Mahkemece, İİK.’nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla aleyhine takip yapılabileceği ancak rehin tutarı borcu ödemeye yetmezse kalan alacağın haciz yoluyla takip edilebileceğinin düzenlendiği, davacının davalı aleyhine yaptığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde davalının taşınmazının değerinin 50.000 TL. olarak belirlendiği, ihalede alıcı çıkmaması üzerine bu kez taşınmazın değerinin 60.000 TL. olarak tespit edildiği, davalının ise taşınmazını 90.000 TL. üzerinden ipotek ettirdiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde taşınmazın belirlenen değerinin davalının borcunu karşılamaya yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2003/93 E. sayılı dosyası ile müvekkili adına kayıtlı taşınmazı satışa çıkarttığını ve alacağına mahsuben satın aldığını, inceleme aşamasında da görüleceği üzere müvekkilinin davalı bankaya bu meblağda borcu bulunmadığını, 2005 yılından sonra yapılan hiçbir ödemenin bu dosyadan mahsup edilmediği gibi fahiş ve emredici yasalara aykırı ve geçersiz faiz uygulamaları ile müvekkilini mağdur ettiğini, davalı bankanın müvekkili şirketten sözde alacağının tahsiline yönelik Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2009/2984 sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 1997/1865 sayılı dosyasından genel haciz yoluyla, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2003/1366 E. sayılı dosyasından ilamlı icra yoluyla, Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 1999/7579, 2008/441, 2001/434 sayılı dosyalarından genel haciz yoluyla, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2002/136 ve 2003/209 sayılı dosyalarından genel haciz yoluyla, Ankara 11....
İNCELEME VE GEREKÇE: Huzurdaki dava,--------- sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları görülmüştür.----- sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." (2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın...
Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ... olduğu, borçluların dava dışı ... ile davalı ... olduğu, 80,562,98-TL asıl alacak, 467,27-TL işlemiş faiz, 23,36-TL BSMV ve 240,99-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 81.294,60-TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi başlattığı, davalı borçlunun tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Dosyanın bankacılık alanında uzman Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir ... İcra Dairesi'nin ......
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte kesin borç ipoteğine dayanılmış ise, eş söyleyişle, doğmuş bir alacağın temini için düzenlenen ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva ediyorsa, başvurulacak yol, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olup, bu durumda 2004 sayılı İİK’nun 149. maddesi gereğince borçluya ve taşınmaz sahibi üçüncü şahsa birer icra emri gönderilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.09.2012 tarih, 2012/12-708/579 sayılı ilamı). Buna göre alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkemece borçlunun sair şikayetlerinin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçe ile icra emrinin ve takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte kesin borç ipoteğine dayanılmış ise, eş söyleyişle, doğmuş bir alacağın temini için düzenlenen ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva ediyorsa, başvurulacak yol, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olup, bu durumda 2004 sayılı İİK’nun 149. maddesi gereğince borçluya ve taşınmaz sahibi üçüncü şahsa birer icra emri gönderilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.09.2012 tarih, 2012/12-708/579 sayılı ilamı). Buna göre alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkemece borçluların sair şikayetlerinin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi yerine, icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir....
Davalı vekili, davacı bankanın aynı alacağa ilişkin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu alacağın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte de talep edildiği, İİK.nun 45.maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonuçlanmadan ilamsız takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına rağmen yerel mahkeme kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklının tercih hakkını kambiyo takibinden yana kullandığı için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapamayacağını belirterek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibin iptali gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibin iptali istemine yönelik şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 45, 167. maddeleri 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili başvurusunda; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte, takibe konu ipotek senedinde ipoteğin süresinin 25/08/2008 tarihine kadar olduğunu, bu tarihten sonra ipotek senedinin hukuken hükümsüz hale geldiğini, 2 gün geçtikten sonra 27/08/2008 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, İcra Müdürlüğü tarafından icra emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve açıklanan nedenlerle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
Davalılar, asıl borçlu ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, kendilerine bu takipten alacağın tahsil edilmemesi halinde başvurabileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, İİK'nun 45. maddesi gereğince, ipotekle teminat altına alınan banka alacağının tahsili amacıyla öncelikli olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceği, ancak ipotek limitini aşan kısım için ilamsız icra yolu ile takip yapılabilmesinin mümkün olmasına göre ve bilirkişi raporunda belirlenen borç miktarının da ipotek kapsamı içinde kaldığı, davacının öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava, kredi borçlusundan tahsil edilmeyen banka alacağının asıl borçlu ile birlikte müteselsil kefil durumunda bulunan davalılardan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir....


