ve davalı idarelerin faaliyeti ile olay arasında nedensellik bağının var olduğu hususları henüz net olarak bilinmediğinden, daha sonra resmi belgelerle olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğu ortaya konulduğundan ve hizmet kusuru ilkesi idarelerin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturduğundan, 5233 sayılı Kanun'a göre sulhname imzalanarak ödeme yapılmış olmasının, hizmet kusuru nedeniyle genel ilkelere göre tazminat ödenmesine engel oluşturmayacağı, 11/05/2013 tarihinde … ilçesinde meydana gelen patlamalar birer terör eylemi olmakla birlikte, idarelerin eylemin gerçekleşmesinde hizmet kusuru bulunduğuna resmi belgelerde yer verildiğinden, söz konusu patlamalar nedeniyle zarar görenler tarafından açılan davalarda artık 5233 sayılı Kanun ve sosyal risk ilkesi kapsamından çıkılarak; davacıların, davalı idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan gerçek zararlarının tespit edilerek maddi ve manevi tazminat istemlerinin hizmet kusuruna dayanılarak tazminat hukukunun genel ilkelerine...
un 13/03/2016 tarihinde Ankara Güvenpark'ta meydana gelen patlamada vefat etmesi nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca hizmet kusuru ya da hizmet kusuru bulunmaması halinde sosyal risk ilkesi kapsamında baba için 200.000,00 TL, anne için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 13/03/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir....
Olayda görevli erin yürütülen hizmet sırasında emir, nizam ve talimatlara aykırı hareket ederek ateş açması şeklindeki görev kusuru nedeniyle, üstlendiği kamu hizmetini kötü işleten davalı idarenin bu anlamda "hizmet kusuru" bulunduğu açıktır. Bu itibarla, davalı idarenin hizmet kusuru belirlenerek tazminata hükmedilmesi gerekirken, kusursuz sorumluluk ilkesine dayanılarak tazminata hükmedilmesi yolundaki temyize konu karar sonuç olarak hukuka uygun bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasa'nın 49.maddesi uyarınca davalı idarenin temyiz isteminin reddine, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçelerle onanmasına 20.10.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 28/06/2016 tarihinde terör saldırısı nedeniyle Atatürk Havalimanında meydana gelen patlama nedeniyle zarara uğrayan davacı/davacılar tarafından, olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk hali bulunduğu ileri sürülmüş, ancak İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk hali bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı/davacılar tarafından dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği, temyiz aşamasında da aynı iddiaları devam ettiğinden Dairemizce öncelikle bu hususa ilişkin olarak davacı/davacıların temyiz iddiaları doğrultusunda dava konusu olay değerlendirilmiştir. Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu açık olmasına rağmen, bu terör olayında idarenin hizmet kusuru/ kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir....
nın 13/03/2016 tarihinde Ankara Güvenpark'ta meydana gelen patlamada vefat etmesi nedeniyle hizmet kusuru ya da hizmet kusuru bulunmaması halinde sosyal risk ilkesi kapsamında baba için 300.000,00 TL, anne için 300.000,00 TL, kardeş için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 13/03/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......
İdare Dava Dairesince; İdare Mahkemesince, yüksek güvenlikle korunması gereken havalimanı gidiş terminallerinin güvenlik kontrollerinde zaafiyet bulunduğu gerekçesiyle somut olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu belirtilerek tazminat istemi hakkında hüküm kurulmuş ise de, gerek dava dosyasında yer alan, gerekse aynı olay nedeniyle açılan tam yargı davalarına ait dosyalarda yer alan bilgi ve belgelerden, saldırı öncesinde, terör olayının gerçekleşebileceğine yönelik herhangi bir istihbari bilginin bulunmadığı, meydana gelen zararın oluşumuna herhangi bir kamu idaresinin ihmalinin yol açmadığı ve rutin güvenlik tedbirlerinin alındığı, bu haliyle oluşan zararda idarenin hizmet kusurunun ve yine nedensellik bağına dayalı kusursuz sorumluluk halinin mevcut olmadığı görüldüğünden, zararın sosyal risk ilkesi uyarınca tazmini gerekirken, hizmet kusuru nedeniyle tazminine yönelik başvuruya konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı, bu itibarla; davacının maddi tazminat...
"İçtihat Metni"Daire : SEKİZİNCİ DAİRE Karar Yılı : 1986 Karar No : 428 Esas Yılı : 1985 Esas No : 795 Karar Tarihi : 09/10/986 GÜRÜLTÜ YAPAN MAKİNANIN ÇALIŞMASININ ÖNLENMESİ YERİNE İŞYERİNİN KAPATILMASI NEDENİYLE HİZMET KUSURU İŞLENDİĞİ HK....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 28/06/2016 tarihinde terör saldırısı nedeniyle Atatürk Havalimanında meydana gelen patlama nedeniyle zarara uğrayan davacı/davacılar tarafından, olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk hali bulunduğu ileri sürülmüş, ancak İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk hali bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı/davacılar tarafından dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği, temyiz aşamasında da aynı iddiaları devam ettiğinden Dairemizce öncelikle bu hususa ilişkin olarak davacı/davacıların temyiz iddiaları doğrultusunda dava konusu olay değerlendirilmiştir. Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu açık olmasına rağmen, bu terör olayında idarenin hizmet kusuru/ kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 13/03/2016 tarihinde Ankara, Kızılay, Güvenpark’ta meydana gelen patlama nedeniyle zarara uğrayan davacı/davacılar tarafından, olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmüş, ancak İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varılmış, davacılar tarafından dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği, temyiz aşamasında da hizmet kusuruna ilişkin iddiaları devam ettiğinden Dairemizce öncelikle bu hususa ilişkin olarak davacıların temyiz iddiaları doğrultusunda dava konusu olay değerlendirilmiştir. Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu açık olmasına rağmen, bu terör olayında idarenin hizmet kusuru/ kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir....
Davacıların, manevi tazminat istemlerine gelince; terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan ilgililerin ileri sürdükleri manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanunun öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal incelemenin yapılarak manevi tazminat için koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu .......


