WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Davalı Şirket temyiz dilekçesinde özetle, vasinin husumete izin kararı almadığını, ihalenin feshi davasının reddedildiğini, bu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu, tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazı edindiklerini, iyi niyetli olduklarını, kötü niyetli oldukları ileri sürülmediği gibi buna ilişkin bir delil de bulunmadığını, istinaf başvurusunun esastan reddi halinde Mahkeme kararındaki harcın alınmaması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.2. Davalı Banka temyiz dilekçesinde özetle, kararı süresinde istinaf ettiklerini, verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705 inci maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur....

in atandığı ve eldeki dava yönünden husumete izin kararı alındığı anlaşılmaktadır. 2.Hemen belirtmek gerekir ki, HMK'nın 51. maddesinde “dava ehliyeti” dava şartı olarak benimsenmiştir. Öte yandan, 03.03.1993 tarih, 773/82 sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında da; dava şartlarının davanın açıldığı tarihten, hükmün kurulduğu tarihe kadar varlığını devam ettirmesinin temel kural olduğu açıkça vurgulanmıştır. Bu yasal düzenlemeler ve yargısal uygulamalar karşısında şüphesiz hâkim, davanın başında dava şartlarının mevcut olup olmadığını kendiliğinden (re’sen) araştırmak zorundadır. Ne var ki; dava açılırken bulunmayan dava şartının yargılama sırasında tamamlanması halinde dava ekonomisi yönünden davanın esasına girilerek sonuçlandırılması gerekeceği de gerek doktrinde gerekse Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Öte yandan, tapu iptali tescil davalarında husumet kayıt maliki ya da maliklerine yöneltilir....

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/845 Esas sayılı dava sonucu Türk Medeni Kanunu 405/1. maddesi uyarınca kısıtlandığı ve oğlu Şevket Tuncel’in kendisine vasi olarak atandığı, vasinin de vesayet makamından husumete izin kararı alarak eldeki davaya devam ettiği, davacı yaşlılık ve hastalığı nedeniyle gözlerinin iyi görmemesi ve kulaklarının çok az işitmesinden faydalanılarak aldatıldığını iddia ederek ehliyetsizlik, hile ve gabin iddiasına dayanarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.4.1990 gün ve 1990/1–152, 1990/236 sayılı kararında vurgulandığı gibi, davada dayanılan maddi olaylar bakımından birkaç hukuki nedenin bir arada gösterilmesinde ilke olarak usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Hukuki sebeplerden bir tanesinin diğer hukuki sebebin incelenmesine olanak verir niteliği bulunduğu sürece önem ve lüzum derecesine göre birden fazla hukuki sebep aynı davada inceleme ve araştırma konusu yapılabilir....

izin kararı verildiği, davacı ...’ün 11.05.2016 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ..., ..., ..., ... ve davalı ...’in kaldıkları, davalı ... dışındaki mirasçıların davacı vekiline verdikleri vekaletname ile kararı temyiz ettikleri anlaşılmaktadır....

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, kısıtlı ...’ın maliki olduğu 1225 parsel sayılı taşınmazdaki 2273/2400 payını 05.11.2007 tarihli resmi akit ile davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiği, bu payın yargılama sırasında dahili davalı ...’a 24.02.2009 tarihinde satış suretiyle temlik edildiği, önceki bozma ilamına uygun olarak yargılama sırasında husumete izin kararının ibraz edildiği, davacının temliki gerçekleştiren ...’ın hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, yargılama sırasında çekişmeli payı devralan ’ın da iktisabının iyiniyetli olmadığını iddia ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez....

Esas sayılı dosyasında davacı vasiye husumete izin ve yetki verildiği anlaşıldı. Davacı vekilince açılan iş bu dava, ... Asliye Hukuk mahkemesinin 16/05/2019 tarihli 2018/... E. 2019/... sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ... Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazılarak davacı kısıtlı ...'in davaya konu senetler yönünden dava tarihi itibariyle fiil ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda rapor talep edilmiş olup; ... Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin İhtisas Dairesinin ... sayılı 23/08/2021 tarihli raporunda: " ...'...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.04.2006 tarihli ve 2005/1287 Esas, 2006/664 Karar sayılı karar ile davacının TMK'nın 405. maddesine göre kısıtlanmasına ve eşi ...’nin vasi olarak atanmasına karar verildiği ve vasinin yargılamaya katıldığı, aynı dosya üzerinden verilen 16.04.2008 tarihli ek karar ile davacının eşi ...’nin vasiliğinin kaldırılmasına, davacının davalı babası ... ...’in velayeti altında bırakılmasına karar verildiği, 20.02.2009 tarihli ek karar ile de ilk vasi ...’nin husumete izin talebinin reddedildiği, Mahkemece, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Dairece, kısıtlı ile vasi arasında menfaat çatışması bulunduğundan, Mahkemece davacı ...’e bir temsil kayyımı atanmasının temin edilerek onun huzuru ile davanın görülmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında Bursa 3....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/556 Esas - 2015/171 Karar sayılı ve 21.10.2015 tarihli husumete izin kararının dosya kapsamına alındığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davacılardan ...’ın vekaletname ve satış işlemleri tarihinde ehliyetsiz olduğu hususunun Adli Tıp Kurumu raporuyla saptanmak suretiyle, davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların bu hususa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet akdini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. 6098 s. Türk Borçlar Kanununda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s....

nin vasi olarak atanmasına karar verilmiş ise de, vasi ... tarafından feragat dilekçesinin sunulduğu 09.03.2020 tarihi itibariyle vasilik görevinin devam ettiği ancak TMK'nın 462 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davadan feragat konusunda vasinin izin kararı bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın esasının incelenmesinin yerinde olduğu, davacı ... tarafından açılan dava yönünden Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/305 Esas, 2013/485 Karar sayılı dosyasında verilen 05.10.2020 tarihli karar ile husumete izin verildiği, böylelikle dava şartının yargılama sırasında tamamlandığı; davacı ...'ın davası yönünden, her ne kadar Of Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/526 Esas sayılı dosyasında görülen davada mirasbırakan tarafından taşınmazların davalı ...'a temlikinin muvazaalı olduğu hüküm altına alınmış ise de, yeni malik davalı Şirket'e karşı tapu iptali ve tescil istemiyle devam edilen eldeki davada, taşınmazı davalı ...'...

Dağıtım A.Ş'nin ise tamamından sorumlu olacağı şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair ilamının birleşen dosya davacısı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 22.02.2024 tarihli 2023/2700 Esas ve 2024/200 Karar sayılı ilamı ile;"...birleşen dosya davacısı ...ın vesayet altına alındığı, asıl dava yönünden husumete izin kararı alınmasına rağmen birleşen dava yönünden ise husumete izin kararının dosya kapsamında bulunmadığı, vesayet karar tarihinden birleşen davanın açıldığı ve mahkemece hükmün verildiği tarihe kadar iki yıldan uzun bir süre geçtiği de göz önünde bulundurularak vesayet makamından TMK 456. madde hükmü gereği vasiliğin devam edip etmediğinin sorulması, vasiliğin devam ettiğinin anlaşılması halinde de vesayet makamından birleşen dava için husumete izin kararının temin edilerek yargılamaya devam edilmesi, davacılar vekili ile davalı ......

UYAP Entegrasyonu