WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Sigorta A.Ş.’den 218.776,10 TL tahsil edildiği, Davacının fiili ödeme kurunu gözeterek hesaplamasında 30.729,13 USD tazminat tahsil ettiği ileri sürülmekte ise de dava dışı sigortacının bu ödemesinin 35.931,88 USD karşılığı yapıldığı, bu nedenle bakiye rücu edilebilir tazminatın 6.340,92 USD hesaplandığı, Davacı karşısında davalı ... ile dava dışı ihbara olunan ......

Davacı ... olması hasebiyle ve halefiyet ilkesi gereğince ödemiş olduğu tazminat zararının haksız kişilere ödemiş olduğu miktarda rücu etme hakkına sahip olduğu hükümlerince nezdimizde görülen hukuki işlemlere başladığı anlaşılmaktadır. Davacı öncelikle rücuen tazminatı tahsil edebilmek için Konya .icra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasıyla takibe girişmiş ancak icra takibi davalı tarafından yapılan itirazla durdurularak mahkememizde görülen itirazın iptali davasının temelini oluşturmuştur. Öncelikli olarak davalı vekilinin görev yönünden itirazları mahkememizce davaya ilişkin tazminatın sigortadan kaynaklandığı ... sigortanın yerine geçerek ödeme yaptığı, ve halefiyet ilkesi gereğince icrai işlemlerde bulunduğundan taraflar arasındaki hukuku ihtilafın ticaret kanunları hükümleri uyarınca çözüleceği kanaatine varılarak davalının görev yönünden yapmış olduğu itiraz reddedilerek yargılamaya devam edilmiştir....

Söz konusu hesaplama yapılırken hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak işçinin gerçek zararının belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca işçinin belli olan net ücreti ile asgari ücret kıyaslanarak asgari ücretin üzerindeki oran belirlenmek suretiyle zarar ve tazminat hesabı yapılmalıdır. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan davanın her aşamasında uygulanması zorunludur. Bozmadan sonra dahi asgari ücrette artış olmuşsa, yeniden tazminat hesabı yapılması gerekir. Hâkim, yargılamanın her aşamasında asgari ücret artışlarını doğrudan dikkate almakla yükümlüdür. Davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmaz (Çelik, A.Ç.: Ölüm Nedeniyle Destekten Yoksunluk, 2. Baskı, Ankara 2016, s. 223)....

Davalı ..., ..., ..., ... vekili cevabında; personel alımları nedeni ile yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulamayacağını, davacı kurumun işe alınan personelin emek ve mesaisinden yararlandığını,eksik sigorta primi ödenmesinin işe alımlarla ilgisi olmadığını, davacı kurum tarafından ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin açmış olduğu rücu davalarının reddedildiğini savunarak davanın reddini talep etmişlerdir. Davalı Akif Köroğlu vekili; husumet itirazında bulunduklarını, davalıların tamamının yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalının ise genel kurulda olduğunu, yetkinin yönetim kurulunda olması nedeni ile sorumluluğunun olmadığını, kurum teftiş raporunun adli anlamda önem taşımayan bir rapor olduğunu, idari makamların subjektif raporları ile işlem yapılamayacağını, ayrıca raporda kendi isminin geçmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir....

ın yeniden evlenme ihtimali hesaplanırken hata yapıldığını, kaza tarihindeki yaşının dikkate alınarak bakiye tazminattan %42 oranında indirim yapılması gerektiğini; SGK tarafından, davacı tarafa ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek, müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi, ayrıca aleyhe karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden yasal faiz ile sorumlu tutulması gerektiğini, davacı ...'ın yeniden evlenmesi nedeniyle, tazminat hesaplamasının evlendiği tarihe kadar yapılması gerektiğini, kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; 16/02/2013 tarihinde, ZMSS poliçesi bulunmayan traktörün, davacıların desteği (davacı ...'ın eşi ve diğer davacıların babaları) sürücü ...'...

HMK 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından, davalı ... Anonim Şirketinin ZMS sigortacısı ve davacıların desteği ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile davalı ...'in sürücüsü-maliki olduğu ... plakalı aracın, 18/05/2013 tarihinde çarpışması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların desteği ...'in vefat ettiği; kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...'in %100 kusurlu olduğu, davacıların bu vefat nedeniyle, asıl davada destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat, birleşen davada ise destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının talebine dayanak olan kaza, 6704 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değişik 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesindeki değişiklik tarihinden önce, 18/05/2013 tarihinde meydana gelmiştir. Yargıtay 17....

İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün; yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde, ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar; Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde, işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmeleri gerekir. 5510 sayılı Kanunun “Süresinde Bildirilmeyen Sigortalılıktan Doğan Sorumluluk” başlıklı 23’üncü maddesinin 1 ve 2’nci fıkralarındaki düzenlemeye göre; işverenin rücu alacağından sorumluluğu için, çalıştırılan...

(HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) 2918 sayılı KTK'nın “Zamanaşımı” başlıklı 109. maddesi; “...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar....

Ancak, davalı itirazın iptali ve takibin devamı ile birlikte her ne kadar davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ayrıca icra inkar tazminatı talep etmiş ise de; rücuen tazminat alacağının belirlenebilmesi için mahkememizce bilirkişi kurulundan rapor alındığı, eser sözleşmesi kapsamında iç ilişkideki rücu koşulları, tarafların kusur durumları ve rücu miktarının tespitinde bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı, dolayısıyla talep edilebilecek rücu alacağının ancak yargılama sırasında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile belirlenebildiği anlaşılmakla, takibe konu alacağın likit ve muayyen bir alacak olmadığı, dolayısıyla İİK 67. maddesindeki icra inkar tazminata ilişkin yasal koşullar oluşmadığından (Ankara BAM 31. HD. 2020/309 E., 2021/116 K.) davacı lehine icra inkar tazminatı verilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının ... 24....

Davacının manevi tazminat talebine yönelik yapılan incelemede; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56.maddesi gereğince ; cismani zarara uğrayana, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hakkaniyete uygun bir miktar paraya hükmetmesi gerekir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde, takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir....

UYAP Entegrasyonu