alacaklardan olması sebebiyle kanuni rehin hakkı sahibi olarak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması gerekirken kanuni bir ipotek ya da akti bir ipotek olmadığı halde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak suretiyle takip yolunda yanlışlık yaptığı, itirazın iptali davasında davanın dinlenebilmesi şartlarından birinin de geçerli bir icra takibi bulunması olduğu gerekçesiyle davanın geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir....
Kat ve ... bağımsız nolu taşınmazdaki ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibi başlatıldığı,takipte talep edilen alacağın 03/01/2023 tarihinde 1.000.000-TL bedelle tesis edilen ipoteğin kapsamında olduğunu , davacı tarafından ipotek bedelinin altında kalan alacak tutarı yönünden İİK 45. maddesi uyarınca öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekirken işbu davada ilamsız takip yoluna başvurulduğunu, usulüne uygun başlatılmış bir takibin varlığı dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İpotekli takibin iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1380. maddesinde "gemi alacaklıları ile alacakları gemi üzerindeki hapis hakkı ile temin edilmiş olan alacaklılar, ihtiyati haczi tamamlamak veya alacağı doğrudan takip etmek için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilirler. Bu hüküm, Türkiye'de yabancı bayraklı bütün gemilere uygulanır". 1381. maddesinde ise "akdi veya kanuni gemi ipoteği alacaklıları, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilirler....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satışının yapılıp alıcı adına tescil edildiği bu suretle davanın konusunun kalmadığının anlaşılmasına göre mahkemece ipoteğin kaldırılması isteğinin reddi, bu sebeple sonucu itibarıyle doğru olduğundan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24.10.2011 (Pzt.)...
-TL ödeme yapması üzerine ipoteğin fekkine muvafakat ettiği ve bu belgeye ilişkin bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının alacaklı olmadığını bilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta kötüniyetli olduğu kabul edilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararını bozmuştur. Usul ve yasaya uygun YYargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/03/2022 tarih 2021/... esas 2022/... karar sayılı ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve Bozma ilamı doğrultusunda Konusuz Kalan Davanın Esası Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına karar verilerek davalının alacaklı olmadığını bilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta kötüniyetli olduğu kabul edilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Somut olayda, takibe konu 13.01.2009 tarih ve 1078 yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde, borca karşılık 200.000,00 TL bedelle 1. derecede, faizsiz ve fekki bildirilinceye kadar süre ile kurulan ipoteğin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi nedeniyle kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu, dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın hükmün kapsamını düzenleyen 297. maddesinin 1. fıkrasının b bendi gereğince hükümde; tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri bulunmalıdır. Mahkemenin gerekçeli karar başlığında bu hükme aykırı olacak şekilde şikayetçilerden Termotek ... Ltd. Şti.'...
Somut olayda, takibe konu 13.01.2009 tarih ve 1076 yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde, borca karşılık 200.000,00 TL bedelle 1. derecede, faizsiz ve fekki bildirilinceye kadar süre ile kurulan ipoteğin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi nedeniyle kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu, dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın hükmün kapsamını düzenleyen 297. maddesinin 1. fıkrasının b bendi gereğince hükümde; tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri bulunmalıdır. Mahkemenin gerekçeli karar başlığında bu hükme aykırı olacak şekilde şikayetçilerden ....'...
Davalı ... vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip dosyasında kefil sıfatıyla borcu ödemesinin gerekmediğini, dolayısıyla bu dosyada yaptığı ödemeye dayalı olarak müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçemeyeceğini, kaldı ki davacının kefil olduğu protokolün de geçersiz hale geldiğini savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ipotek sözleşmesinin tarafı olmayan davacının bu yolla takip yapamayacağını, davacının kefil sıfatıyla söz konusu ödemeyi yapmasının gerekmediğini savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile dava dışı ... Sigorta AŞ arasında acentelik sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'...
Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 18.3.2010 tarih, ... yevmiye no ve .... süre ile kurulan kanuni ipotek malik ... adına kayıtlı taşınmaz için yine ... tarafından verildikten sonra taşınmaz ipotek aynı koşullarla geçerli olmak üzere şikayetçi ...'a satılmış olup, ilk malik ...'la yapılan 16.3.2010 tarihli sözleşme ve ipotekle yükümlü olarak satın alan ...'la yapılmış olan 18.3.2010 tarihli “taahhütname” koşullarında ipoteğin paraya çevrilmesi istenmiş anılan sözleşmeler dayanak gösterilerek faiz talep edilmiştir. Şikayetçi ... vekili de, yine bu sözleşmelere dayanarak faizin sözleşmedeki ödeme tarihlerinden başlatılabileceği şikayetinde bulunmuş olmakla; anılan ipoteğin niteliği de nazara alındığında istenebilecek alacak ile faizinin takibi yargılamayı gerektirir. Bu durumda Mahkemece, şikayetin kabulü ve takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi isabetsizdir....
- K A R A R - Davacı vekili, davalı hakkında kredi alacağı sebebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip borçlusunun alacaktan sorumlu olmadığı iddiası ile davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun tarımsal krediler genel sözleşmesi ile kredi kullanarak borçlandığını, kredi borcunu zamanında ödemediğinden borcun muaccel hale geldiğini ve kanuni takibe aktarıldığını, krediye karşılık alınan ipoteğin paraya çevrilmesi için aynı zamanda takip başlatıldığını ve takibin devam ettiğini, borca karşılık alınan ipoteğin yeterli olmadığını ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


