a ait aynı koordinatlardan/ derinlikten geçen 2017 yılında montajı yapılan yeraltı şebekesine davalı tarafça verilen zararın davalıdan tazmini talebine ilişkin olduğu, bu nedenle davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, diğer yandan 6098 sayılı TBK'nun 72.maddesinde "..tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar..." düzenlemesi mevcut olup, dava konusu haksız eylemin 24/10/2019 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, davacı tarafından zararın tespiti ile davalıdan tahsili talebine ilişkin ihtaratlı yazının 27/12/2019 tarihinde gönderilmiş olduğu, davanın ise 18/05/2021 tarihinde açılmış olup davalının zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine ve konusuz kalmasına karar verilmiş olup karar davacılar vekili ve davalı ... Üniversitesi Rektörlüğü vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesinde: İlk derece mahkemesince 30/05/2019 tarihli kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 29/06/2020 tarihli kararıyla anılan maluliyet raporu hatalı yönetmelik hükümlerine göre alındığından yeniden maluliyet raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmıştır....
”destek” olduğunun ispatlanmasısın gerektiğini, somut uyuşmazlığa konu trafik poliçesinin başlangıç tarihinin 12/04/2022 olduğu tespit edilmiş olduğunu, poliçe başlangıç tarihi 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanunu değişikliği akabinde Kanunda verilen yetki çerçevesinde düzenlenerek 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından sonraya ilişkin olduğundan hesaplamanın genel şartlar çerçevesinde yapılmasının gerektiğini, davacının destekten yoksun kalma talebine ilişkin olarak, kaza tarihinden sonra davacı tarafa SGK tarafından ölüm hali için ödenen ve ödenecek peşin sermaye değerinin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak; Müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan...
İş Mahkemesinin 2018/369 Esas sayılı dosya ile işçilik alacaklarına ilişkin dava açıldığını, bu davanın sonuçsuz bırakılması için eldeki davanın açıldığını, müvekkili şirketin davacıya zararaa uğrattığının somut olarak ispatlanması gerektiğini, afaki değerlendirmeler ile davalı şirket yetkilisinin önceki çalışma dönemine ilişkin olarak oluşan uyuşmazlığı bu dava ile gündeme getirmesinin yerinde olmadığını, iş davasında tarafların haklılığının ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya muhteviyâtı küllîyen tetkîk edildiğinde; Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı TBK m. 49-55; 2918 sayılı KTK 85, 89, 90, 91; 6100 sayılı HMK m.341, 353, 355, 359; ZMMS Genel Şartları 3. Değerlendirme HMK'nun 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; 3.1....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede; Dava, ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve işletenine karşı açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu ve Dairemizin daha önceki kaldırma kararı dikkate alınarak ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan maluliyet raporuna göre düzenlenmiş aktüerya raporu ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir....
olarak talep edilen istemlerin tek tek ispat edilememesi halinde davacının maddi tazminata ilişkin istemlerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, kusur, zarar ve zenginleşme yasağı nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat zararının ispat edilmesi gerektiğini, miktarın sebepsiz zenginleşme yasağı nedeniyle reddi gereken bir miktar olduğunu belirterek davacı tarafın tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir....
(HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) 2918 sayılı KTK'nın “Zamanaşımı” başlıklı 109. maddesi; “...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar....
Davacı ve davalı SGK vekillerince ayrı ayrı kusur raporuna ilişkin ayrı ayrı beyanda bulunulmuştur. Yine 02/03/2021 tarihli ara karar ile dosyanın Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, gelen 29/03/2021 tarihli maluliyete ilişkin raporda eksikliklerin bulunduğu belirtilerek dosya iade edilmiştir. 24/05/2021 tarihli celsede 02/03/2021 tarihli ara karardan rücu edilerek dosyanın iki kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verildiği, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen 17/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç ve özetle; "... plaka sayılı aracın, olay tarihinde ...poliçe nosu ile Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesinin...Sigorta A.Ş. nezdinde geçerli olduğu;... plaka sayılı aracın, olay tarihinde ... ZMSS poliçe numarası ile ......
Bununla birlikte, hizmet kusuruna dayalı maddi tazminat istemlerinde, tazmin edilecek zararın, mal varlığında gerçek, kanıtlanabilir bir azalma veya artma olanağından yoksun kalma niteliğinde somut olarak ortaya konulabilmesi gerekmektedir. İdare yönünden tazmin borcunun doğabilmesi için, sadece zararın varlığı yeterli olmayıp, bu zararın kesin olarak ortaya çıkmış, kesin ve belirlenebilir nitelikte, yani gerçek zarar olması gerekir. Tazminat davaları ile, uğranılan gerçek zararın giderilmesi amaçlanmaktadır. Belli şartların gerçekleşmesi durumunda ileride elde edilmesi muhtemel gelirlerin gerçek ve kesinleşmiş olarak ortaya çıkan zarar olarak kabulü mümkün değildir. Yargı mercilerince, maddi tazminat talebine ilişkin iddiaların kalem kalem incelenerek bu taleplerin dayanakları ile şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden inceleme yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir....


