, davalı tarafça ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazandığı kanaatine varıldığı, davacının 09/07/2009 tarihli ıslah dilekçesinde kıdem ve ihbara ilişkin alacaklarını ıslah ettiği görülmekle, diğer alacak kalemleri bakımından davacı vekilinin ıslah etmediği anlaşıldığı, fazla mesai, genel tatil alacakları bakımından ıspat yükü davacı tarafda olup, davacı tarafça tanık deliline dayandığı, söz konusu alacak kalemleri bakımından ıslah söz konusu olmadığından taleple bağlı kalınarak karar vermek gerektiği, yıllık izin ücreti talebi bakımından ise davalı tarafça imzalı izin defteri veya eş değer belge dosyaya ibraz edilmediğinden davacının talebini aşmamak kaydıyla davacının yıllık izin ücreti almaya hak kazandığı kanaatine varıldığı, dosyada bozma sonrasında bozma ilamına uygun olmak üzere taraf teşkili sağlandığı, ... ve ... dışındaki davalıların mirasçılık sıfatları nedeniyle davacının işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen...
değerlendirme formu ve hazırlanan izin raporunun Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü'nce 01/06/2020 tarihli onay ile uygun bulunduğu, söz konusu izin raporu ve başvuru dosyasının Elazığ Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde izin isteminin karara bağlanması amacıyla Orman Genel Müdürlüğüne gönderildiği, Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle; sözkonusu sahaya izin verilmesi halinde sınırlı olan orman yapısının bozulacağı ve izin verilmesinde kamu yararı görülmediği gerekçesiyle uygun görülmeyerek izin talebinin reddedildiği, davacı tarafından 30/11/2020 tarihinde 240.757,28 m8'lik alan için yeniden başvurulduğu, bu başvurunun da Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır....
O halde, yaş küçüklüğü sebebi ile kısıtlanan davacının reşit olmasına rağmen rahatsızlığının devam etmesi sebebi ile vesayet makamınca kısıtlılık süresinin uzatıldığı değerlendirildiğinde, HMK'nin 52. maddesinde belirtilen dava şartı niteliğindeki kanuni temsil eksikliğinin, aynı Kanunun 30. maddesinde belirtilen usul ekonomisi gözetilerek eldeki davanın davacı vasisine ihbar edilmesi ve vasinin husumete izin kararı aldıktan sonra davaya katılımı sağlanmak suretiyle (TMK'nin 462/8. maddesi) usuli eksikliğin giderilmesi, böylece davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi, daha sonra yukarıda değinilen Daire bozma kararı doğrultusunda işin esasının incelenerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir....
Bu şekilde davacı tarafın dava dilekçesinde husumete dair yaptığı hatanın giderildiği ve HMK’nın 124. maddesine göre taraf teşkilinin sağlandığı kabul edilmelidir. Islaha karşı cevap dilekçesi de ... Çimento San. ve Tic. A.Ş tarafından verilmiş, yargılama adı geçen davalı üzerinden tamamlanmıştır. Ancak karar başlığında ...ile alt işveren adına yer verilmiş ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsile dair hüküm kurulmuştur. Davacının dava dilekçesinde kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olarak davalının ...olarak gösterildiği, daha sonra davanın asıl işveren ... Çimento San. ve Tic. A.Ş’ ne yöneltildiği anlaşılmakla mahkemece ... Çimento Holding A.Ş hakkında karar verilmesi hatalıdır. Asıl işveren ... Çimento San. ve Tic. A.Ş ile alt işveren hakkında karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir....
K. sayılı ek kararıyla husumete izin verildiği görülmektedir. Ancak TMK’nın 463/5. maddesinde de belirtildiği gibi mirasın hükmen reddi davasında vesayet makamının izninden sonra denetim makamından da izin alınması gerekmektedir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden vesayet makamından izin alınmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yeterli süre verilerek vasinin, kısıtlı ... adına mirasın hükmen reddini talep edebilmesi için vesayet makamından da izin alınması sağlanmalıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli değildir. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir....
Diğer yandan, davacının 19.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen tescil talebi yönünden ise; TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca açılan davalarda ... ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmesi zorunlu olduğu ve 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince de çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu ... Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlendiği halde ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yöneltilmemesi isabetsizdir. Hal böyle olunca, davacıya, ...’e ait olduğu söylenen vasi kararını dosyaya sunması için süre verilmeli, vasi kararı var ise vesayet makamından husumete izin belgesi alınmalı, vasi kararı yok ise terekeye temsilci atanmak suretiyle taraf teşkili sağlanmalı, belirtilen hususlar yerine getirilmez ise aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmeli, aktif dava ehliyeti sağlanması durumunda tescil talebi yönünden ......
a vasi atanmış, aynı dosyada mahkemece 12.11.2012 tarihli ek karar ile eldeki davanın açılması için husumete izin kararı verilmiş, 04.12.2012 tarihinde eldeki dava açılmış, mahkemece 2012/981-2013/251 sayılı karar ile hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle dava reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz talebi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2015 tarihli, 2015/6649-6546 sayılı kararı ile; somut olaydaki ehliyetsizlik iddiası ile ilgili Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmadan hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi, dava nedeniyle taraflar arasında menfaat çatışması oluştuğundan küçüğe kayyım atanması gerektiğinin düşünülmemesi ve birlikte evlat edinen davalı ... (Yılmaz)'ın davada taraf sıfatı bulunmadığı halde husumet yönetilerek yargılamanın sonuçlandırılması doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış, Adana 6....
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin her ne kadar çıkış sebebi emeklilik olarak gözükse de kendi isteği ile yada rızası ile emekli olmadığı, davalı kurum tarafından aranarak emeklilik gününün geldiği söylendiği ve işten çıkartıldığını, özlük dosyasına bakıldığında müvekkil tarafından "emekli olmak istiyorum" şeklinde hiçbir beyan olmadığını, müvekkilin yazılı rızası yada talebi olmadan çıkışı verildiği, bu sebepten ötürü ihbar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yıllık izin yönü ile bilirkişi ek raporunda belirtilen meblağı kabul etmediklerini, yıllık izin evraklarına ilişkin belgelerin süresi içinde sunulmadığı, ihbarın bilirkişi raporundan sonra yapıldığı, yıllık izin yönü ile kısmı kabul kısmı red yapılacak ise bu durumda göz önüne alınması gerektiği, bu nedenlerle ilk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının mahkemece değerlendirilmediği, davacı ile çalıştığı...
in vesayet altına alınmasına karar verilirse, TMK'nın 462/.... maddesi uyarınca ilgili vesayet makamından husumete izin kararı alınması için vasiye ya da vasinin vekalet vermesi halinde adı geçen davacı vekiline ya da vekalet verdiği başka bir vekile uygun bir süre verilmesi, vasinin davacı vekiline ya da başka bir vekile vekaletname vermemesi halinde vasiye tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve bu usuli eksiklikler tamamlandıktan sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi, şayet vasiye ya da vekalet vermesi halinde adı geçen davacı vekiline ya da başka bir vekile usulü eksiklikleri gidermek üzere HMK'nın 54/.... madde hükmü uyarınca süre verildiği halde dava açılmaması ve dava açmaya izin kararının sunulmaması durumunda 6100 sayılı HMK'nın 114/......
ın davada yasal temsilcisi olan vasisi tarafından temsil edilmesi, vasinin 4721 sayılı, TMK'nin 462/8. maddesi gereğince husumete izin kararı alarak bizzat veya tayin ettiği vekil aracılığıyla yargılamayı yürütmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, dosya içerisinde husumete izne ilişkin kararın olmadığı görülmüştür. Dava ve taraf ehliyeti dava şartlarından olup kamu düzenine ilişkindir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114,115). Hal böyle olunca, öncelikle davacı ... ...'ın vasisinin husumete izin kararı alarak davada yer almasının sağlanması gerekmektedir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/13166 E. 2018/13030 K. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2021/442 E. 2021/2420 K. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/4911 E. 2020/3925 K. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/863 E. 2021/1063 K. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2016/4-244 E. 2017/691 K.) Bu durumda mahkemece, davacı ... ...'...


