Hukuk Dairesi'nin 02/05/2013 tarih ve 2012/20510 Esas, 2013/8859 Karar sayılı ilamı ile işçilik alacaklarına dair dava ile hizmet tespiti davasının birlikte görülemeyeceği gerekçesiyle bozma kararı verildiği, Kavak Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/270 Esasına kaydedilen davada söz konusu Yargıtay kararına uyulduğuna ilişkin 22/01/2015 tarihli celsede bozma ilamına uyularak işçilik alacağına ilişkin talep tefrik edilerek ayrı esaslar üzerinden yargılamaya devam edildiği, ancak eksik inceleme ile hizmet tespit davası bekletici mesele yapılmadan 26/03/2015 tarihli ilk duruşmada işçilik alacaklarına ilişkin karar verildiği için söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtilmiştir. Somut olayda davacı davalı işverenin yanında 20.04.1998 – 27.08.2002 tarihleri arasında çalıştığını iddia ederek işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini ve hizmet süresinin tespitini talep etmiştir. Yargıtay 21....
Dairemizce 22.10.2015 tarih ve 2015/14799 E-2015/20207 K. sayılı ilamı ile davacının hizmet tespiti davası açtığını belirtmesi karşısında hizmet tespiti davası açılıp açılmadığı açılmış ise onaylı bir örneğinin gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrildiği, geri çevirme nedeninin mahkemece araştırılması neticesinde davacının 09.05.2016 havale tarihli dilekçe ile temyize konu alacak davasında iddia ettiği tüm çalışma dönemi yönünden hizmet tespiti davası açmış olduğu ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Gerçekten de davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde en son 1979 yılında sigorta prim ödeme kaydı olduğu, davacının iddia ettiği 2002-2012 yılları asında herhangi bir prim ödeme kaydının bulunmadığı görülmüştür. Hal böyle olunca söz konusu hizmet tespit davasının, temyize konu alacak davası yönünden bekletici mesele yapılması elzemdir....
Sigortalı tarafından açılan hizmet tespiti davasında her türlü delille kanıtlanabilen çalışma olgusunun usulünce belirlenmesinden sonra, bu çalışmanın sigortalı çalışma olup olmadığı; ardından da ücret olgusu ve çalışılan zaman üzerinde durulmalıdır. Sosyal güvenlik hukukunun hem kamu hukuku, hem de özel hukuk alanında kalan özellikleri dikkate alındığında, özellikle hizmet tespiti davalarında kendiliğinden araştırma ilkesinin ağır bastığı görülür. Gerçekten hizmet tespiti davaları, taraflarca hazırlama ilkesi kapsamı dışında olup, kendiliğinden araştırma ilkesi söz konusudur. Sigortalılık başlangıç tarihi ve hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icabettiği Yargıtay’ın yerleşmiş içtihadı gereği olduğundan, kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespiti davalarında, hâkimin özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir....
İnceleme konusu karar, hizmet tespiti (itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğinin tespiti) talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun işbölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve hizmet tespiti taleplerinin temyiz incelemesi Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Daireleri'nin görevine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz incelemesi Dairemizin görevine girmeyip Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Daireleri'nin görevine girdiğinden, temyiz incelemesini yapacak Dairenin belirlenmesi için dava dosyasının 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 6644 sayılı Kanun ile değişik 60/2. maddesi gereğince Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
155/1 maddesinde düzenlenen uzlaşmaya tabi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, bu suçun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi suçlardan olduğu ve TCK.nun 73/1. maddesinde öngörüldüğü üzere altı aylık şikayet süresinin - zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla-şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayacağı yönündeki düzenleme dikkate alındığında; öncelikle katılanın ödenmeyen senet miktarları nedeniyle icra takibine maruz kaldığı belirtilmekle, katılan hakkındaki icra takip dosyalarının tespit edilip örneğinin dosya arasına alınması ve katılanın takiplerden haberdar olma zamanından itibaren süresi içinde şikayette bulunup bulunmadığının tespiti; şikayetin süresinde yapıldığının tespiti halinde ise sanığa atılı suç açısından maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; katılana ev satan Mahmut Sucu'nun tespiti ile beyanının alınarak senetler nedeniyle kendisine ne kadar ve kim tarafından ödeme...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Eksik işçilik sonucu Kurumca tahakkuk ettirilen fark prim borcundan dolayı Kuruma karşı borçlu olunmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda, bozmaya uyularak ilâmda yazılı nedenlerle gerçekleşen davacı ... yönünden feragat nedeniyle istemin reddine, davacı ... yönünden ise istemin kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi ve asıl dava davacısı Burhan ... tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.05.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden asıl dava davacısı Burhan ... ve birleşen dava davacısı ... adlarına Av. ... ile davalı adına Av. ... geldiler....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Dava,hizmet tespiti ve hizmet tespiti sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacağı istemine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 21.01.2013 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 26.01.2013 tarih ve 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2013 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca hükmün, temyiz incelemesi Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'ne ait bulunduğundan, dosyanın görevli Daire Başkanlığına gönderilmesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Y A R G I T A Y K A R A R I Dosya içerisinde dosyadan tefrik edilen hizmet tespiti davası dava dosyası ve dosyaya sunulan beş adet klasör bulunmamaktadır. Hizmet tespiti dava dosyası ve beş adet klasörün(2009/65-66 esas sayılı dosyalara ait dizi pusulasında bahsi geçen) eklenerek dosyanın geri gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi....
Sigortalı tarafından açılan hizmet tespiti davasında her türlü delille kanıtlanabilen çalışma olgusunun usulünce belirlenmesinden sonra, bu çalışmanın sigortalı çalışma olup olmadığı; ardından çalışılan zaman üzerinde durulmalıdır. Sosyal güvenlik hukukunun hem kamu hukuku, hem de özel hukuk alanında kalan özellikleri dikkate alındığında, özellikle hizmet tespiti davalarında kendiliğinden araştırma ilkesinin ağır bastığı görülür. Gerçekten hizmet tespiti davaları, taraflarca hazırlama ilkesi kapsamı dışında olup, kendiliğinden araştırma ilkesi söz konusudur. Sigortalılık başlangıç tarihi ve hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi Yargıtay’ın yerleşmiş içtihadı gereği olduğundan, kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespiti davalarında, hâkimin özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir....
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. Ancak, hizmet tespiti davalarında işverene husumet yöneltilmesi zorunlu iken sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davalarında işverenin hasım gösterilmesi zorunlu değildir. Buna rağmen, işverenin davalı olarak gösterildiği durumlarda artık taraf sıfatı oluştuğundan hakkında hizmet tespiti davalarında olduğu gibi hüküm kurulması gerekmektedir....


