Dava, ipotekli taşınmazın mülkiyetini sonradan edinen davacı tarafından, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipteki alacak haklarını devralan davalıya karşı açılmış ipoteğin fekki davasıdır. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız takibe itiraz üzerine takip alacaklısı tarafından itirazın kaldırılması veya iptali yönünde bir dava açılmamış olması ipoteğin fekkini gerektiren bir hukuki sebep değildir. Mahkemece sadece bu hukuki sebebin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü doğru olmamıştır. İpoteğin fekkini isteyen davacının ipotekle teminat altına alınan hukuki ilişkinin sona erdiğini ve bu hukuki ilişki sırasında ipotekle teminat altına alınan borcun hiç doğmadığını veya doğmuş olsa bile ödendiğini ileri sürerek ipoteğin fekkini talep edebilir. Somut olayda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla bir takip başlatıldığına göre, ipotekle teminat altına alınan hukuki ilişkinin sona erdiği anlaşılmaktadır....
İcra müdürlüğünün 2020/22357 esas sayılı takip dosyasının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip niteliğinde bulunduğu ve halen derdest olduğu gözetildiğinde; yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup bu kural önce başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotek limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla takibin başlatıldığı, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip talebine konu alacağın ise 15.000.000,00 TL olup bu takip talebinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin yapıldığı İstanbul ... 17....
YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Somut olayda davaya konu ...sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı icra takip dosyasında ilk olarak.. tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapıldığı, bu takibe yönelik borçlu tarafında şikayeti üzerine ........ Karar sayılı ilamı ile icra emrinin iptaline karar verildiği, akabinde davacı alacaklı tarafından .....tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapıldığı anlaşılmaktadır. İİK 43. Maddesine göre alacaklı başlatmış olduğu takip yolunu bir defaya mahsus olmak üzere değiştirebilir ancak takip yolunun değiştirilmesi haciz yolundan iflas yoluna, iflas yolundan haciz yoluna şeklinde gerçekleştirilmesi suretiyle olur, somut olayda takip alacaklısı davacı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibe çevirmiş olup talep kanun hükmü kapsamında değildir....
Temyiz Sebepleri Borçlu; alacaklının önce kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurduğu ve tercih hakkını bu takip türünden yana kullandığı hâlde daha sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla mükerrer olarak takip başlattığını, mükerrer olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin iptali gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda alacaklı tarafından borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı icra takibine konu borcun aynı borç ilişkisinden kaynaklanması karşısında 2004 sayılı Kanun’un 45 ve 167 nci maddeleri uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı icra takibinin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 167 nci maddesinin birinci fıkrası. 2....
Mahkemece davacı aleyhine girişilen takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip olup, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takiplerin alacaklı lehine ipotek veren ipotek borçlusu ve asıl borçluya yönelik yapılacağı, oysaki dava konusu takipte davacının, ipotek veren borçlusu olmadığı gibi asıl borçlu da olmadığı, bu sebeple davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, bu nedenle yapılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borcu olmadığı, davacının tazminat isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Ltd.Şti.’nin borçlarının teminatı olarak diğer davalının banka lehine ipotek tesis ettiğini, davalı şirket tarafından keşide edilen ve bankanın hamili olduğu bir kısım çeklerin karşılıksız çıktığını, alacağın tahsili için davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevabında, ipoteğin davalı şirketin kredi borcu için tesis olunduğunu, kredi borcu bulunmadığı için de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır....
İcra Dairesinin 2018/3092 Esas sayılı takip dosyasında; alacaklı tarafından borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ibarelerinin bulunduğu görülmüş olup anılan takip dosyalarında takip talebi ve icra emrinde yazılı ibareler ve alacaklı vekilin cevap dilekçesi ile her iki takip dosyasına konu borcun aynı borç ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış ise aynı borca ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapamaz. Bu husus süresiz şikayete tabidir....
Davacı borçlu aleyhine takip konusu bu takipten başka ...İcra Müdürlüğü’nün 1998/6248 esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile bir takip daha yapılmıştır, ancak davacı borçlu tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe karşı açılmış bir menfi tespit davası bulunmamaktadır. Davacı 28.12.2011 tarihli dilekçesi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte ipotekli taşınmazın satıldığını bildirip bunun istirdadını talep etmiştir. Mahkemece dava konusu olan ilamsız takibe yönelik menfi tespit iddiası hakkında herhangi bir tahkikat veya araştırma yapılmamıştır. Buna karşılık dava konusu olmayan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilgili takip dosyasındaki durum incelenmiş ve yapılan satıştan davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek istirdat talebinin reddine karar verilmiştir....
Ltd.Ştinin davalı bankadan aldığı kredinin teminatı olarak müvekkiline ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini kredi borcu sona erdiği halde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile (Konya 7.İcra Müdürlüğü 2000/8809) ayrıca genel haciz yolu ile (2000/8808) takiplere girişildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen takibin icra mahkemesince iptal edildiğini, iptal kararının Yargıtay 12.Hukuk Dairesince onandığını, diğer ilamsız takibe itiraz neticesinde davalı bankanın açtığı itirazın iptali davasının borç kalmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, ipoteğin yasal dayanağının kalmadığını ileri sürmüş ve ipoteğin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Şti. ile davalı arasında yapılan genel kredi sözleşmesinden doğacak borçların teminatı olarak diğer müvekkilinin taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalının müvekkilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ve kambiyo senedine özgü yolla icra takibi yaptığını, halbuki Kambiyo senedine özgü yolla yapılan talep dosyasına 16.573,99 TL ödeme yapıldığını, bu miktar ödeme gözönüne alınmadan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte bu ödemenin gözönünde tutulmadığını ileri sürerek davalıya şimdilik 16.573,99 TL borçlu olunmadığının tespitine, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kredi borcuna mahsuben yapılan ödemelerin kambiyo senedine mahsus yolla yapılan Antalya 9....


