağı miktarı 50.375,00 TL iken yazılı şekilde 65.375,00 TL katılma alacağına hükmedilmesi hatalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....

İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur....

Ne var ki, davacı mirasçı sağ eşin mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle talep ettiği ve terekeye ait borç sayılan katılma alacağından, davanın mirasçılar arasında görülmesi nedeniyle, davacı da dahil bütün mirasçıların miras payları oranında sorumlu olduğuna, dolayısıyla raporda tespit edilen 62.600 TL miktarındaki katılma alacağından davacının 1/4 oranındaki miras payı düşüldüğünde aslında davacının 46.950 TL katılma alacağı olduğu halde mahkemece asıl davada 50.000 TL katılma alacağına hükmedildiğine göre, artık davacının talep edebileceği bir katılma alacağı kalmadığından bu alacak talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır....

UYAP Entegrasyonu