Bu düzenlemeler ışığında 13.06.2012 - 28.01.2014 tarihleri arasında uygulanan gözaltı ve tutuklama işlemine ilişkin 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince tazmini gerektiği, davacının talebine konu hakim ve Cumhuriyet savcılarının hukuki sorumlulukları nedeniyle talebe konu eylemlerin 18.06.2014 tarihinden önce olduğu dikkate alındığında eylem tarihinde yürürlükte bulunan 1086 veya 6100 sayılı Kanunlar uyarınca tazminat isteme koşullarının ilgili maddelere göre değerlendirilmesi gerektiği, davacının beraatine yönelik İzmir 5....
İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemi ile dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısımlarının kaldırılmasına, dava konusu zımni ret işleminin iptali, davacının 200.000,00 TL manevi zararının davanın açıldığı 01/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kabulü, fazlaya ilişkin manevi zarar isteminin reddine, maddi zararın tazmini istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ......
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayın bir terör eylemi olduğunun anlaşılması karşısında, terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup, 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan, davacının ileri sürdüğü maddi ve manevi zararlarına bağlı tazminat talebine ilişkin uyuşmazlığın, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanun'un öngördüğü usullere tabi olarak tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal inceleme yapılarak çözümlenmesi gerektiği, maddi tazminat istemi bakımından; başvurulan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 30/12/2019 tarihli hesap bilirkişi raporunda; davacının 10/10/2015 tarihinde meydana gelen olayda yaralanması sonucu geçici iş gücü kaybına bağlı zararının 333,51 TL olduğu, sürekli iş gücü kaybına bağlı zararının ise bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, davalı idarenin bilirkişi raporuna yaptığı itirazların raporu kusurlandırıcı...
Aynı Kanunun tazminatın belirlenmesine ilişkin 55/1. Maddesine göre ise; bedensel zararlar, Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Manevi Tazminat Anılan Kanunun 56/1-2. Maddesine göre, Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir....
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin kamu görevlisi olup, polis memurunun gerçekleştirdiği trafik kazasında oluşan zararın kamu görevlisinin hizmet kusurundan kaynaklandığını, husumetin kamu görevlisine değil, İdareye yöneltilmesi gerektiğini, öne sürülen kusur oranını kabul etmediklerini, sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, araçtaki değer kaybının 14.542,34-TL olamayacağını, davacıların iş göremezlik sebebiyle uğradığı zararın afaki olduğunu, tedavi giderleri ile ilgili taleplerinin belgeye dayanmadığını belirterek, davanın reddine karar verimesini talep etmiştir. Davalı .........
kusurlu olacağını, davacının faize ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının avans faizine ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir....
Çalışma gücünün kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir....
göre, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar....
Bu durumda mahkemece; belgeli tüm tedavi giderlerinden sorumluluğun 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereği SGK Başkanlığı'na ait olduğu dikkate alınmak suretiyle, fatura bedellerine ilişkin maddi tazminat talebinin davalı SGK yönünden kabulüne, belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmayan davalılar araç işleteni ... ve araç sürücüsü ... yönünden ise davacı tarafça, dava dilekçesi ile, maddi tazminat talebi yönünden, davalıların sorumluluklarına göre karar verilmesi talebine bağlı kalınarak karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin bu hususa isabet eden istinaf nedenleri yerindedir....
Hazırlanan 06.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda zarar gören emtia için 2.065,04 SDR tazminat hesabı da yapılmış olup bu zarar hesabı zarar gören emtianın ağırlığına göre yapılmıştır. Davacı ise kendi sigortalısına sigorta ödemesine esas tazminat hesabını zarar gören emtianın ağırlığına göre değil birim fiyat üzerinden yapılmıştır. Bu nedenle bilirkişi raporundaki SDR hesabı dikkate alınmamış ve birim fiyat üzerinden yapılan tazminat hesaplaması esas alınmıştır. Davacının icra takibinde ağır kusurlu ya da kötüniyetli hareket ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir....


