WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Somut olayda, ipotekli taşınmazın takipten evvel, 13.12.2007 tarihinde ipotekle yükümlü olarak 3.kişi ... tarafından satın alındığı, alacaklı tarafından asıl borçlu ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, ancak İİK'nun 149. maddesine göre, aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunan ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan sebeplerle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında düzenlenen ipotek sözleşmesinin bir azami meblağ ipoteği olduğu, rehnin paraya çevrilmesi için borcun muaccel hale gelmesi gerektiği, davacı tarafça davalılara gönderilen 15.10.2010 tarihli ihtarla borcun muaccel olduğu, davacının takip tarihi itibariyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının toplamda 51.658,12 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kabul edilen asıl alacak üzerinden takip tarihi nazara alınarak % 40 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen kısım yönünden takibin kötüniyetli yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığından davalı tarafın ise tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir....

. - K A R A R - Davacı vekili, davacının, davalıya genel kredi sözleşmesi nedeniyle müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, davalının kredi alacağına dayanarak  borçlu dava dışı şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını ve ipoteğin paraya çevrildiğini, borcun ödenmesine rağmen davacı aleyhine kefil sıfatıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını ileri sürerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini,  takibin davacı yönünden iptalini ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili,  dava dışı şirket aleyhine yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte kapak hesabının eksik ve hatalı yapıldığını, genel haciz yoluyla takip yapılan dosyadaki  masraf ve vekalet ücreti hesaplandığında davalının alacağının devam ettiğini, bankanın iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. ...

Somut olayın incelenmesinde; ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2017/11666 Esas Sayılı takip dosyasında; alacaklı tarafından borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, mükerrer olduğu iddia edilen ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2017/11673 Esas sayılı takip dosyası ile de muteriz borçlular hakkında bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı ve şikayetçi borçluların borçlu sıfatı ile takibin tarafı olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip talebinde ve ödeme emrinde; “aynı alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçileceğinden tahsilde ve takipte tekerrür olmamak ” kaydına yer verildiği görülmüş olup takip talebinde yazılı ibareler ile her iki takip dosyasına konu borcun aynı borç olduğu anlaşılmaktadır....

Davalı vekili, takibe konu alacakla ilgili olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bu dosyada talep edilen kredi kartı alacağının Eskişehir 5.İcra Müdürlüğünün 2008/4044 Esas sayılı takip dosyasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte de talep edildiği, İİK.nun 45.maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonuçlanmadan ilamsız takip yapılamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu işlemin harçtan muaf olduğu anlaşılmadığı gibi karar ve ilam harcı yatırılmadan mahkemece karar verildiği görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 20.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İcra Müdürlüğünün 2013/4926 esas sayılı dosyasından 27.05.2015 tarihinde yapılan sıra ve derece kararında bir isabetsizlik tespit edilemediği, Yargıtay içtihatlarına göre ise sıra cetvelinin ilk haciz koyan İcra Dairesince yapılması gerektiği, ancak satışın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılması ve ipoteğin ilk sırada olması durumunda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibinin yapıldığı icra müdürlüğünce sıra cetvelinin düzenlenmesi belirtildiği, ... 5. İcra Müdürlüğünün ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin yapıldığı yer İcra Dairesi olmasından dolayı sıra cetveli yapmaya yetkili olduğu, ayrıca sıra cetvelini ipoteği paraya çeviren ve ilk sırada alacaklı olan ... 5. İcra Dairesinin düzenlediği, ipoteğin ipotek tesisinden önce mevcut olan alacağa karşılık alındığı ve ana para ipoteği olduğu, ileride doğacak bir alacağa karşılık olmadığı, ödemenin ana para kapsamındaki alacakları kapsadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir....

Davalı, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini, oysa ki ipoteğin teminat amaçlı olduğunu, davacının önce genel mahkemelerde alacağını ispat edip, daha sora ilamsız takibe geçmesi gerektiğini öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir....

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ,ipotek akit sözleşmesinde yer alan ''doğmuş ve doğacak tüm borçlarına teminat teşkil etmek üzere üst sınır ipoteği tesis'' edilmesine ilişkin hükmün haksız şart niteliğinde bulunduğu, davacı tarafın hukuku dolanarak ilamsız takipler yaptığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiği, haksız şart kapsamında önceden tesis edilmiş olan krediler ve kredi kartı için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir....

Davalı vekili, söz konusu borcu karşılamaya yeterli ipoteğin bulunduğunu İİK.nun 45.maddesi uyarınca davacı bankanın ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğini, oysa davacının aynı anda hem ipotekli takibe hem de genel haciz yolu ile takibe giriştiğini, ipotek miktarının ilamsız takibin çek üzerinde olduğunu belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir....

Davacı banka, kredi alacağının tahsilini teminen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibini 7.2.2001 tarihinde başlatmış olup, ipotek limiti 10.000.000.000.TL'dır. Daha sonra 6.10.2004 tarihine kadar ipotek paraya çevrilemediği için alacağını hesaplayarak ipotek limiti 10.000.000.000.TL düştükten sonra kalan miktarı ilamsız icra takibi yolu ile talep etmiş olup itiraz üzerine görülmekte olan iş bu dava açılmıştır. İlamsız icra takibi tarihi itibariyle henüz ipoteğin paraya çevrilmemiş olduğu anlaşılmakta olup, ipoteğin de limit ipoteği olması nedeniyle bankanın ipotek paraya çevrilmiş olsa dahi ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibinde limit üzerinde bir tahsilatda bulunamayacağı kuşkusuzdur....

UYAP Entegrasyonu