WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/11/2013 NUMARASI : 2010/684-2013/1038 -KARAR- Heyetçe incelenmesine gerek görülen; 1) 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu' nun 462/8. maddesi 462/8. maddesi gereği, kısıtlılık kararı veren mahkemeden husumete izin kararı alınması gerektiğinden, davacı vasisi H.. A..'a davacı H....

Dosyanın incelenmesinden, kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nce TMK m.412/1'e göre verilmiş bir izin kararı olmadığından vasinin talebi ile ilgili karar vermekte ... Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 11/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Ancak kısıtlı adına dava açılabilmesi için vesayet makamından alınmış husumete izin kararına dosyada rastlanmamıştır. 5.8. Yargılama sırasında kısıtlılığın bir şekilde sona ermesi halinde ise dava, (fiil) ehliyetini kazanan kısıtlı tarafından takip edilebileceğinden bu durumda husumete izin alınmasına artık gerek yoktur. Ne var ki, davacı ...'ın hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyetinden dolayı kısıtlandığı dosya kapsamından anlaşılmış ise de, kısıtlılık halinin devam edip etmediği anlaşılamamıştır. Türk Medeni Kanununun 471. maddesinde "Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar" hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre hükümlülükten dolayı vesayet altına alınan davacı ...'ın halen hapis hâlinin devam edip etmediğinin Sulh Hukuk Mahkemesi'nden ve Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan sorularak tespiti gerekmektedir....

Islah talebi ile artırılan miktar bakımından bu alacaklar için 09.04.2008 tarihinden önceki döneme ilişkin miktarların zamanaşımına uğradığı sabittir. Mahkemece, ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımı defi değerlendirilip hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı defi dikkate alınmadan hesaplama yapılması hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda “...Halbuki mahkememiz gerekçeli kararında zamanaşımı hususu irdelenmiş olup davacının ıslah ettiği alacak miktarları yönünden ıslah edilen alacakların zamanaşımına uğramadağı belirtilmiştir. Kaldı ki davacı ıslah dilekçesi ile kıdem tazminatı,ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarını ıslah etmiştir. Ücret alacaklarını ıslah etmemiştir. Kıdem ve ihbar tazminatı yönünden zamanaşımı süresi 10 yıl olup yıllık ücretli izin alacağı talebinin de akdin feshi tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi vardır....

Mahkemece taraf değişikliği talebi sonrası davacının işvereni olan ...ye dava dilekçesi tebliğ edilerek yapılan yargılama sonucunda dava konusu alacaklara ve davanın tarafı olmaktan çıkarılan ... lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. ./.....

davalı müvekkilinin kusurlu kabul edilmesinin usul ve yasaya da aykırı olduğunu beyanla; davacı müteveffanın kısıtlı olduğu dönemde husumete izin kararı alınmadan ve vasisi tarafından usulüne uygun özel yetki içeren vekâletname sunulmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması ve kusur belirlemesi yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur....

Davada gecikmeden doğan kira kaybı, davacıya ait bağımsız bölümlerin eksik ve kusurlu işlerinin giderim bedeliyle birlikte binanın tümüyle ilgili eksik işlerin ve giderim bedellerinin tespiti ile yüklenici namına ifası için izin ve yetki verilmesi, nama ifa giderlerinin karşılanması için yükleniciye ait bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesi de talep edilmiştir....

Öte yandan vesayet altındaki kişinin davada taraf olabilmesi için 4721 sayılı TMK’nun 462/8 (yürürlükten kaldırılan 743 sayılı TMK’nun 405/8) maddesi gereğince vesayet makamından dava ve husumete izin almak zorunludur. Dosya içerisinde vesayet makamı tarafından dava ve husumete izin verdiğine ilişkin bir karar mevcut değildir. Hal böyle olunca vesayet altındaki kişi için yürürlükte olan 4721 sayılı TMK'nun 462/8 (yürürlükten kaldırılan 743 sayılı TMK’nun 405/8) maddeleri gereğince vesayet makamı tarafından dava ve husumete izin verildiğine ilişkin karar varsa eklenmesi, yok ise tamamlanarak ve ibraz edilmek üzere davacı vekiline süre verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde,tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....

TMK'nın "Vesayet Makamından İzin Başlıklı" 462/8. maddesi ile, acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması işlemlerinin vesayet makamının iznine tabi olduğu hüküm altına alınmış olup anılan hüküm gereğince, kısıtlının temsilcisi tarafından, kısıtlı adına dava açılabilmesi ve davaya devam edilebilmesi için vesayet makamının vasiye dava açma yetkisi (izni) vermiş olması gerekir. (HMK. m. 54) .../... S.3 Somut olayda, davacının vesayet altında olduğu, vesayet altında olduğu sırada vasisi ...'nın kısıtlı davacı adına avukata verdiği vekâletname ile davacı vekilince dava açıldığı, ancak vasinin husumete izin kararının dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı vasisi tarafından kısıtlı davacı adına dava açılabilmesi için TMK'nın 462/8. maddesi gereği, vesayet makamından husumete izin kararı alınması gerektiğinden, davacı vasisi ...'...

DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; Limited şirkete kayyım atanması talebi olarak değerlendirilmiş ancak ön inceleme duruşmasında davacı şirket müdürünün zararlandırıcı işlem ve eylemleri nedeni ile zarar görmemek için şirketten ayrılmak istediğini, davadaki talebinin bu olduğunu ve husumeti de davalı şirket müdürüne yönelttiğini beyan etmiştir. Dava limited şirket ortaklığından haklı nedenle ayrılmaya izin niteliğinde olup, söz konusu davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiği, dava dilekçesinde ise husumetin davalı şirket müdürü olan ...'na yönlendirilmiş olduğu anlaşılmakla, pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif husumet yokluğuna ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 35,90.-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50....

UYAP Entegrasyonu