Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrığı (TKM.nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202.m). Dava ve kabule konu mal varlığı edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 2004, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiştir. Dava; 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri uyarınca katılma alacağı isteğine ilişkindir....
maddesi gereğince davalı tarafın istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek, ana dava yönünden; davacının katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; toplam 115.508,00 TL katılma alacağından, davacı adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi Süleymanlı 2978 sayılı parselden kaynaklı davalının 24.240,00 TL katılma alacağının mahsubu ile neticede 91.268,00 TL katılma alacağının istinaf karar tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... ili ... ilçesi 1890 ada 1 parsel zemin kat 11 nolu batar dükkan açısından katılma alacağı talepli davanın reddine, birleşen dava yönünden;davacının katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; toplam 67.431,06 TL katkı payı alacağının dava tarihi olan 18.04.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin reddine karar verilmiş hüküm, her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1....
Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların kanunun kendilerine tanıdığı hak ve yetkileri haiz olarak davada Cumhuriyet savcısının yanında yer almasına öğreti ve uygulamada “davaya katılma” denilmekte, davaya katılma talebinin kabul edilmesi hâlinde ise davaya katılma isteminde bulunan kişi “katılan” sıfatını almaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda, kamu davasına katılma konusunda suç bakımından bir sınırlama getirilmemiş, ilke olarak şartların varlığı halinde tüm suçlar yönünden kamu davasına katılma kabul edilmiştir. Öğreti ve uygulamada kamu davasına katılma yetkisi bulunan kişinin “suçtan zarar görmesi” şartı aranmış, ancak kanunda “suçtan zarar gören” ve “mağdur” kavramlarının tanımı yapılmadığı gibi, zararın maddi ya da manevi olduğu hususu bir ayrıma tâbi tutulmamış ve sınırlandırılmamıştır....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından asıl dava yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla karşı dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı erkeğin karşı davaya yönelik katılma yoluyla temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Katılma yoluyla temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı-davalı kadın, karşı davaya yönelik hükmü temyiz etmediğine göre, karşı dava yönünden davalı-davacı erkeğin katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır....
Somut uyuşmazlıkta, davacının temyiz dilekçesi davalı ... vekiline 10.07.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, katılma yolu ile temyiz dilekçesi ise iki haftalık cevap süresi geçtikten sonra, 13.09.2021 tarihinde verildiğinden, katılma yolu ile temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, ziynet alacağı davasının reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise, katılma yoluyla, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı erkeğin katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı erkek hükmü Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 433. maddesi uyarınca katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz etmiştir. Katılma yoluyla temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı kadın ise hükmü sadece ziynet alacağı davasına yönelik olarak temyiz ettiğine göre, davalı erkeğin kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, iftira HÜKÜM : Beraat Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle kamu davasına katılma hakkı olan ve 28.05.2013 tarihli celsede katılma talebinde bulunan şikayetçi ... vekili Av. ...'ın, CMK’nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılma talebine rağmen katılma kararı verilmemiş ise de, yargılama aşamasında katılma isteminde bulunan ve beraat hükmünü temyiz eden şikayetçi vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğundan aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi ...'un davaya katılan, Av. ...'...
Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır", "Katılma Usulü" başlıklı 238. maddesinde ise; "1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. 2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. 3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir. 4) Sulh ceza mahkemesinde açılmış olan davalarda katılma hususunda Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaz" şeklinde düzenlenlemeler yer almaktadır....
Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların kanunun kendilerine tanıdığı hak ve yetkileri haiz olarak davada Cumhuriyet Savcısı'nın yanında yer almasına öğreti ve uygulamada “davaya katılma” denilmekte, davaya katılma talebinin kabul edilmesi hâlinde ise davaya katılma isteminde bulunan kişi “katılan” sıfatını almaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda, kamu davasına katılma konusunda suç bakımından bir sınırlama getirilmemiş, ilke olarak şartların varlığı halinde tüm suçlar yönünden kamu davasına katılma kabul edilmiştir. Öğreti ve uygulamada kamu davasına katılma yetkisi bulunan kişinin “suçtan zarar görmesi” şartı aranmış, ancak kanunda “suçtan zarar gören” ve “mağdur” kavramlarının tanımı yapılmadığı gibi, zararın maddi ya da manevi olduğu hususu bir ayrıma tâbi tutulmamış ve sınırlandırılmamıştır....
Davalının temyiz talebinin geçerli olmadığının anlaşılması karşısında, davacının katılma yoluyla temyizinin dayanağının ortadan kalktığı anlaşıldığından, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz talebinin incelenmesine yer olmadığına, 14.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....


