WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” 2.   1982 AY “ Madde 129 - Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. (Ek fıkra: 07/05/2010-5982 S.K./13. md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir....

b-Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açması ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir. Eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Diğer bir deyişle; olay nedeniyle dava dışı polis memuruna nakdi tazminat ödeyen davacı idare, kusuru oranında sorumlulara rücu edebilir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıkları nedeniyle uğranılan Kurum zararının 1479 sayılı Yasa'nın 63. maddesi uyarıca davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece, davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Yasa'nın 39. maddesi olduğundan bahisle kast unsuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Rücuan tazminat davalarının öncelikle yasal dayanağının saptanması zorunlu olup, bunun için de kanunların zaman bakımından uygulanması konusu irdelenmelidir....

Açıklanan nedenlerle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 03/06/2015 KARŞI OY YAZISI Davacı taraf davalının kişisel kusuruna dayanarak tazminat talebinde bulunmuştur. Kamu görevlileri, görev sırasında salt kişisel kusurlarına dayanan eylemlerde kişisel olarak sorumludur. Anayasa'nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalılarının kendilerine rücu kaydıyla idare aleyhine açılabileceğine ilişkin düzenlemeler, haksız eylemi gerçekleştiren kamu görevlisine karşı doğrudan tazminat davası açmaya engel değildir. Zarar görenlerin haksız eylem failine karşı doğrudan dava açamayacaklarını savunmak, temel haklardan olan ve Anayasa'nın 36 ve AİHS'nin 13. maddesinde güvence altına alınan "hak arama özgürlüğüne" aykırı olacaktır....

Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da; bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda; .....Hastalıkları Kliniğinde doktor olarak görev yapan davalının, görevi sırasında ve görevinden dolayı davacıyı zarara uğrattığı ileri sürülmektedir. Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; davalıya husumet tevcih edilmesi doğru değildir....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/... e. sayılı dosyada tazminat davası ikame edildiğini ve halen derdest olduğunu, bu sebeple söz konusu dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava dışı sigortalının da zararının meydana gelmesinde müterafık kusurunun bulunduğunu bu hususunda dikkate alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücu talebine ilişkin olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. GEREKÇE: ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... Esas sayılı dosyasında görülen davanın mahkememiz dosyasında görülecek olan davayla aynı sebepten doğduğu ve mahkeme tarafından verilecek hükmün mahkememiz dosyasını etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından mahkememiz dosyasının ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur....

Anayasa'nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1 maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir.Kamu görevlisi aleyhine adli yargı yargı yerinde dava açılamıyacağına göre kamu görevlisi hakkında adli yargıda açılan tazminat davasında kast ve kusur aranmaksızın taraf sıfatı yokluğundan (husumet nedeniyle) taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekir. Mahkemece davalı doktorlar hakkında taraf sıfatı yokluğundan red kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava,-------sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, ---- tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafından yapılan hasar tazminat ödemesinin rücuen tahsiline ilişkin----- esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminat talebine ilişkin olduğu, Dava,-----kapsamında ödenen tazminatın, alkollü araç kullanma ve olay yerini terk nedeniyle rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalının %100 asli ve ağır kusurlu oluşu, sigorta genel şartlarının ----davacının rücu hakkı doğduğuna karar verilmiş ise de----- maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır....

Aktüer hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda özetle; dava dışı Hasan Kalkan'a meydana gelen kaza nedeniyle 18 aylık geçici iş göremezlik döneme ilişkin 40.373,10 TL, %26 sürekli malul kaldığı dönem için 115.877,85 TL, 1,5 aylık bakıcı gideri için 4.299,12 TL zararının bulunduğu, davacı tarafın toplamda 160.550,07 TL rücu edilebilecek miktarının olduğunu, davacı tarafından 120.000,00 TL maddi tazminat ve ferileri ile birlikte ( ilam vekalet ücreti, faiz, yargılama gideri ve icra vekalet ücreti ) toplam ödenen 167.200,00 TL'nin rücu edilebilecek miktar olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporları usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir....

Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” Öteyandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”.Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu