WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Ayrıca, Sulh Hukuk Mahkemesinin 17/01/2008 tarih 2007/3184 Esas ve 2008/36 Karar sayılı ilamı ile İdris Karaca'nın kısıtlanmasına ve annesi velayeti altına alınmasına karar verildiğinden eldeki dava için husumete izin kararı alınmadan davanın karara bağlanması hatalı olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

tazminatı alacağı talebi bakımından iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ispat yükü davalı tarafta olup, davalı tarafça ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazandığı kanaatine varıldığı, dosyada bozma sonrasında bozma ilamına uygun olmak üzere taraf teşkili sağlandığı, ... ve ... dışındaki davalıların mirasçılık sıfatları nedeniyle davacının işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, bu bağlamda Yargıtay 9....

Vesayet altında bulunan kişi adına hareket eden vasinin, bir kısım eylem ve işlemleri yerine getirebilmesi, vesayet makamından diğer bir deyişle Sulh Hukuk Hakiminden alınacak husumete izin kararı ile mümkündür. (TMK.nun 462.mad. 8.bend) Somut olayda, vesayet altında bulunan davacının eldeki davada vasi marifetiyle temsil edilebilmesi bakımından Sulh Hukuk Mahkemesi'nden husumete izin kararı alınmadan yargılamaya devam edilip karar verildiği görülmektedir. Her ne kadar vesayet makamı tarafından sulh protokolünün onaylanması aşamasında, asıl dava dosyasının numarası belirtilmek suretiyle davacı ... vasisine dava açma hususunda izin verilmiş ise de; iznin dosya bilgileri belirtilmek suretiyle verilmiş olması, asıl ve birleşen davaların esasen ayrı davalar olması karşısında, verilen iznin birleşen davaya kapsamayacağı ve birleşen dava yönünden husumete izin şartının sağlanmadığı anlaşılmıştır....

Şirketine kiralanmasına icazet verdiği, davacının yargılamanın seyri sırasında kısıtlandığı ve bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında husumete izin kararının sunulduğu ve davacının davasını HMK 125. maddesi uyarınca kayıt maliki dahili davalı şirkete karşı devam ettirdiği, davacının dahili davalı şirket yönünden bildirdiği delillerin toplanmasını, tanıklarının dinlenmesini talep ettiği, mahkemece 08.02.2016 tarihli duruşmada davacının tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, davacının karar tarihinden sonra 01.11.2019 tarihinde öldüğü, Dairece, dosya eksiklik talebi ile davacının mirasçılarından vekaletname sunulmasının istenildiği, davacı vekilince ibraz edilen veraset ilamına göre davacının çocukları Emine, Hasan, Dursun, Şakir, Mehmet ile ölen kızı Fatma’dan olma torunları Murat, Yakup, Ayşegül ve Ayten’in mirasçı kaldıkları, davacının bir kısım mirasçısından vekaletname sunulduğu anlaşılmaktadır....

Holding A.Ş.) ise bu toplantıda alınan kararlara karşı iptal talebi ile mahkemeye başvurduklarını, davalı ...A.Ş ile bu hissedarlar (... ve ... Holding A.Ş.) arasında süren başka davalar olduğu ve durumun husumete dönüştüğünün de anlaşıldığını, ...A.Ş.'nin yasal mevzuata ve esas sözleşmeye aykırı bir biçimde 2023 yılında gerçekleştirilmesi gereken 2022 yılına ait olağan genel kurulu gerçekleştirmediğini, oldukça uzun bir süredir Yönetim kurulunca herhangi bir toplantı yada işlem yapılmadığını, mevzuat hükümlerine aykırı bir biçimde ticari defter ve kayıtların... A.Ş.'nin merkezinde tutulmadığı ve bazı kayıtların eksik olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine derhal davalı ...A.Ş'nin YK başkanı ...a bir ihtarname keşide edildiğini ve derhal olağanüstü genel kurul çağrısı yapmasının talep edildiğini ancak olağanüstü genel kurul çağrısının yine yapılmadığını, sonuç olarak 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısı yapılmadığını, 2022 Nisan ayından beri davalı ...A.Ş.'...

Şti.’ne tebligat yapılıp, davaya katılması ve kendisini temsil ettirmesi sağlanarak taraf teşkili yerine getirilmek suretiyle yargılamaya devam edilip, yargılamanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. 3- Aynı zamanda yargılamanın devamı sırasında davacı ...’a vasi olarak dedesi ...’un tayin edildiği; ancak vasinin kısıtlıyı vekille temsil ettirmekle beraber dosya kapsamında husumete izin aldığına dair kararın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Vasinin, temsil görevini yerine getirebilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 462/8. maddesi uyarınca vesayet makamı tarafından kendisine husumet izni verilmesi gerekmektedir....

Bu nedenle idari yargılamada husumete ilişkin hususlardan sarfı nazar edilerek veya eksik, fazla ya da yanlış hasımla karar verilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, belediye sınırları içinde bulunan karayolu kenarındaki tesislerin yapılması ve açılması için ilgili belediye başkanlığından geçiş yolu izin belgesi alınması gerektiği, bu konudaki tasarrufta bulunma yetkisinin belediye başkanlıklarında olduğu, belediye başkanlıklarının ise geçiş yolu izin belgesi başvurusunu değerlendirilirken Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ilgili Bölge Müdürlüğün'den alınmış uygun görüş bulunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı tarafından davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemine karşı dava açıldığı, dava konusu işlemde ise geçiş yolu izin belgesi verilmesi için Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü'nün uygun görüşünün gerektiği, aynı şartlarda daha önce Karayolları 8....

nun 353(1)b-2 gereği gerekçesi nedeniyle KALDIRILMASINA; "Davacı ... tarafından vesayeten açılan davanın husumete izin kararı ibraz edilmediği ve diğer mirasçılar tarafından açılan davaya muvafakat edilmediğinden davanın usulden reddine,Davacının diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;Alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL'nin davacı mirasçısı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 28,90-TL yargı giderinin davacı mirasçısı ...'den alınarak davalıya verilmesine Davalı lehine takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacı mirasçısı ...'...

Dosya içeriğinden, davacı ...’ın ilk karar tarihinden sonra kısıtlanarak kızı ...’ın vasi olarak atandığı, yargılamanın devamı sırasında davacı ...’in 31.01.2016 tarihinde öldüğü, Dairenin bozma kararından sonra, 23.11.2017 tarihli celsede mahkemece, davacının kısıtlandığından bahisle husumete izin kararının ve vasiye ait vekaletnamenin sunulması için davacı vekiline mehil verildiği, bunun üzerine davacı vekili 11.12.2017 tarihli dilekçesiyle, davacı ...’ın ölümü üzerine vekalet ilişkisinin sona erdiğini, mirasçılara tebligat yapılarak davaya devam edilmesini istediği, 12.12.2017 tarihli bir sonraki celse mahkemece, davacı vekili tarafından sunulan 11.12.2017 tarihli dilekçenin ekinde davacıya ait veraset ilamının sunulmadığı gerekçesiyle taraflarca takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 20.03.2018 tarihli kararla da üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır....

Hâl böyle olunca; davacının öncelikle dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti dava ehliyeti varsa davaya devam edilmesi; vesayet altına alınması halinde ise davacı vasisine Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi hükmü uyarınca vesayet makamından "husumete izin" kararı alması ve davacı vekiline de vasiden (vesayet yetkisine istinaden) almış olduğu vekaletnamesini ibraz etmesi için imkan tanınması, anılan usuli işlemler tamamlandıktan sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu