WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Sigorta tarafından haksız gerekçelerle reddedildiğini, tamirden önce talebin reddedileceği bildirilmediğinden davacı şirketin zararının arttığını, poliçede yer alan çelişkili hükümlerin sigortalı davacı lehine yorumlanması gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, davacının davalılardan olan 18.188,83 USD alacağının ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka USD faizi ile, 8.285,50 EUR alacağının en yüksek kamu banka EUR faizi ile ve 1.200 TL alacağının ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan (HMK m.1) yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. ( Emsal mahiyette; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 01/05/2016 tarih 2015/10238 esas 2016/4889 karar ve yine 11. HD'nin 15/06/2016 tarih 2016/6247 esas 2016/6612 karar ve 11.HD'nin 18/01/2016 tarih 2015/15629 E. 2016/436 K. sayılı içtihatları). Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 08/08/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı terk trafik kazası neticesinde dava dışı zarar gören taraflara 25.747,30 TL ödenmesi neticesinde ödenen tazminat bedelinin sigortalı araç maliki davalıdan rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan İstanbul ......

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, somut olayda davacının 05.03.2013 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında davalı ... AŞ ile ibraname imzaladığı, ibraname içeriği incelendiğinde "...Aralık 2013 ayında meydana gelen kaza neticesinde şirketle yaptığımız anlaşma gereği kaza nedeniyle uğradığım zararlara karşılık şirket tarafıma 6.000TL nakit para ödediği takdirde şirketten maddi ve manevi tazminat veya herhangi bir hak veya alacağım kalmamıştır. Bu kaza nedeniyle tüm dava ve şikayet haklarımdan vazgeçiyorum. Şirket adına yaptığım tüm şikayetlerden de vazgeçtiğimi gayrikabili şirketi rücu ettiği beyan ve kabul ediyorum." davacının el yazısı ile de "... 6000,00TL nakit elden aldım. Her hangi bir alacağım yoktur hiç bir şekilde davacı değilim." şeklinde ibraname bulunduğu, bu kapsamda davalı şirket ......

tazminat bedeline ilişkin talebinin de reddinin gerektiğini, 6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. madde ile de; "Bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır....

Esasen TTK'nın doğrudan dava hakkına ilişkin 1478. Maddesine göre davalı sigorta şirketi de -sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmayacağına ilişkin TTK'nın 1477. Maddesi saklı kalmak kaydıyla- müteselsil sorumlulardandır. Bu doğrultuda zarar görenlere ödeme yapması halinde sigortalısının kusurunu aşan kısma denk gelen ödemesini sigortalıya rücu etmesi mümkün değildir. Zarar görenlere ödemenin sigortalı tarafından yapılması halinde, sigortalı ister diğer sorumlulara karşı rücu hakkını kullanır isterse sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketinden talepte bulunur. Bunlar yarışan haklar olup aralarında bir öncelik sıralaması yoktur. Ödemenin sigorta poliçesi kapsamında talep edilmesi halinde sigorta şirketi bu ödemeleri sigortalısına tazmin etmekle yükümlüdür. Davalının sunduğu cevap dilekçesine göre, zararın belirlenmesine ilişkin yapılan yargılamalardaki kusur oranını kabul ederek buna göre kısmi ödeme yaptığı anlaşılmaktadır....

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı vekilinin dava dilekçesinde yer alan 160TL sosyal yardım zammının tahsiline karar verilmesi talebine ilişkin ilk derece mahkemesince olumlu veya olumsuz bir karar verilip verilmediği; buradan varılacak sonuca göre ilk derece mahkemesi tarafından kendi içinde çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır. III....

ASHM kararı ile tespit edilen ve tarafımıza ... tarafından rücu edilen tutarı değiştirmediğini, mahsup edilen vekalet ücreti müvekkil Kurumun lehine ve fakat ... aleyhine hüküm altına alınmış olduğunu, işbu dava açılırken 37.859,28.TL'lik tutardan sadece .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ve ... K....

Yönünden, davacının 1,00 TL maddi tazminat talebinin davalılardan .... yönünden REDDİNE, ... ve Day. Tük. Malz. İnş. Metal Gıda Oto. Turizm San. ve Tic. A.Ş. yönünden, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 95.052,00 TL maddi tazminatın 13/09/2014 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 80.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 13/09/2014 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , ..” karar verilmiştir. "...davacının maddi zararının hesaplattırılması amacıyla alınan 28/11/2016 havale tarihli gerekçeli ve denetime elverişli hesap raporunda davalı ......

Maddesi gereğince temlik ettik" denmiş olması, söz konusu ödemenin poliçe gereği alındığının belirlenmesi yönünden önem arz ettiği; bunun sadece rücu hakkını doğuran bir belge olmadığı aynı zamanda geçerli bir icra takibi ve dava hakkınında temliki niteliğinde olduğu; alacağın temlikinin borçlunun iznine tabii olmadığı, yazılı olarak yapılmasının yeterli olduğu, bu sebeple şekli şartlara uyduğu ve içerik olarak da alacağın temliki hükümlerini içerdiği, bu sebeple davacının temliğe dayalı olarak davalılar aleyhine iş bu davayı açabileceği, icra takibini yapabileceği; icra takibinde takip sebebi olarak halefiyet ve rücu haklarının yazılı olmasınında buna engel teşkil etmeyeceği çünkü dayanağı olan ibranamenin takip talebine eklendiği, icra takibinde açıkça bu ibranameye dayanıldığı ve ibranameninde aynı zamanda temlikname niteliğinde olduğu nazara alınarak; davacının iş bu icra takibini temlik alan sıfatıyla yapabileceği, bu davayı da açabileceği mahkememizce kabul edilmiştir....

TBK'nın 52. maddesine göre, zarara uğrayan, zararı doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda; davacının yaralanmasının ayak bileğine ilişkin olduğu, alkollü olduğuna ilişkin bir bilgi bulunmadığı, gerekli ehliyetnameye sahip olduğu, kask yahut koruyucu tertibat takmasının yaralanmasını engelleyemeyeceği değerlendirilmiş, müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirme: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.(2918 s KTK 90) Hakim, manevi tazminat miktarını özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak belirler....

UYAP Entegrasyonu