İstinaf Sebepleri Davacı borçlu vekili; dava dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek, mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihalenin feshi davasına konu taşınmazlar yönünden davacının süresinde usulüne uygun kıymet takdirine itiraz etmemesi üzerine belirlenen değerlerin kesinleştiği ve ihalenin kesinleşen muhammen bedellerin üzerinde bir bedelle (1) nolu bağımsız bölümün 950.000,00 TL'ye, (4) nolu bağımsız bölümün 1.000.000,00 TL'ye ihale edildiği, davacı borçlu yönünden zarar unsuru gerçekleşmediği, Mahkemesince, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
İHM'nin 2013/797 esas sayılı dosyasında usulünce değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece 26.05.2014 tarihinde yapılan ihale yönünden ihalenin feshi davasının 7 günlük sürede açılmadığından süreden reddine, 10.06.2014 ve 11.06.2014 tarihinde gerçekleştirilen ihaleler ile ilgili ise haczin düşmediği, kıymet takdirine itirazın usulünce değerlendirilmiş olduğu, şikayet nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istemin esastan reddine karar verildiği görülmektedir. 29.08.2013 haciz tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.nun 106. maddesinde; "Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 110. maddesinde ise; "Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da, bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar" düzenlenmesine yer verilmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi borçlunun kıymet takdirine itiraz davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiği, icra dosyasında vekilin azledildiğine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda satış ilanının borçlu şirket vekiline e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, borçlunun sadece kendisine yapılan tebligatların usulsüzlüğünü ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürebileceği, kıymet takdirine itiraz eden şikayetçinin mahkemece verilen sürede masraf yatırmadığından şikayetinin Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/33 Esas 2021/439 Karar sayılı dosyasında usulden reddedildiği, satış ilanının satış kararında belirtildiği şekilde yapıldığı, alacaklı vekilinin İİK’nın 150/e maddesinde getirilen sürede avans yatırarak satış talep ettiği, davacı vekili İİK'nın 364/3.maddesine dayanarak Ankara 10....
CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının kıymet takdirine itiraz davasının reddedildiğini, bu nedenle kıymet takdirine itirazların ileri sürülemeyeceğini, kıymet takdirine itiraz davasının vekil ile açıldığını, bu nedenle satış ilanın da vekile tebliğ edildiğini, tebliğin usule uygun olduğunu, satış ilanı tebliğinden itibaren süresi içerisinde şikayet yoluna başvurulmadığından artık diğer itirazların da ileri sürülemeyeceğini, satış bedelinin İİK'nın 129. maddesine uygun olduğunu, muhammen bedelin altında satış yapılmasının fesih sebebi olmadığını, diğer fesih sebeplerinin de yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ihale alıcısı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış ancak, davalı katıldığı duruşmada davanın reddini talep etmiştir. III....
Somut olayda, ihale konusu taşınmazın takdir edilen 90.000 TL bedel ile satışa çıkarıldığı ve 92.510 TL üzerinden ihale edildiği ve kıymet takdirine usulünce süresinde yapılan itiraz bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlu, İİK.nun 134/8. maddesi kapsamında menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. O halde, mahkemece, ihalenin feshi istemi reddedilmiş olmakla birlikte İİK.nun 134/8.maddesi gereğince zarar unsuru bulunmadığı gözönüne alınarak para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......
Sayılı kararı ile reddine karar verildiği, 10.11.2021 tarihli tashih kararı ile şikayete konu taşınmazın 11 nolu bağımsız bölüm olduğu, sehven 9 numaralı bağımsız bölüm olduğu yönünde hükmün tavzih edildiği, şikayetçilerin gerek icra mahkemesinde gerekse ihalenin feshi talepli dilekçelerinde keşfin 11 nolu bağımsız bölümde yapılmadığı yönünde bir iddiada bulunmadığı, kıymet takdirine itirazın reddine ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kıymet takdir raporunun haciz alacaklılarına usulüne uygun tebliğ edilmediğinin şikayetçilerce ileri sürülemeyeceği, takibin şekline göre itiraz ve şikayetlerin İcra Mahkemesine yapılması gerektiği, bu nedenle borca itiraz dilekçesinin İcra Müdürlüğünce dikkate alınmayarak takibe devam edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, ihale bedelinin en az muhammen bedel kadar olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, hukuki yarar dava şartı olduğundan satış ilanının borçluya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, 100...
Davalı ihale alıcısı ... temyiz dilekçesinde; ........... ili, ...... ilçesi, 3239 parsel sayılı taşınmazın muhammen bedelinin kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece tespit edilen değer üzerinden kesinleştiğini, bu nedenle mahkeme karardaki miktardan ihaleye çıkılmasında usulsüzlük bulunmadığını, icra müdürlüğünün mahkemece belirlenen değer dışında bir miktar üzerinden satış yapılmasına karar veremeyeceğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının anılan taşınmaz yönünden bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesi, 7343 sayılı Kanun'un 27. ve 33. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat 3....
Davalı ihale alıcısı ... temyiz dilekçesinde; Tekirdağ ili, Muratlı ilçesi, 3239 parsel sayılı taşınmazın muhammen bedelinin kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece tespit edilen değer üzerinden kesinleştiğini, bu nedenle mahkeme karardaki miktardan ihaleye çıkılmasında usulsüzlük bulunmadığını, icra müdürlüğünün mahkemece belirlenen değer dışında bir miktar üzerinden satış yapılmasına karar veremeyeceğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının anılan taşınmaz yönünden bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesi, 7343 sayılı Kanun'un 27. ve 33. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat 3....
gösterildiğini, KDV oranının %1 olarak gösterilmesi gerektiğini, satışın kıymet takdir tarihinden 2 yıl sonra yapıldığını, icra dosyasında kıymet takdir raporunun 26.07.2018 tarihinde düzenlendiğini, ihalenin 28.08.2020 tarihinde yapıldığını, kıymet takdirine itiraz kararlarının niteliği itibarıyla kesin olmasından dolayı açıklanan somut itirazların ihalenin feshi davasında ileri sürülebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi talebi ile istinafa başvurmuştur....
Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın satış bedeli muhammen bedelinin yüzde yüzünün üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin de usulsüz olduğu ve borçluların kıymet takdirine itiraz ettiği görülmektedir. O halde mahkemece, fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek, taşınmazın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


