Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının davalı şirketteki paylarının nama yazılı olduğu ve senet çıkarılmadığı, davacının 08.09.1997 tarihli olağan genel kuruluna pay sahibi olarak katıldığı ve 500.000.000 TL (Eski TL) sermaye miktarı ve 1.000 adet hisse ile %10 oranında hisse sahibi olduğu, ancak 24.11.2000 tarihli olağan genel kurulunda davacının hissedar olarak yer almadığı, pay devrinin varlığını davacıdan hisseleri devraldıklarını savunan davalıların ispatlaması gerektiği, davalılar tarafından davacı hisselerinin devredildiğinin ispatlanamadığı, bu durumda davacının hisselerinin yasal bir nedene dayanmadan davalılardan ...'...
e hisse devrinin yapılabilmesi Coster Aerosol Valf A.Ş. tarafından belirlenecek müşterilere yönelik 5 senelik rekabet etmeme taahhüdü verilmesi şartına bağlandığı, davacının davalı şirketlerde 02.07.2009 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, aynı zamanda Coster Aerosol ...A.Ş.'...
Mahkememizce davacının, kooperatifin üyesi olup olmadığının tespiti ile yönetim kurulu kararının yasa, ana sözleşme ve hukuka aykırı olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. e-imza e-imza e-imza e-imza Bilirkişi tarafından sunulan rapora göre; devir eden eski yönetim kurulu ve kooperatif ortağı olan hakkında, yöneticilik sıfatı nedeniyle kooperatifi zarara uğrattığı iddiasıyla hukuk ve ceza davalarının varlığının sabit olması karşısında davalı kooperatifin, bir önlem olarak, davacının payının devrini engellemek adına devralanın kooperatife ortak kaydedilme talebinin reddi yönündeki kararının yerinde olup olmadığı ve sair hususlardaki hukuki durumun yorumu ve takdiri mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir....
Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca kooperatif hisse devrinin noter sözleşmesi ile yapılması gerektiğini, şekil şartlarına uyulmadan yapılan devir işleminin geçerli olmadığını, dava dışı kooperatif yönetim kurulunun ....06.2008 gün 31 no'lu kararı ile eski üyeliklerin devamına karar verildiğini, davacının öncelikle üyeliğin tespiti için dava açması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında dava dışı kooperatifin davalıya ait hissenin devri nedeni ile sözleşme yapıldığı ve bedelin ödendiği, yazılı sözleşmenin davalı için bağlayıcı olduğu ...'...
a ait 3.580 adet hissenin her biri 46.00TL'ndan toplam 164.680,00TL bedel karşılığında 02.04.2012 tarihli adi yazılı Hisse Devir Sözleşmesi ile ... tarafından kendisine 1988 yılında verilen vekaletnameye istinaden ... tarafından devrinin yapıldığı, bunu takiben davacının şirkete başvurusu üzerine davalı Şirket Yönetim Kurulu Üyesi ... ve devri yapan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ... tarafından imzalanan aynı tarihli yani 02.04.2012 tarihli Hisse Senedi Geçici İlmuhaberi'nde davacı ...'ın davalı şirkette 3.729.18 hisse adedine karşılık 3.729,18TL değerinde hissesinin bulunduğu, bu belgenin pay defterine işlenmiş olan hisse senetleri yerine kaim olmak üzere verildiği, yine davalı Şirket Yönetim Kurulu Başkan Yardımıcısı ... tarafından davacı ...'a hitaben vazılan 19.04.2012 tarih ve SYN 0011/00140/26 sayılı yazıda “...'tan devir alınan 3.580 adet nama yazılı ... A.Ş.'ye ait hisselerin Ankara ......
in yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılmaya çalışarak yerine başka bir üyenin yönetim kurulu seçildiğinden dolayı yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunu beyan etmiş ise de ortada davacı şirketin davalı şirket hissedarlığının sona erdirildiğine dair bir karar bulunmadığı gibi davalı yönetim kurulu tarafından davacıya yapılan hisse devri de bulunmadığından bu yöndeki beyanlarının da dinlenemeyeceğini, davacı şirketin davalının ortağı olduğundan davalı şirket yönetim kurulunca davet edilmeyerek hazırlanmış olan genel kurul toplantı çağrısına ilişkin kararlarının batıl olduğunu, 05.01.2017 tarihli genel kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti ile kararın kaldırılması gerektiğini, söz konusu genel kurul kararlarının davacı şirketin hissedar olmasına rağmen toplantılara davet edilmeden gerçekleştirildiğini, kurul kararının yok hükmünde olduğunu, dava konusu toplantılarda genel kurulun oluşmadığını, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, mahkemece şirket pay defteri getirtilmeden deliller...
Maddesinde davalı şirketin sermayesinin 50.000.000 YTL kıymetinde olduğu, bundan 2.500.000 YTL'sinin müvekkili ------ ait olduğunun düzenlendiğini, yine aynı maddenin devamında "Hisse Senetleri Nama Yazılıdır" ibaresinin yazıldığını, 7.maddede hisse devir işlemlerine ilgili olarak şirketin ortakları hisselerini bir başkasına devir edebilmesi ve hisse devrinin geçerli olabilmesi için şirket yönetim kurulunun ve yine şirketin genel kurulu üyelerinin tamamının kabulü ve pay defterine kayıt işlemleri yapılması ile mümkün ve geçerli olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile şayet müvekkilinin davalı şirkete yer alan hisselerinin devredilmesi durumu olmuş ise kendisinin de ana sözleşmede yer alan madde 7.gereğince davalı şirketin bir ortağı olması nedeniyle diğer tüm ortaklarla birlikte hisse devir işlemine rıza göstermiş olması ve devredilen hissenin pay defterine işlenmesi gerektiğini, bu nedenle pay hisse devir işlemlerinin yok hükmünde olması sayılması gerektiğini, ------- kayıtları incelendiğinde...
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, -------ve yöneticisi olmadığının, buna bağlı olarak şirketin vergi borçları nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir İş bu dosya başlangıçta mahkememizin------Esas sayılı dosyasında-------Aleyhine açıldığı mahkememizce; davacının şikayeti ile yapılan soruşturmada şüphelilerin tespit edilemediği, ancak------ Sözleşmesinde devir alan olarak görülen yazı ve imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da söz konusu------ hisse devir sözleşmesindeki davacı adına yazılan ------ şeklinde yazının ve davacı adına atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, davacının kimlik bilgilerinin sahte olarak kullanılması suretiyle söz konusu şirket hisse devrinin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.------- Karar sayılı kararında; "Somut olayda; kimliği tespit edilemeyen şüpheli/şüpheliler tarafından davacı adına nüfus cüzdanı talep belgesi düzenlenerek sahte nüfus cüzdanı çıkarıldığı...
, bu kararın TTKnın kesin hükümlerine aykırı olup batıl nitelikte olduğunu, yönetim kurulu kararının şirketle işlem yasağı sebebiyle batıl olduğunu, davacı yönetim kurulu üyesinin, menfaatini içeren dava konusu işlem müzakeresine katılımı TTK 393 uyarınca yasak olduğunu, davalı şirket sermayesinin konu olduğu devir işleminin şirket aktifini azaltıcı nitelikte olduğundan TTK 391 uyarınca yasak olduğunu, davaya konu hisse devir protokolü uyarınca davacının haksız rekabeti nedeniyle açılan tazminat talepli davanın ve sözleşmeye aykırı davrandığının tespiti için açılan davanın huzurdaki davada bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, verilen ihtiyati tedbir kararının ölçülü olmayıp HMK 389'a aykırı olduğundan kaldırılmasını ve her halukarda teminat alınması gerektiğini beyanla, davalının taraf ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, aksi halde davacı tarafından beyan edilen menfi zarar tutarına ilişkin harcın kesin sürede tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini...
Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/5109 değişik iş sayılı kararı ile hisse devrinin tamamlanmış olması nedeniyle davalı ...'...


